TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Güvenli limanda fırtına

Altın; kriz ve savaş dönemlerinde piyasaların, para sahiplerinin, merkez bankalarının sığındığı güvenli liman. Belirsizlikten korunma aracı. Kâğıt paraların değer kaybına veya hiperenflasyona karşı iyi bir koruyucu olarak tanınıyor. Nitekim son küresel krizde de öyle oldu. Dünya parası olarak doların tahtı sallandıkça, parasal genişleme yapıldıkça, enflasyon artacak beklentisi oluştukça, kriz derinleştikçe altın prim yaptı. 6 Eylül 2011 'de onsu 1.920 dolarla tüm zamanların rekoruna ulaştı. Kriz geride kaldıkça altın da tepe noktasından gittikçe uzaklaştı. Bu sırada ABD'nin, Avrupa'nın ve Japonya'nın parasal genişlemeye gitmeleri ve dünya likiditesini artırmaları, faiz oranlarını düşürmeleri dahi altını toparlamaya yetmedi.
ABD ekonomisinin toparlanmasına paralel, parasal genişlemeyi durdurmayı tartışması ve bu konuda 2013'te adım atılabileceği beklentisi öne çıktı. Çin'den gelen yılın ilk çeyreğine ait büyüme rakamının yüzde 7.7 ile beklentilerin ve bir önceki dönemin altında kalması, altınla birlikte emtia fiyatlarında sert düşüşlere yol açtı. Altının onsu son iki iş gününde 1.560 dolardan 1.385 dolara kadar indi ve yüzde 11.3 değer kaybetti. Son düşüşün başladığı 5 Ekim'den bu yana ise altın yüzde 23 değer kaybetti. 1.920 dolarlık zirveye göre de yüzde 28 değer kaybına uğradı.
Yüzde 30'a yaklaşan değer kaybının ardından altın herhalde kendine güvenenlerin güvenini ciddi biçimde sarsmıştır. Böylesine bir güven kaybının hemen ardından da, yeniden güven kazanılmaz. Bunun için araya uzun yılların girmesi gerekir.
Zaten şu anda da böyle bir ihtiyaç var mı diye sorgulanabilir. Böyle bir ihtiyaç olsaydı bizzat geminin içindekiler ortalığı savaş alanına çevirmezdi. Demek ki, böylesi bir ortamda güvenli sığınıklara artık ihtiyaç kalmadı. Çünkü ABD ekonomisi toparlanıyor. Buna bağlı olarak FED parasal genişlemeyi azaltmaya hazırlanıyor. Bu da, doların değerlenmesini ve alternatif para olarak altına ihtiyacın azalmasını beraberinde getiriyor.

CANLANMA YAYGINLAŞACAK
Dün açıklanan yılın ilk üç aylık dönemine ait bütçe verileri, geçen yılkine göre toparlanmaya işaret ediyor. Bütçe açığı yüzde 86 azalırken faiz dışı fazla yüzde 31 arttı. Faiz dışı harcamalarının yüzde 20 ile hızla arttığı bir dönemde bütçede toparlanmayı sağlayan ise vergi gelirlerinin de aynı oranda artması oldu. Faiz giderlerindeki düşüş ise iyileşmeyi sağlıyor.
Vergi gelirlerindeki asıl artış da yüzde 17.2 ile dahilde alınan KDV'de, yüzde 29.6 ile özel tüketim vergisinde ve yüzde 36.1 ile ithalde alınan KDV'de gerçekleşti. Bu üç vergi kaleminde en düşük artış iç piyasaya yönelik olan dahilde alınan KDV'de. İthalat artıyor ki, alınan vergi de hızla artmış. Bu da önümüzdeki aylarda canlanmanın daha yaygınlaşacağına işaret. Ekonomideki canlanma bütçe açıklarını düşürmeye, büyümenin artmasına ve işsizliğin azalmasına yarar. Buna karşılık da cari açık büyür.

SONUÇ: "Kötü insanlara güvenilebilir, en azından değişmezler."W. Faulkner

Yukarı