TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Kredi sınırı en çok, en küçükleri vurdu

Büyümeyle birlikte enflasyonun ve cari açığın çift haneli rakamlara doğru tırmandığı bir dönemde ekonomi yönetimi para politikasında değişikliğe gitti. Kasım 2010'daki Merkez Bankası Para Politikası Kurulu kararları ile yeni politika yürürlüğe konuldu. Yeni politika fiyat istikrarı yanında finansal istikrarı da hedefliyordu ve düşük politika faizine, faiz koridoruna ve zorunlu karşılık artışına dayanıyordu. Bu çerçevede büyümeyi kontrol altına almak için kredi artışlarına 2011 yılı için yüzde 25 sınırı getirildi. Sınır 2012 yılı için yüzde 1 5 artışa indirildi ve oran 201 3 yılı için de geçerli kılındı.
KREDİ VE KURA GÖRE KARAR: Merkez Bankası halen bu sınırın aşılıp aşılmadığına bakarak Para Politikası Kurulu'nda kararlar alıyor. Kredinin yanında baktığı ikinci ana gösterge de kurların seyri. Nitekim dünkü PPK kararı da, bu iki gelişmenin çevresinde şekillendi. Faiz koridorunun üst ve alt bandı çeyrek puan indirilirken TL zorunlu karşılıklarda çeyrek, yabancı para zorunlu karşılıklarda yarım puanlık daha artışa gidildi. Gerekçe "sermaye girişlerinin güçlü seyrettiği" ve kredilerde kayda değer bir ivmelenme gözlemlendiği" idi. Kur daha fazla düşmesin diye gecelik borç alma faizi indirilirken, kredi büyümesini sınırlandırmak için de zorunlu karşılıklar artırıldı ve krediye ayrılacak kaynak azaltıldı.
POLİTİKA TUTTU: Merkez Bankası'nın bu politikası tuttu. Kredileri sınırlama yoluyla iç tüketim artışı 2012 de sıfır düzeyine kadar indirildi, bağlı olarak cari açık düştü, enflasyon da geriledi. Döviz kurlarındaki oynaklık önemli ölçüde azaldı, TL ise biraz daha değerlendi. Fiyat ve finansal istikrar hedefi daha yakınlaştı.
MADALYONUN DİĞER YÜZÜ: Ancak bu durum madalyonun başarılı, parlak yüzü. Diğer yüzünde hiç kuşkusuz büyümenin yüzde 8.5 düzeyinden yüzde 3'e inmesi var. Bunun da en önemli nedenlerinden birisi kredi artışının yüzde 1 5'le sınırlanması. Dünyada faizlerin bu kadar düşük ve paranın bu kadar bol olduğu dönemden Türkiye ekonomisi bu nedenle az yararlanıyor. Bazı büyük projelere kaynak temin edilemiyor. Ya vadesi ya da faizi uygun olmuyor. Bu durumun bazı özelleştirmeleri, büyük altyapı yatırımlarını da negatif etkilediğini gözlemliyoruz.
İSTİKRARIN BEDELİ: Ancak kredilerde asıl yıkıcı etki en mikro şirketler üzerinde gerçekleşmiş. BDDK'nın 2012 yılına ait Bankacılık Görünüm Raporu'na göre toplam krediler yüzde 16.4 arttı. Bu artış içinde kredileri en az artan grup ise yüzde 0.6 ile mikro işletmeler oldu. Anadolu'dan "kredim kesildi" şikâyetleri, bu grup için haklı ve yerinde. Bankalar sınıra uymak için bir tercih yapmış ve bireysel kredileri kısmak yerine şirketler kesiminde en küçüklerin kredisini kesmeyi tercih etmişler. Finansal istikrarı para politikası yoluyla sağlamanın bedeli bu.

SONUÇ: "Koca selleri meydana getiren, küçük dereciklerdir." Shakespeare

 

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
21 Şubat 2013 Perşembe, 09:41 Misafir iyi tespit ancak kıredi sınırlama yoluyla 2012 yılında tüketimin sıfırlanması külliyen yanlış. bireysel krediler de kesinti olmadığına göre harcamalar devam edebilir, burada sorun gelirin topluma yansımaması, fakirleşen insanlar ne bulup ne harcayacak.
Yukarı