TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Düşük kalıcı faize ikinci adım

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı bir süre önce küresel negatif faiz ortamına, ülkeye sermaye girişlerinin yeniden hızlanmasına işaret ederek "Küresel bazda düşük faiz daha uzun süre devam edebilir, reel negatif faize hazırlıklı olun" elemişti. Nisan ayı Para Politikası Kurulu da bu paralelde hem politika faizi hem de faiz koridorunun alt ve üst bandını yarımşar puan aşağıya çekmişti. Dün
mayıs ayı toplantısını yapan Merkez Bankası yine benzer bir karar aldı. "Yuriçi nihai talep sağlıklı bir toparlanma sergilerken ihracat zayıf küresel talebin etkisiyle yavaşlamaktadır. Mevcüt politika çerçevesi ve emtia fiyatlarının seyri ikdisadi faaliyetteki artışın cari işlemler açığına yansımasını sınırlamaktadır" diyen Merkez Bankası, politika faizini ve faiz koridorunun alt ve üst bandını yarımşar puan daha düşürdü. Farklı olan tek şey ise zorunlu karşılıklarda bu kez artışa gidilmesiydi.
KREDİ FAİZİNE ETKİSİ:Zorunlu karşılıklarda artırım ticari kredi faizlerinde indirim isteğiyle çelişiyor. Bu açıdan geçen ayki gibi net bir karar yerine bu kez biraz daha karmaşık bir karar ortaya çıkmıştı. 16 Nisan'daki Merkez Bankası kararının ardından bankaların uyguladığı ağırlıklı ortalama kredi faizleri bir haftada yüzde 10.92'den yüzde 8.84'e gerilemişti.
Şimdi faiz oranları aynı düzeyde gerilerken, ticari kredi faizlerinde aynı sertlikte bir düşüş beklememek gerekiyor. Çünkü bu kez piyasanın likitidesi bir ölçüde çekiliyor ve sonuçta parasal sıkılaştırmaya gidilmiş oluyor. Merkez Bankası'nı böyle bir karar almaya iten neden de, bizzat ticari kredi faizlerinde hızlı düşüşün gerçekleşmesi olabilir. 26 Nisan'la biten haftada ticari kredi faizi 2 puan birden düşerek yüzde 8.84'e zaten inmişti. Merkez Bankası birazda kredi faizlerinin nereye kadar düşeceğini görmek istiyor olabilir. Nitekim Para Politikası Kurulunun karar metninde sonraki toplantıda ne yapılacağına dair herhangi bir işaret verilmedi.
Bu durumda da faiz indirimine ne gerek vardı diye sormak lazım.
DÖVİZİ ARTIRDI: Galiba faiz düşüşü en çok döviz kurunu artırmaya yaradı. Aşırı değerli hale gelen TL biraz zayıfladı. ihracat artışının durgunlaştığı bir dönemde TL'nin aşırı değerli olması, dış açık açısından önemli bir şanssızlık oluşturuyor. İhracatı zorlaştıran bu durum aynı zamanda ithalatı artırıyor. Dün faizlerin yarımşar puan düşürülmesinin ardından en belirgin gelişmenin döviz kurunda yaşanması bu açıdan önemli. Döviz sepetinin değeri 2.0775 görmüşken 2.0962'ye kadar çıktı.
FAİZİ DÜŞÜRDÜ: Yeni Merkez Bankası'nın politika faizi de içinde olmak üzere yarım puanlık faiz indirimine gitmesi, Hazine faizlerini düşürdü. İkinci el piyasada gösterge tahvilin faizi yüzde 4.98'den yüzde 4.76'ya geriledi ve şimdiye kadar ki tarihsel en düşük kapanış düzeyine indi.
Tüketim, üretim ve yatırım için en uygun ve en düşük maliyetle ve en geniş biçimde finasmanın bulunacağı, borçlananların kârlı ve şanslı, borç verenlerin zararlı çıkabileceği bir dönemden geçiyoruz.

SONUÇ: "Rüzgar ne denli güçlü eserse ağaç da o denli sağlam olur." Willard Marriott

Yukarı