TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

'Toparlanma ikinci çeyrekte'

Merkez Bankası kredilerde yüzde 15 sınırına sürekli vurgu yapıyor. Para politikalarını bu hedefe ulaşmak için ayarlıyor. Tıpkı son Para Politikası Kurulu'nda olduğu gibi. Dışarıdan sermaye girişinin yüksekliğinden hareketle faiz bandını aşağı çeken Merkez Bankası gelen likiditenin ve düşen faiz oranlarının kredi artışına yansımaması için zorunlu karşılıkları artırdı. Para otoritesi, küresel likiditenin TL'yi aşırı değerlendirmemesine ve kredi patlamasına yol açmamasına azami özen gösteriyor.
Koşulların uygun, yılın da ilk ayları olunca bankalar kredi kullandırmaya azami gayret gösteriyorlar. Yüzde 15'lik kotayı daha yılın başından doldurmak ve azami faiz geliri elde etmek istiyorlar. Geçen yılı muhtemelen sıfır düzeyinde bir iç tüketim büyümesiyle tamamladık. Son dönemde açıklanan veriler de canlanma konusunda tereddüt yatacak nitelikte. Özellikle sanayi üretimi ve kapasite kullanımı.
Ancak Merkez Bankası'nın ifadesinde herhangi bir tereddüt yok. Para Politikası Kurulu toplantı özetinde " yılın ilk çeyreğinde yurt içi nihai talepte kayda değer bir artış gözleneceği, ikinci çeyrekten itibaren ise toparlanmanın üretime daha güçlü bir şekilde yansıyacağı tahmin edilmektedir" dedi. Bu cümle sanayi üretiminin neden düşük seyretttiğine ilişkin bir yorum veriyor. Yurtiçi talep harekete geçmiş ama şimdilik stoklar eritiliyor. Talebin devamı beklendiğinden üretim artışının yılın ikinci çeyreğinde olacağı bekleniyor.

TÜSİAD: Büyüme % 4-6 arasında olabilir

Muharrem Yılmaz başkanlığındaki TÜSİAD'ın yeni yönetimi çalışma programını açıklarken Merkez Bankası'nın "finansal istikrarı da gözeten yenilikçi para politikasına" destek verdi. Muharrem Yılmaz şöyle konuştu: "Dünyada 5 trilyon dolara ulaşmış parasal genişlemenin olumsuz etkilerini bertaraf etmede başarılı bir yol izledi. Küredeki rezerv para büyüklüğünün anlamlı bir ekonomik aktiviteyle ilişkili olmadığı açıkken, bu enjeksiyonun etkileri ancak Merkez Bankası'nın mevcut yaklaşımıyla dengelenebilirdi. Bu yaklaşım hem TL'nin aşırı değerlenmesine neden olabilecek arizi gelişmeleri bertaraf etti, hem de finansal portföyün kısmen kontrolünü sağladı. Merkez Bankası görevini etkin bir şekilde yerine getirdi. TÜSİAD bu yıl büyümenin yüzde 4.2 olabileceğini, pozitif senaryonun gündeme gelmesi halinde bu oranın yüzde 6.2'ye kadar çıkabileceğini tahmin ediyor. Bu büyüme. yüzde 15 kredi sınırına rağmen olabilir. Her şeyi de Merkez Bankası'ndan beklememeliyiz. Türkiye'nin büyümesi verimlilik ve inovasyona dayanmalıdır. Sıçrama yapabilecek ekonomik kapasitemiz var. Türkiye olarak bu fırsatı kaçırmamalıyız."
Muharrem Yılmaz israrlı sorulara rağmen hükümete veya başbakana yönelik eleştirel olmaktan kaçındı ve şöyle dedi: "Türkiye'nin tüm kurumlarıyla birlikte çalışırsak bir değer yaratabiliriz. Yılda 100 kadar görüş üretiyoruz. Karar alma süreçlerine belli bir etkisi oluyor. Biz bunun için varız, bunun için çalışıyoruz. Bu çalışmalarımızı hükümetle kamu kurumlarıyla parlamentoyla paylaşabilirsek bir değere dönüştürebiliriz."

Yukarı