TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Rüzgâr parayı nereye savuracak?

Küresel piyasaların dengesi bozuldu. Dünyanın doğusunda Japonya büyük bir parasal genişlemeye gideceğini duyurarak hem faizlerde hem borsada sert hareketlere yol açtı. Küresel sermaye Japonya dan başlayarak Batı'ya doğru yollanıyor. En batıda yer alan ABD ise parayı çekiyordu. Ama en önemli ekonomik veri olan tarım dışı istihdam cuma günü kötü çıktı. Para sanki doğu ile batı arasındaki yolculuğunda sıkıştı kaldı, nereye gideceğini sasırdı. Son gün Euro'nun dolara karşı değer kazanmasını buna yorumlayabiliriz.
Araç bazında bakıldığında ise riskli varlıklardan çıkıldığını, sağlam güvenli limanlara gidildiğini söylemek mümkün. Bu çerçevede küresel sermaye gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere, riskli varlıklardan risksiz varlıklara doğru yöneliyor.
■ Gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarını yansıtan MSCI Endeksi cuma günü 1.003 puana kadar geriledi. Endeksteki bir haftalık kayıp yüzde 3'ü buldu. Gelişmiş borsaların da dahil olduğu MSCI Dünya Endeksi ise yüzde 1.67 düzeyinde daha sınırlı geriledi. Hisse senetlerinden çıkış var ama daha çoğu gelişmekte olan piyasalardan.
■ İki hafta önce yüzde 2.09'a dayanan ABD 10 yıllık faizi önceki hafta yüzde 1.85'e, geçen hafta sonu yüzde 1.67'ye indi. Yine 10 yıllık Alman faizi yüzde 1.199 ile geçen temmuz ayından beri en düşük düzeyine indi. Alman faizi ocak sonunda yüzde 1.734 düzeyindeydi. Her iki faizdeki düşüş küresel paranın sığınak olarak ABD ve Alman tahvillerini gördüklerini, alımlar sonucu faizin düştüğünü gösteriyor.
■ Benzer oynaklık altın ve petrol için de geçerli. 2 Nisan'da 1.603.6 doları gören altın 5 Nisan'da 1.548.8 dolara kadar indi. Petrol ise 110 doların üzerindeki seyrini cuma günü 103 dolara kadar indirdi.

ÇEYREK ASIRLIK FAİZ DÜŞÜŞÜ

Küresel piyasalarda en agresif hareketler Japonya dan geldi. Hükümet değişiminden sonra Japonya Merkez Bankası Başkanı da, para politikası da değişti. Artık merkez bankası olarak, enflasyonu kontrol altına almak veya düşürmeye çalışmak değil, yükseltmeye çalışacak. 2 yılda enflasyonu yüzde 2'ye çıkartmayı hedefliyor Japon Merkez Bankası. Bunun için mevcut parasal genişlemeyi 2 katına yükseltecek. 138 trilyon yenlik para tabanı 2014 sonunda 270 trilyona varacak. Banka bu parasal genişmeyi yaparken ortalama tahvil alım vadesini 3 yıldan 7 yıla çıkaracak. Sadece tahvil değil borsada, borsa yatırım fonu da alacak. BoJ'un beklentilerin bir hayli ötesine geçen mesajları çok etkili oldu. Cuma günü Tokyo Borsası yüzde 4 yükseldi. Son 3 iş günündeki artışı da yüzde 12'yi buldu. Nikkei Endeksi 13.266 puanla son 5 yılın en yükseğine çıktı.
10 yıllık Japon tahvillerindeki hareket de baş döndürücüydü. Bir gün içinde büyük oynaklık gösterdi. Yüzde 0.320 ile yüzde 0.646 arasında gidip geldi, yarı yarıya gerileyen bir faiz oranı gördük. Günü yüzde 0.540 ten tamamladı. Yüzde 0.320 düzeyi ile de 10 yıllık Japon faizi şimdiye kadar görülmemiş düşük seviyeye indi. Ağustos 1990 da yüzde 8.226 dan başlayan faiz gerilemesi neredeyse çeyrek asrı buluyor.

 

Türkiye küresel rüzgâra karşı koyabilir mi?

Küresel bazdaki bu hareketlerden bizim borsamızda etkilendi. Hatta 27 yıllık geçmişini kapatıp yeni bir devir açmasına, isim, amblem ve yapı değiştirmesine karşılık, küresel satış etkisinden kurtulamadı. Çünkü yatırımcılarının üçte ikisi yabancıydı. 3 Nisan'da 86.366 puan ile 24 Ocak'taki rekor düzeyine çok yaklaşmışken son iki günde 4 bin puan ve yüzde 4.97 geriledi. Ne yeni sayfa açılması, ne Başbakan'ın açılış konuşmasındaki faizi düşürme vurgusu borsayı düşüşten kurtarabildi. Çünkü yatırımcılarının üçte ikisi yabancıydı. İsim olarak İstanbul Borsası yerine yabancıların daha kolay telaffuz edecekleri Borsa İstanbul tercih edildi, logoda da küreselleşme vurgusu korundu. Ama bunlar yabancı satışlarına engel değildi. Düşüşten sanayi hisseleri de yüzde 5.26 ile payını alırken, banka hisseleri yüzde 6.11 kaybettirdi. Faiz oranı ise Başbakan'ın konuşmasından da etkilenerek geriledi. 2 yıl vadeli gösterge tahvil faizi yüzde 6'nın altına sarktı. Bir haftalık vadede ise faiz yüzde 6.25'ten yüzde 5.95'e indi.
Küresel atmosfer karışık, puslu, adeta buluttan nem kapacak gibi hassas. Oynaklık yüksek, hareketler garip ve güvenilmez. Türkiye olarak daha az etkilenebiliriz ama rüzgâra karşı tek başımıza duracak gücümüz de yok.

SONUÇ: "Gece yağar gündüz açar, o yılımızın hoşluğundan; gündüz yağar gece açar, o yılımızın puştluğundan." Türk atasözü

Yukarı