TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Borsa, parasal genişleme döneminin dünya birincisi

Küresel kriz merkez bankalarının parasal genişlemeye gitmesi ve bunu piyasaların kabullenmesi ile duruldu. Borsalar 9 Mart 2009'da dip yaptıktan sonra yükselmeye başladı. 4 yılı aşkın süredir devam eden bu dönemde dünya borsaları ortalama yüzde 123 arttı. Bu dönemin en yüksek getirisi ise yüzde 304 ile İstanbul Borsası'nın.

Küresel piyasalarda son yıllardaki eğilim tekrarlandı. Her ne kadar son günlere kalsa da, mayıs ayı piyasaların geleneksel düzeltme ayı olarak tescillendi. 22 Mayıs'a kadar genelde yükselme yönünde hareket eden hisse senedi borsaları son 10 gündür belirgin bir düşüş eğiliminde. Gelişmekte olan ülke para birimleri değer kaybediyor ve faizler de yükseliyor.
■ MSCI Dünya Endeksi 22 Mayıs'ta 383 puanla kriz sonrasının en yükseğine çıktı ve 31 Mayıs itibarıyla 367.5 puana geriledi. Düşüş yüzde 4'ü buldu.
■ Gelişmekte olan ülke borsaları zaten yıl başından itibaren düşüyor. 3 Ocak'ta 1.083 puana çıkan MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi 31 Mayıs'ta 1.008 puana indi. Kaybı yüzde 7. 22 Mayıs sonrası kaybı da yüzde 3.8. Gelişen piyasalardan bu yıl genelde bir çıkış söz konusu.
■ Gelişmiş piyasaların 22 Mayıs'tan itibaren katılımı ile başlayan düzeltme hareketinin süreceği bekleniyor. Çünkü Japonya parasal genişlemesinin devreye girmesiyle zaten bir gecikme veya erteleme söz konusuydu. Merkez Bankası da bu hareketi Nisan ayında bekliyordu. Güçlü parasal genişleme etkili oldu, düzeltmeyi 1.5 ay kadar erteledi.
■ Uzun sayılabilecek bir dönemin ardından ertelenmiş bir hareketle karşı karşıya bulunduğumuz gibi, bir de parasal genişleme döneminin sonuna yaklaşıyoruz. Yaz aylarında veya en geç eylülde ABD Merkez Bankası'nın genişlemeyi budayacağı tahmin ediliyor. Bunun sinyal etkisi şimdiden yaşanıyor.
■ Parasal genişlemeyle başlamış küresel trendin düzeltmesinin, yine parasal genişlemenin budanmasıyla çakışması ilginç olacak. Bunun bir düzeltme hareketi mi, yoksa yükseliş trendinin sonu mu olacağını ekonomik veriler, merkez bankaları, gelişmeler ve piyasaların bu gelişmeler kaşısında vereceği tepki belirleyecek.

 

Türkiye'yi son dört yılda ne birinci yaptı?

22 Mayıs'ı hem küresel piyasaların krizden sonraki tepe noktası hem de İstanbul Borsası'nın kırılma tarihi olarak aldığımızda, parasal genişlemenin kabul görmesi ile 9 Mart 2009'da başlayan boğa piyasası 50.5 ay kadar sürdü. 4 yılı aşkın bir zaman. Bu dönemin en yüksek primini İstanbul Borsası sağladı. Bitişikte yer alan tablodan izlenebileceği gibi, Borsa İstanbul bu dönemde yüzde 304 primle açık ara dünya birincisi oldu. En yakın rakibi yüzde 172 ile ABD'nin Nasdaq Borsası.
Aynı dönemde dünya borsalarının ortalamasını veren MSCI Dünya Endeksi 171.67'den 382.67'ye çıkarak yüzde 122.9 arttı.
Gelişmekte olan piyasaları yansıtan MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi de 484'ten 1.048'e çıkarak yüzde 123.8 yükseldi. Yani arada sadece bir puanlık fark oluştu. İstanbul Borsası'nın performansı genel ortalamanın 2.8 katı yukarıda.
■ Son dört yılı aşkın sürede İstanbul Borsası'na dünya birinciliği getiren nedenlerin başında Türkiye'nin IMF ile herhangi bir anlaşma yapmasına karşılık, küresel krizden bankaların güçlenerek
çıkması ve reel sektör şirketlerinin borçlarını çevirmeyi başarması geliyor.
■ İkinci bir neden olarak hanehalkının finansal varlıklarının ilk kez bir krizde darbe yememesi gösterilebilir. Altın arttığından, faiz de düştüğünden dolayı servetler büyümeye devam etti. Bu durum
kriz sonrası hızlı toparlanmayı ve yüksek büyümeyi beraberinde getirdi.
■ Makro ekonomik dengelerin sağlanmasının da etkisiyle kredi notunun 18 yıl aradan sonra yeniden yatırım yapılabilir düzeye çıkarılması da, bu dönemde Türkiye varlıklarına yerli ve yabancı ilgisini çekti.

 

Düzeltme döneminde neden zorlanacağız?

Düzeltme dönemine kadar dünya borsalarının yıldızı haline gelen İstanbul Borsası'nı şimdi daha zor bir dönem bekliyor.
■ Bunun birinci nedeni yükselme döneminde en çok primi yapan borsanın olması. Şimdi de düzeltmede en önde olacak piyasalar arasında yerini alabilir. 10 günlük düzeltme döneminde de bunun ilk işaretlerini gördük. Getiride dünya şampiyonu BİST-100 Endeksi 22 Mayıs sonrasında yüzde 7.72 düştü. Düşüşte bitişikten izlenebileceği gibi, en başta değil ama beşinci sırada. Yükselişte birinci, düşüşte beşinci sırada.
■ Ekonomide büyümesine büyüyeceğiz, Kürtler ile barış süreci de başladı ama piyasayı sürükleyen temel etken yatırım yapılabilir kredi notunu almaktı. Beklenti gerçekleşti, şimdi gerçekleşmeyle yüzleşme zamanı geldi.
■ Düzeltme hareketi başlamış ve beklenti bitmişken, şimdi bir de toplumsal olaylar çıktı ortaya. Her
ne kadar haftaya olayların yatışmasıyla giriyor olsak da, haber dünya basınında genişçe yer aldı.
Bu da yabancı yatırımcıların satışlarını öne çekmesine yol açabilir. Eğer içeriden destek gelmezse Türkiye piyasasının diğer piyasalardan ayrışması kısa vadeli olarak derinleşebilir.
■ Kur ve faizin çok kısa sürede yükselmiş olması ise bu aşamada Türkiye'den olabilecek DİBS kaynaklı sermaye çıkışlarını, kârlarını azaltmak suretiyle sınırlayabilir.

SONUÇ: "Herkesin ekmeği hamuruna göredir." Türk atasözü

 

Yukarı