TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Evdeki hesap çarşıya neden uymadı?

Hafta sonu yapılan G-20 toplantısına katılan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, yıl başı ile şu an karşılaştırıldığında küresel büyümeye yönelik beklentilerin bir derece aşağı indiğini belirterek şunları
söyledi: "2013 yılı belirsizliklerin çok olacağı bir yıl olacak. Geleceğe yönelik güven ortaya çıkmadı. Bu nedenle bizim de önümüzdeki dönemde çok dikkatli gitmemiz, farklı senaryolara hazırlıklı olmamız gerekecek. Her ne kadar finans sektöründe, dünya ekonomisinde birdenbire olağanüstü çöküş ihtimali azaldıysa da orta ve uzun vade için krizden nasıl çıkılacağıyla ilgili henüz somut, elle tutulur sonuç yok."
BÜYÜME OYNAKLIĞI: Küresel büyümede bir miktar düşüş beklentisi son olarak IMF raporlarına ve finansal piyasalarda fiyatlara da girdi.
■ Emtia fiyatlarında düşüş var. Petrol fiyatı nisanda 112 dolardan yüzde 13.5 değer yitirdi ve 96.7
dolara kadar indikten sonra cuma gününü 99.6 dolardan kapattı.
■ Ağırlıklı olarak büyüme odaklı hareket eden bakır fiyatları geriliyor. Son 2.5 aylık düşüşü yüzde 17'ye vardı ve bakırın tonu 2010'dan sonra yeniden 7 bin doların altına indi.
■ Büyüme beklentilerindeki düşüş yükselmekte olan faizlerin de önünü kesti, hatta düşüşe bile çevirdi. Yüzde 2.09'a kadar yükselen ABD 10 yıllıkları geçen haftayı yüzde 1.75'ten kapattı, Alman 10 yıllıkları 1.20'nin de altına inerek tarihi en düşük düzeyini gördü. Türkiye gösterge tahvilinin faizi de Merkez Bankası'nın hem faiz koridorunu hem de politika faizini düşürdüğü 16 Nisan'da yüzde 5.45 inerek son 30 yılın dip noktasına geriledi.
■ Japonya'nın agresif para politikası, gelişmiş piyasaları canlı tutarken gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışlarını durdurdu. Türkiye'ye de mart ayının son haftasından başlayarak yeniden sermaye girişlerini hızlandırdı. Bu durum gelişmekte olan piyasaları destekledi. Ama 'Sermaye çıkışının yönü değişti' demek için henüz erken.
Babacan'ın belirttiği gibi, dünyada belirsizlikler belirginleşti. Çelişkili bilgiler, veriler ve açıklamalar geliyor. Bu nedenle oynaklıklar ve kırılganlıklar artarken finansal piyasalar yön bulmakta ve fiyatlama yapmakta zorlanıyor.
İHRACAT YERİNE İÇ TALEP: Küresel büyüme beklentilerinin aşağıya çekilmesinin belki bir etkisi olarak Türkiye'nin ihracat artışı yavaşlıyor. IMF de Türkiye'nin yeni pazarı Afrika ve Ortadoğu Bölgesi MENA'nın büyümesini düşürdü. 2012'de tamamen ihracat kaynaklı sağlanan yüzde 2.2'lik büyümenin ardından bu yıl yüzde 4'lük büyümenin yaklaşık yarısı dış talepten, diğer yarısı iç talepten gelecekti. Anlaşılan yıl başındaki hesap yıl ortasına uymadı. İhracatın büyümeye beklenen desteği veremeyeceği, hatta bu desteğin sıfırlanacağı tahmin ediliyor. Doğal olarak hedeflenen büyüme oranını gerçekleştirmek, bu yıl iç talebin sırtına yıkılacak. İç talep artışının büyümeye daha yüksek oranlı katkı yapması beklenecek. Bunun için de kredi faizlerini aşağıya çekecek ölçüde güçlü bir faiz indirimine gidildi.
Küresel faiz indirimleri ve büyümeye verilmek istenen destek dikkate alındığında Türkiye'de faiz indirimlerinin devamı beklenebilir.

SONUÇ: "Rüzgârın yönünü değiştiremiyorsanız, yelkenlerinizi değiştirin." Max Depree

BAKIR FİYATLARI KRİTİK EŞİĞİNDE
Bakır fiyatları 2006'dan beri 7 bin-10 bin dolar arasında gerçekleşiyor. Şubat ayı başına kadar da 8 bin doların üzerinde seyretti. Sonrasında yönünü düşüşe çeviren altın fiyatları geçen haftayı 6.925 dolarla 2011 sonrasında ilk kez 7 bin doların altında kapattı. 2.5 aylık düşüş yüzde 16.7'ye vardı. Bakır fiyatlarındaki bu gerileme küresel büyümenin azalmasıyla uyumlu. Ama fiyatlardaki düşüşün boyutunun ne olması gerektiğine de piyasa karar verecek. Sadece büyümenin oranı ya da arz ve talep dengesi değil, likidite düzeyi ve diğer piyasa koşulları da devreye girecek.

 

FAİZİN YÖNÜNÜ AŞAĞIYA ÇEVİREN NE?
Son aylarda ihracat artış ivmesini kaybetti. TİM verilerine göre ihracatın mart ayı artışı sıfır düzeyine kadar indi. Bu durumun kalıcı mı yoksa geçici mi olacağını anlamak için, 1-2 ay daha çıkacak verileri izlemek gerekebilir. Ama şurası da bir gerçek ki, geçen yılki ihracat ivmesi bu yıl yok. Buradan büyümeye gelecek katkı da pek olamayacak, bütün yük iç talebin sırtına binecek. Bu nedenle olsa Merkez Bankası işi sıkı tuttu ve faizi düşürerek büyümenin iç talep ayağını güçlendirdi. Bu da yükselmekte olan faizlerin yönünü yeniden aşağıya çevirdi.

Yukarı