TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Yüksek getiri ve kısa vade tuzağı

Türk Ekonomi Bankası ve FODER işbirliği ile düzenlenen Finansal Okur Yazarlık ve Erişim Zirvesi'nde konuşan SPK Başkanı Vahdettin Ertaş Türkiye'nin bir gecede 22 milyar Euro'luk havaalanı ve 25 milyar dolarlık nükleer santral ihalesi yaptığını belirterek bütün bunların kaynağının sermaye piyasası olduğuna işaret etti. Yeniden yapılanmanın tamamlanmasıyla gelecek yıldan itibaren sermaye piyasasının hızlanarak büyüyeceğini belirten Ertaş şunları söyledi: ''Türkiye'de artık mali piyasalar, sermaye piyasaları yeniden yapılanıyor. Bu, kanunla başladı, ikincil düzenlemelerle devam ediyor. Aynı zamanda borsanın yeniden yapılanmasıyla sürecek. Not artışıyla da bu süreç teyit edildi. Bundan sonra Türkiye'ye gelen yatırımcı sayısı artacak. Gelen yatırımlar Türkiye'de daha uzun süre kalacak. 2023 yılına kadar 250 milyar dolarlık ulaştırma ve enerji sektörlerine yatırım planlanıyor. Bu paralar nereden gelecek? Sermaye piyasalarımız bunun tek kaynağı. Bütün bu altyapı yatırımları, enerji yatırımları uzun vadeli yatırımlar. Uzun vadeli yatırımların finansman kaynağı da sermaye piyasaları.
Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin düşük faizli bir ortama da alışması gerekiyor. Bundan sonra hem enflasyon düşüş trendinde hem de buna paralel olarak faizlerdeki düşüşü Merkez Bankası ilan etti. Negatif faize alışmamız lazım. Yatırımcılar olarak alışacağız. Aracılık sektörü olarak alışacağız. Şirketler kesimi olarak alışacağız. Dolayısıyla biz diyoruz ki, yatırımların kaynağı sermaye piyasalarıdır. Bunun için bütün zemin Türkiye'de vardır.''
TERSLİK NEREDE: SPK Başkanı Ertaş'ın belirttiği gibi, sermaye piyasasında yeniden yapılanma sürüyor, bütün koşullar da bu piyasayı gelişmeye zorluyor.
■ Finansal piyasalarda reel getiri kalmadı. Paradan para kazanılamıyor artık. Yatırımcıların getiri arayışı hızlandı. Faiz ve dövizden, türevlerinden çözülme olacak ama alternatif olmadığı için şimdilik bu da gerçekleşmiyor.
■ Hisse senedi, yatırım fonları, emeklilik fonları iyi birer alternatif olabilir. Ancak oradan da, alınan riske değecek getiri pek bulunamıyor.
■ Belki bundan da önemlisi, yeni döneme ayak uydurmuş, zihniyetini değiştirmiş, bilinçli yerli yatırımcının eksikliği. Özellikle değişken getirili menkul kıymetlerden geçmişin alışkanlığı ile kısa sürede yüksek kazanç beklentisi, bizzat kendileri ve bu işe aracılık edenler için bir tuzak oluyor.
■ Sermaye piyasasında riskin hesaplanarak, ölçülü bir şekilde alınması yanında, yatırımın orta ve uzun vadeli yapılması gerekiyor. Bu açıdan yerli yatırımcıların kısa vade tuzağından da kurtulmaları şart. Getiri veya yüksek getiri isteniyorsa buna uygun uzun vade de göze alınmalı. Uzun vadeli bir yatırım aracına en kısa vadeli araç muamelesi yapılmamalı. Bizim yerli sermaye piyasası yatırımcılarının yaptığı en büyük hata bu. Borsada yabancıların vadesi bir yıl, yerlilerin bir ay. Yine aynı yerlilerin mevduattaki vadesi üç ay. Mevduat bir para piyasası aracı ve tabiatı gereği hisse senedi yatırımından daha kısa vadeli olması gerekir.
■ Türkiye'de hemen her şeyin vadesi, makro ekonomik istikrara ve siyasi istikrara bağlı olarak uzadı. Ama hisse senedinde en ufak bir vade uzaması olmadı. Halbuki yenilenen ve değişen sadece yöneticiler, kurumlar, hukuki altyapı ve borsanın ismi değil. Ekonomi değişti, küresel piyasalar değişti, yabancı yatırımcılar değişti. Nihayetinde zihniyet de değişti ve değişmeli. Bir aylık yatırım olmaz, olursa da bunun getirisi olmaz, götürüsü olur.

SONUÇ: "Oyun bütün ve uyumlu bir faaliyettir." Kant

Yukarı