TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Kol kesmeden buradan çıkış zor

Küresel piyasalarda 22 Mayıs’tan beri ABD parasal genişlemesinin azaltılacağı fiyatlanıyor. Bu hafta ise FED’in faiz kararı ve Başkan Bernanke‘nin konuşması bu açıdan önemli olacak. Mayıstaki konuşmada doz kaçtıysa bunu düzeltme fırsatı var. Ya da yapılan fiyatlamaları haklı çıkaracak bir durumla karşı karşıya kalacağız. Ama ne olursa olsun piyasalarda belirginlik biraz daha artacak gibi. Ekonomik verilere daha bağlı bir yaz dönemi seyri söz konusu olabilir.

SEÇİM ARTIK BİZİMLE

İçeride ise Gezi olaylarının etkisi azalmakla birlikte şekil değiştirdi. 2014 yılındaki seçimlerin kampanyası bir anlamda erkene alındı. İktidar partisi mitinglere başladı bile. Seçmenin uzun süre kampanyalara ilgisinin tutulması zor. Bir kere meydanlara çıkıldığında da geri durmak ve güreşten kaçmış durumuna düşmek olmaz. Bizzat kampanyanın erken başlaması veya başlatılmak durumunda kalınması, seçimi erkene alır mı, göreceğiz. Zamanında da yapılsa gelecek yıla iki seçim var. Kampanyası da başladı. Bundan sonra Türkiye fiyatlamalarının içinde seçim etkisi, seçimle birlikte elbette siyasi belirsizlik etkisi hep olacak gibi.

ERDOĞAN ETKİSİ

Gezi olaylarının etkisi ise siyaseti, bankaları ve şirketleri etkilediği oranda kalıcı olabilir. Ama siyasi risk primini artırdığını söylemek mümkün. Bunun maliyetini önümüzdeki dönemde dışarıdan alınacak kredilerde görebiliriz. Seçim sürecinin ve Gezi olaylarının bundan sonra nasıl yönetileceği elbette belirleyici olmaya devam edecek. Bugüne kadar Başbakan Erdoğan’a ve onun yönettiği ülke varlıklarına yatırımyapanlar genellikle kazandı. Bundan sonra da kazanmaya devam etmeleri, en başta Başbakan Erdoğan’ın ülkeyi nasıl yönettiğine bağlı olacak.

YABANCI NASIL ÇIKAR

Paranın en ürkek olanı ve fırsatını bulanı çıktı. Borsa İstanbul’dan 1.2 milyar dolara varan net bir yabancı çıkışı söz konusu. Devlet iç borçlanma senedi piyasasından da bir o kadar yabancı çıkışı gerçekleşti. Yabancıların varlıkları ağırlıklı biçimde bankalarda. En yüksek düşüş de orada. Hem likit ve yabancıların ağırlıklı biçimde olmalarından hem de Gezi olaylarının odağında bankaların bulunmasından dolayı. Borsada bankaların fiyatlarını yansıtan Banka Endeksi 22 Mayıs’ta 199.893’ten 6 Haziran’da 145.117’ye indi ve yüzde 27.40 düştü. Yani bankaların piyasa değerleri iki hafta içinde bu oranda veya dörtte bir düzeyinde eridi. Çok yüksek oranlı bir kayıp. Bundan sonra yabancılar çıkmak isterlerse bu yüksek oranlı kaybı göze almak zorundalar. Bunun da borsadaki tabiri “kol kesmek”, yani yapan için acılı bir süreç. Acısına rağmen böyle bir hareket göze alınacaksa bu durum yabancıların kısa vadede geri dönmeyeceklerine yorumlanabilir. Tabii ki bu durum iyi bir gelişme olmaz. Ama kol kesmeden, büyük bedel ödemeden de hisse senedi piyasasından çıkılamaz. Böyle bir derinlik, likidite veya karşı taraf bu piyasada yok. Geçmişteki zor dönemlerde ne zaman çıkmak istedilerse çıkamadılar. Yabancılar ancak borsanın en iyi dönemlerinde satıp çıkabilirler. Dolayısıyla 74.6 milyar dolara varan yabancıların Türkiye hisse senedi varlığında kısa vadede hızlı azalmaların meydana gelmesi zor.

TOPARLANMA NEYE BAĞLI

Bankalar aynı zamanda borsanın sürükleyicisi. Kısa vadede başka bir sektörü onların yerine koymak mümkün değil. Bu durumda borsanın kısa vadede toparlanması ve rekor değerlerine varması da güç. Piyasanın toparlanabilmesi için öncelikle ortamın yatışması, bankalara ne olacağının, hem faiz artışlarından hem düzenlemelerden ne kadar yük geleceğinin netleşmesi gerekir. Ama şurası bir gerçek ki, özellikle dış koşullardan dolayı düşen faiz ortamı artık yok. Bundan sonra rekor kârları korumaları da bir hayli zor.

Yukarı