TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

'Faiz düştü ama balon oluşturmadı'

ACEMOĞLU  MERKEZ BANKASI'NIN POLİTİKALARININ BAŞARILI OLDUĞUNU VURGULADI

Ulusların başarısını kurumların güçlü olmasına bağlayan görüşün savunucularından dünyaca ünlü ekonomist Daron Acemoğlu, Kadir Has Üniversitesi'nin Bilim ve Eğitim Üstün Başarı Ödülü'nü aldı. ABD'nin MIT Üniversitesi öğretim üyesi, Türkiye kökenli Prof. Dr. Daron Acemoğlu, ödülünü almak için geldiği İstanbul'da basınla kısa süren ama daldan dala atlayan bir sohbet toplantısı yaptı.
Güçlü kurumlara sahip toplumların ekonomik gelişmişliklerini sağladıklarını, kurumları zayıf toplumların ise geri kaldıklarını savunan Prof. Dr. Daron Acemoğlu'yla, ekonomiden hukuka, Kürt probleminden Güney Kıbrıs sorununa, kurumların özerkliğinden ABD ekonomisini bekleyen asıl büyük tehlikeye kadar pek çok konuyu konuştuk.
GÜNEY KIBRIS: "İlk açıklanan önlemler, iç politikanın etkisinde kalınarak alındığı gösteriyor. Alman seçmeni 'Ben niye yardım edeyim de, Rus kara parasını finanse edeyim' diyor. Yüzde 10 vergi böyle geldi. Bunun kabul edilmeyeceği belliydi. Şimdi Güney Kıbrıs bankaları batarsa diğer Avrupa bankalarına da sirayet eder. Halbuki burada yapılması gereken, ilk olarak krizi durdurmak, orta vadede ise yapısal önlemleri yürürlüğe koymaktı. Önce bankacılığı kurtar, sonra kara parayı regüle et. O zaman ne Güney Kıbrıs ne de Rusya ses çıkarırdı."
KÜRT SORUNU: "Süreç sonunda barışı getirmesi lazım. Hem barışı getirmesi hem de daha uzun vadeli yarar için, bunun tabana yayılarak yapılması gerekli. Bugün itibarıyla atılan adımlar o yöne doğru bir gidişe işaret ediyor. Açılımda önemli olan açıklama yapmak değil, o açıklamanın gerçekten uygulamaya konulması, bir ay sonra da cayılmamasıdır. Barış geldiğinde Güneydoğu'da büyük bir ekonomik potansiyel harekete geçecektir. Bu potansiyeli kullanmamak, Türkiye'nin kulvarda koşarken kollarından birini arkasına bağlamasına benziyor. Eğer 4-5 yıl daha bu açılım ertelenirse, çözümü daha da zorlaşacaktır. Her geçen sene çözüm daha zorlaşır."
MERKEZ'İN ÖZERKLİĞİ: "Türkiye'de kurumlardan kumanda ekonomisine doğru bir geçiş var. Hükümet çok güçlü. Bunun yanında merkez bankalarının özerkliğinden daha iyi sonuçlar alınıyor. Bizim Merkez Bankası da özerkliğini 2001 'de aldı. 1970'lerin sonundan 2001'e kadar devam eden yüksek enflasyon da, bu tarihden sonra düşüyor. Ancak Merkez Bankası, Kemal Derviş zamanında bile, tam özerkliğe geçemedi. Yarım özerklik de giderek yıpranmaya başladı. Bu belirsizlik yaratıyor. Özerklik; fiyat istikrarı ve finansal istikrar gibi, çok açık amaçların olacak demek. Ayrıca, bu amaçlara ulaşacak araç bağımsızlığın da olacak. Türkiye'de özerk bir merkez bankası olsa, bu cari açıkla faizleri artırırdı. Merkez Bankası kurumsallaşmaya çalışıyor, cesaret gösteriyor, medya da onu desteklemeli. Ne kadar çok şey kurumsal ise ekonomide belirsizlik o kadar azalır. Merkez'in özerkliğini azaltırsanız enflasyon belirsizliği olur. O zaman da yabancı sermaye iyice gelmez."
PARA POLİTİKASI BAŞARILI: "Merkez Bankası para politikasında değişik bir kombinasyon oluşturdu. Faizler düşük olmasına rağmen, bu durum ekonomide bir balon oluşturmadı, kredilerde hızlı artışa ve enflasyona yol açmadı. Bu bayağı yaratıcı bir politikaydı. Böylece ekonomide yumuşak iniş de sağlandı. Ama benim oyum olsa, faizi biraz artırırdım. Sadece cari açık için değil, aynı zamanda çok büyük bir kriz olursa elimde kullanabileceğim bir enstrümanım olsun, faizi indirerek ona yanıt verebileyim diye. Faizler sıfırken bir kriz olsa ne yapacaksınız, o zaman çok büyük bir problem olur."

 

'AB'nin işi Türkiye'den daha kolay'

Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Avrupa'nın işinin Türkiye'den daha kolay olduğunu söylerken bunu geniş anlamda kullandı ve gelişmişlik seviyesi ve istikrarı yakalamak açısından vurguladı. Avrupa krizinde en önemli sorunun bankacılık kaynaklı olduğunu belirten Daron Acemoğlu, bu konuda bazı adımların atıldığını ve devamının da beklendiğini ekledi. Bankacılık sorununun çözülmesi yanında mali birliğe gidilmesi ve siyasi birliğin kurulmasının güçlü AB için gerekli olduğuna işaret eden Daron Acemoğlu şöyle dedi:
"Avrupa'nın problemi net bir problem. Bankacılık sektörünü adam edecek. Avrupa batarsa da herkes batacak. Ama Türkiye'nin sorunları çok karmaşık ve çözümü daha zor, zaman alıcı. Bizim tüm kurumlarımızın çok güçlendirilmesi lazım. Hukuk devleti hâlâ yok. Yargı kurumları çok sorunlu. Hukuk devletini getirebilmek için de siyasetin çok büyük yenileşmeye ihtiyacı var. Başkanlık sisteminde kendi halinde bir sorun yok. Ama diğer problemler aktifken başkanlık sisteminin gelmesi büyük olasılıkla hukuk devletinin gelmesini geciktirir."

 

'ABD, bu açıkla uçurumun kenarına doğru gidiyor'

ABD ekonomisindeki iyileşmeye dikkat çeken Daron Acemoğlu, toparlanmanın önüne dikilecek en önemli riskin bütçe açıkları olduğunu belirtti. Acemoğlu bu konuda şunları söyledi:
"ABD ekonomisindeki toparlanmaya rağmen bütçede çok büyük açıklar veriliyor. Şu anki açıkla yola devam edilirse ABD önümüzdeki 10-15 yılda çok büyük krizlere girer. Belirsizlik yaratan bu sorunun çözülmesi lazım. Ama Demokratlar da, Cumhuriyetçiler de doğruları halka söylemiyor. Arabayla uçurumun kenarına doğru gidiyor. Amerika'da üç şeyin yapılması lazım.
■ Vergiler rasyonelleştirilmeli.
■ Vergiler herkes için artırılmalı. Sadece zengiden vergi almak kurtarmaz. Amerika'da o kadar zengin yok.
■ Sosyal güvenlik ve sağlık harcamalarında da, ölçülü bir tasarrufa gidilmeli.
Ancak bu üç şeyi yapmaya şu anda politik bir destek yok. Bu nedenle tartışmalar başka alanlarda devam ediyor."

Yukarı