TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

'Çin'den ithalatı dolarla değil Renminbi ile yapın'

Çin, Türkiye'nin üçüncü en çok ithalat yaptığı ve ihracatında 11. olan ülke. 2012 rakamlarıyla ithalat 21.3 milyar dolar olmuş. Türkiye'nin ithalatındaki payı yüzde 9, ihracatında ise 2.8 milyar dolarla yüzde 1.9 payı var. Toplam dış ticaretimiz 25 milyar dolar kadar. Dış ticaret hacmi bakımından Çin 3 veya 4. sırada yer alıyor.
%2-3 AVANTAJ YARATIR: 23 milyar dolarlık ithalatın hemen hemen tamamı dolar bazında gerçekleşiyor. Çünkü bizim ithalatçılar Çin'den mal satın alırken, dolar cinsinden fiyat istiyorlar. Çinli üreticiler veya satıcılar kendi para birimleri Renminbi üzerinden fiyat vermeye zorlanmıyorlar. Onlar da dolar üzerinden fiyat verirken, biraz marjlı veriyorlar, kendilerini kur değişimlerinden koruyorlar.
HSBC Türkiye stratejisti Fatih Keresteci, Çin'den mal alırken dolarla fiyat yerine Renminbi'nin kullanılması halinde ortaya çıkacak avantajı şu sözlerle özetledi:
"İki para cinsiyle verilen fiyatlar arasında yüzde 2-3'lük marj olabiliyor. Çünkü, Çin para birimi Renminbi henüz dolar gibi konvertbıl değil. Dolarla fiyat veren Çinli fiyatına kur riskini ekleyerek, ihtiyat payını koyarak veriyor. Doğal olarak bu fiyat daha yüksek oluyor. Halbuki aynı fiyatı kendi para birimleri Renminbi ile verse, daha düşük olacak. Renminbi ile mal satın alanın da, Renminbi dolar riski olacak. Ama bu riski Türkiye'ye forward yaparak hedge etmek mümkün. Bu durumda yüzde 2-3 civarında bir avantaj ortaya çıkacak. Bunu bir kaç örnekte gördük."

 

'Türkiye'de sıkı bir rekabet var'

HSBC, Hong Kong çıkışlı küresel bir banka, merkezi Londra'da. Ama isminde hâlâ Hong Kong ve Sanghai kelimeleri duruyor. CEO'su da Hong Kong'da oturuyor. Çin'de 20'si farklı kategoride olmak üzere toplam 161 şubesi ve 18 bin çalışanı ile en yaygın yabancı bankalardan biri olarak faaliyet gösteriyor. Şimdi bu banka Türkiye ile Çin arasındaki ticarette yüzde 2-3 civarındaki marjdan yararlanmanın formülünü öneriyor Türk işadamlarına. Çin ile olan dış ticareti de finanse etmeye aday. Kendi deyimiyle tarihteki İpek Yolu'nu yeniden canlandıracaklar. Bu çerçevede 2013 yılı Renbinmi Yılı ilan edilmiş. HSBC Türkiye bunu ön plana çıkartmak için İstanbul'da bir toplantı düzenledi. HSBC Türkiye Genel Müdürü Martin Spurling, halen Çin ile olan dış ticaretin yüzde 5'ini finanse ettiklerini,
yapacakları kampanya ile bu payı yüzde 7-8'e çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. Spurling, Çin'de geçmişten beri yerleşik bir banka olarak bu konuda avantajları bulunduğunu söyledi.
475 MİLYON $ SERMAYE KOYDUK: HSBC'nin Türkiye'de büyümesinin yavaş olduğu konusunda eleştirel bir soruyu da yanıtlayan Martin Spurling şöyle konuştu:
"Küresel kriz döneminde doğal olarak durduk, yatırım yapmadık. Ama şimdi yatırım yapacağımız en önemli stratejik ülkeleri belirledik. Türkiye de büyüyeceğimiz 22 stratejik ülkeden ve en öncelikli pazardan biri. Bu nedenle son 1.5 yılda 475 milyon dolarlık sermaye artışına gittik. Bu sermayeyi Türkiye'de büyümek için kullanıyoruz. Büyümemiz organik bir şekilde olacak ve biraz zaman alacak. Ama emin adımlarla ilerleyeceğiz."
HSBC'nin dünyanın en büyük bankalarından olmasına karşılık neden Türkiye'nin en büyükleri arasına hâlâ giremediği sorusuna da Martin Spurling şu yanıtı verdi: "Türkiye'de çok iyi bankalar ve bankacılar var. Sıkı bir rekabet yaşanıyor. Sektör belli bir yere geldi ama potansiyeli bugünkü düzeyinden çok daha büyük. Biz de bu potansiyeli dünyayla entegre etmek için buradayız."

Yukarı