TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Bir borsa nasıl yüzde 98.5 düşer?

Yunanistan'ın ardından Güney Kıbrıs'ta da sorun çıkacağı tahmin ediliyordu. Öyle de oldu. Çözüm arayışları da başladı. Kıbrıs Rum Yönetimi aylar öncesinden AB'ye başvurdu, kredi istedi. Miktarı da belliydi 1 7 milyar Euro. Milli geliri kadar bir büyüklük. Pazarlıklar kapalı kapılar ardında sürerken AB'nin dönem başkanlığı sona erdi, Güney Kıbrıs'ta seçimler de yapıldı. Son aşamada fatura mevduat sahiplerine ve Ruslara kesildi.
Kıbrıs Rum Kesimi hisse senedi piyasası ise önlemini çoktan aldı. 1996 yılı 100 kabul edilen borsa endeksi Generali'nin seviyesi dünya borsalarına paralel Ekim 2007'de 5.519 puana kadar yükseldi.
■ 2008 krizinde yüzde 77.1 değer kaybetti.
■ 2009'da yüzde 45 düzeyinde toparlandı.
■ Sonrası hepten kayıp. 2010'da yüzde 34, 2011 'de yüzde 72, 2012'de yüzde 61 değer yitirdi.
14 Mart 2013 itibarıyla Generali Endeksi'nin düzeyi 98.20'ye indi. Yani 1996 başlangıç yılının da altına düştü. Hatta borsa endeksi 3 Eylül 2012'de 83.12'ye kadar geriledi. En tepeden en dibe düşüş yüzde 98.49 gibi inanılmaz bir rakama ulaştı. 100 olan değer 1.5'a indi.Böyle bir düşüş, üstelik AB üyesi bir ülkede hiç görülmedi. İnanılması da bir hayli zor. Dünya borsalarını taradık, krize girmiş diğer ülkelerde böyle bir düşüşü bulamadık. En yakın düşüşe yüzde 94.5 ile İzlanda Borsası'nda rastladık. Resmen iflas etmiş bir ülke. Bunun dışında Sri Lanka Borsası'nda aynı düzeyde bir kayıp oluşmuş. Oradaki kayıp da 31 Ekim 2007'de 5.574 Endeks'ten 31 Ağustos 2012'de 83'e kadar gerilemiş. Gerileme yüzde 98.51 'e varmış. İlginç olanı, endeks düzeylerinin de, düşüş oranının da, tarihlerin de birbirine çok yakın olması. Ama biri AB üyesi bir ülke diğeri de Sri Lanka.
Güney Kıbrıs'ta ekonominin kötüye gittiğini ve kötü bir sonla karşılaşılacağını en iyi borsanın seyri ortaya koyuyor. Sermaye piyasası akıllı da para piyasası aptal mı? Böyle bir beklenti oluştuğu halde, mevduat cephesinde neden bir hareket veya kaçış olmadı? Bu da herhalde ülkeye gelen mevduatın sahibi ve yapısıyla ilgili bir durum.

 

Kurtarma paketi ancak bu kadar kötü yönetilir

Güney Kıbrıs'ta açıklanan önlem paketi Rumlar kadar Rusları da çok ilgilendiriyor. Çünkü bankalardaki 68 milyar Euro'luk toplam mevduatın 20 milyarı Ruslara ait. Yüzde 10 vergi üzerinden Ruslara kesilen fatura 2 milyar Euro yapar. Önceden de 2.5 milyar vermişlerdi. Bir yerde Güney Kıbrıs'ın asıl faturası Rusya'ya kesilmiş oluyor. Ekonomik açıdan burada çok aktif olmanın bedelini AB, Rusya'ya ödetmiş oluyor.
Nitekim Rusya'dan da yanıt gecikmedi. Devlet Başkanı Putin alınan önlemi "Haksız ve tehlikeli" buldu. Rusya ile diyalog kurulup görüşme yeniden başladı. Alınan önlemlerin parlamento tarafından onaylanması ertelendi. Tabii bugün bankaların açılması da. İş düğümleniyor. Tıraşın oranı ve şekli yeniden tartışılıyor. Ortada kötü yönetilmiş bir önlem veya kurtarma operasyonu izliyoruz. İzlerken de elbette finansal piyasalar etkileniyor. İlk etkilenen AB'nin parası Euro değer kaybediyor, dolar değer kazanıyor, altın kısmen değerleniyor, borsalar düşüyor.
TIRAŞIN ETKİSİ: Dahası mevduat tıraşı, krizde alınan önemlerden bir hayli farklı ve bir ilk. Sonrası gelir mi, gelmez mi, belirsiz. Güney Kıbrıs'ı karıştıracağı ama sonrasında hizaya getireceği de beklenebilir. Aynı şekilde ekonomisi bozuk Güney Avrupa ülkeleri de bundan sonra yapısal önlemleri almayı, işi savsaklamamayı, bütçede ve kamu harcamalarında sıkı gitmeyi ön plana almak durumunda kalacaklar. Aksi halde ister mevduat ister bono isterse de başka yolla olsun vatandaşlara bedel ödetmek suretiyle ülke yöneticilerinin ve siyasetçilerin cezalandırılması yoluna gidilebilir. Bu olgu disiplinsiz davranan ülkelere orta vadede çekidüzen de verebilir.

SONUÇ: "Kavgaya karışanın çoğunlukla burnu kanar." Benjamin Franklin

Yukarı