TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Yüksek büyümenin bedelini ödedik

2012 yılı büyümesini başlangıçta yüzde 4 olarak hedefledik. Ekim ayındaki revizyonda bunun gerçekleşmeyeceği anlaşıldı ve yüzde 3.2'ye revize edildi. Dün açıklanan gerçekleşme ise yüzde 2.2 düzeyinde kalındığıydı.
■ 2011 büyümesi de yüzde 8.5'ten yüzde 8.8'e revize edildi. 2010'daki yüzde 9.2'den ve 2011'deki yüzde 8.8'den sonra büyümede dramatik bir düşüş yaşandı. Büyümede ve cari açıktaki revizyonla birlikte 2011 sonu cari açık/milli gelir oranı yüzde 10'dan yüzde 9.7'ye indi.
■ Ancak 2012'deki düşük büyümeyle milli gelir sadece 13 milyar dolar arttı ve 786.3 milyar dolara yükseldi. 46.9 milyar dolarlık cari açığın milli gelire oranı da yüzde 6 olarak gerçekleşti.
■ Tahmin edilenden daha düşük büyüme borçluluk oranlarını yükseltti. 189.4 milyar dolarlık net kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 24.1'e çıktı. Oran 2011'de yüzde 22.3'e inmişti. 336.9 milyar dolarlık brüt dış borç stokunun milli gelire oranı da yüzde 42.8'e yükseldi. Bu oran yüzde 39.2 seviyesindeydi.
■ Kişi başına gelir ise sadece 60 dolar arttı ve 10.504 dolara yükseldi.
İHRACATLA BÜYÜDÜK: Aslında ortada yüzde 2.2 büyüme olmasına rağmen bunun tamamı, hatta daha fazlası ihracattan kaynaklandı. Eğer ihracatın etkisi olmasaydı ekonomi küçülecekti. Net ihracatın katkısı yüzde 4.1'e çıkarken, yurtiçi tüketim büyümeyi yüzde 0.5 aşağı çekti. Yani düşük büyümede en etkili faktör yurtiçi talep daralmasının yaşanması. Bu talep azalınca özel sektör yatırımları da, inşaat sektörünün katkısı da azaldı.
Büyüme açısından 2012 yılını istikrara kurban verdik. Bunu bilerek ve isteyerek yaptık. Bir aşamadan sonra devreye Suriye ve bağlı olarak terör olaylarındaki tırmanma girdi. Bu da sokaktaki insanların beklentilerini bozdu, tüketimini azalttı, yatırımları erteletti. Büyümede önemli ölçüdeki sapmada burada gerçekleşti.
2012 yılında frene basmanın amacı fiyat ve finansal istikrarı sağlamaktı. Amaç aşağı yukarı hasıl oldu. Bunu da krize yol açmadan daha yüksek büyümeye ulaşmak için yaptık. Bir anlamda bu yıl yaşayacağımız yüksek büyümenin bedelini geçen yıl ödedik.

 

Bu yılki büyüme % 7-7.5'e varabilir

Bu durumun farkına varıldı ve yılın ikinci yarısında ekonomiye fren yapmaktan vazgeçildi. Faiz oranları düşürüldü. Kasım ortasından itibaren de ekonomide belli bir canlanma ve toparlanmanın başladığını gözlemledik. Ancak kredi artışının önündeki sınırlamalar hâlâ korunuyor. Bankaların yıllık kredi artışı yüzde 15 kadar artabilecek. Zorunlu karşılıklardan dolayı kredi maliyetleri de yüksek. Dolayısıyla ayaklar frenden çekildi ama kredi kararından dolayı henüz gaza basıldığını söyleyemeyiz.
■ Ancak ne olursa olsun ekonominin dibe vurduğunu ve oradan döndüğünü, en kötünün geride kaldığını söylemek mümkün. 2012 de geciktirilen, ertelenen bir talep var. Kredi faizleri de kısmen düştü. Geçen yıl stokların eritilmesi yoluna gidildiğini görüyoruz. Normalleşme aşamasında hem eriyen stoklar yerine konulacak hem de tüketim artacağından üretim de artacak. Tüketimin yanı sıra sanayi üretiminin artması da, ekonomiyi büyütücü etki yapacak.
■ Ekonominin dibe vurup zıplamasının üzerine barış sürecini ve İsrail'in özürünü eklemek gerek. Bu iki gelişmenin etkisiyle yapılan not artışı ve bu not artışının yeni kredi notu artışı beklentisine yol açması, ekonomik kararları pozitif yönde destekler. Bu gelişmelerin ekonomiye etkilerini de, içinde olduğumuz yılın ikinci çeyrek döneminde göreceğiz
■ Büyümeyi artıracak bu faktörlere düşük baz etkisi de eklenmeli. Geçen yıl iç tüketim daraldı. Bunun üzerine gelecek küçük artışlar oransal olarak yüksek artışlara yol açacak. Yani matematiksel şans devreye girecek. Hayırdan şer doğacak. Dolayısıyla geçen yılki düşük büyüme bu yıl yüksek büyümeyi kolaylaştıracak ve azamileştirecek.
■ Tahminin yüzde 7-7.5 büyümeye ulaşılması yönünde. Hatta 2012'nin son çeyrek rakamları ve dolayısıyla geçen yılki büyüme verileri daha sonra revize edilebilir. Yıla düşük büyümeyle girip yüksek büyümeyle çıkabiliriz.

SONUÇ: "Şer işi uzat hayra dönsün, hayır işi uzatma, şerre dönmesin." Türk atasözü

Yukarı