TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Türkiye'ye iki uçtan çifte doping

Geçen haftanın küresel piyasalardaki belirleyicisi yine Japon Yeni'ydi. Japonya'nın enflasyonu 2 yılda yüzde 2'ye çıkarmak için uygulamaya koyduğu program merkez bankasının para tabanını iki katına çıkarmak. Bunun piyasalar için 75 milyar dolarlık likidite artışı. Kısa vadelilerden başlarak uzun vadeli tahviller yanında borsa yatırım fonları da satın alınacak.
Miktarın çoğalması fiyat düşüşünü, yani yenin değer kaybını beraberinde getiriyor. Bitişikte bunun bir grafiği var. Son 6.5 ayda dolar karşısında Japon Yeninin değer kaybı yüzde 21.9'u alıştı. 1 dolar geçen hafta 100 yen sınırına yükseldi. Beklenti yenin daha da değer kaybedeceği yönünde olduğundan piyasalarda yen bazında alınan pozisyonlar bozuluyor, yenden çıkılıyor hatta açık pozisyon yapılıyor. Düşecek beklentisiyle elinde olmadığı halde yen satışları yapılıyor. Bu da yeni en hızlı değer kaybeden para birimi, Tokyo Borsası'nı da dünyanın en çok değerlenen piyasaları arasına soktu. Nikkei Endeksi'nin yılbaşına göre artışı yüzde 30.
YEN DOPİNGİ: Ama asıl etki yen pozisyonlarından çözülen paranın gelişen ve gelişmekte olan piyasalara akmasıydı. Bu nedenle geçen hafta hem MSCI Dünya Endeksi yüzde 3.1, hem de gelişen piyasalar endeksi yüzde 1.6 yükseldi. MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi'ne göre bu piyasalardan çıkılırken, Japonya'daki parasal genişleme kararı ile bu durdu ve yeniden tersine döndü.
Bu sayededir ki, haftalık bazda Türkiye bono piyasasına gelen yabancı sermaye 3 milyar doları geçti. Yenden çıkan paradan bu anlamda Türkiye de payına düşeni aldı. Bu aynı zamanda yükselişte
olan faizi durdurduğu gibi, yönü yeniden inişe çevirdi. Görterge faiz,TCMB'nin yarın yapılacak Para Politikası Kurulu'nda faizi indireceği beklentisinin de etkisiyle geçen hafta yüzde 5.59'la ikinci en düşük tarihi düzeyine geriledi. Dünyanın doğu ucundan gelen destek veya doping bu. Hareketin arkasının gelmesi de mümkün.
NOT DOPİNGİ: Japon Yeni'nden çıkan paranın etkisiyle küresel piyasaların bayramı sürerken, Türkiye'nin ikinci bir reyting kuruluşu tarafından kredi notunun yatırım yapılabilir düzeye çıkarılması sürecindeyiz. Notu artırması en muhtemel kuruluş Moody's geçen hafta Türkiye hakkında pozitif açıklamalar yaptı, sadece notu yükseltmedi. Kuruluş analistlerinin Türkiye'ye bir günlük ziyarette bulunduğu haberleri de yayılınca not artırım beklentisi iyice güçlendi ve piyasalar tarafından fiyatlanmaya devam etti. Borsanın yeniden hareketlenerek tarihi rekoruna doğru yaklaşmasının nedeni bu.
Dolar kurunun 1.77'ye kadar gerilemesinde de, yenden çözülüp gelen paralar yanında kredi notunun artacağı beklentisi etkili. Not artış haberi Amerika'dan, dünyanın batı ucundan gelecek.
Not artırımı yapılana, yani beklenti gerçekleşene kadar piyasaların pozitif etkilenmesi de devam
edebilir.
Sonrasına, sonra bakarız.

SONUÇ: "Hazırlıklı olarak fırsatla karşılaşmak, şans dediğimiz sıçrama tahtasıdır." Anthony Robbins

 

ALTIN, 1920 ZİRVESİNİ YAKIN VADEDE NEDEN GEÇEMEZ?

Küresel likiditenin Japon Yeni ile çoğalacak olmasından bütün piyasalar nasibini aldı da, altın ve onun yanında diğer metaller alamadı. Hatta altında cuma günü sert satışlar oldu ve ons fiyatı 1.500 doların altına indi. Haftayı 1.478'den kapatan altın 2011 ortasından beri ilk kez 1.500'ün altına geriledi. Altının günlük düşüşü yüzde 5'e vardı. 5 Ekim 2012'deki 1.796 dolarlık zirvesine göre yüzde 17.7'lik düşüş kaydetti. Bu anlamda kısa vadeli düşüş kotasını doldurdu. Bundan önce üç kez hemen hemen aynı oranlarda gerileyen altın, sanki 1.920 dolarlık 6 Ağustos 2011 zirvesini normal koşullarda ve yakın zamanda geçemeyecek. Çünkü yenden çözülen likidite de işe yaramadı. Geriye, küresel ekomide çöküş ya da dünya ölçeğinde etkili olacak uzun süreli bir savaş kalıyor.

 

JAPON YENİ NEREYE KADAR DEĞER YİTİREBİLİR?

Japon Yeni'nin bakmayın son aylarda hızla değer kaybettiğine. Aslında Japonya ekonomisi uzun yıllar resesyon ve durgunluk içindeyken bile parası uzun yıllar değerlenmiş. Yukarıda görüldüğü gibi Japon Yeni 43 yılda faizini yüzde 1'in altına düşürmesine rağmen dolara karşı yüzde 385 değer kazandı. 1 dolar 1971'de 357 yen iken 2012'de 75 yene kadar düştü. Yen güçlendi, dolar zayıfladı. Yüksek oranlı bu düşüş ve Japonya Merkez Bankası'nın para programını başarıyla yürüteceği dikkate alınırsa, yenin geçmişteki aşırı değerini geri vermesinde veya değer kaybetmesinde alabileceği daha çok yol olduğu söylenebilir. Asıl zorluk ise ne kadar yol olduğunu kestirmekte. Ne Japonya eski Japonya, ne de Amerika, dünya ve piyasalar eskisi gibi.

Yukarı