TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Bunun adı kriz değil tahvil şoku

Bir süredir unuttuğumuz küresel türbülansı son bir aydır yeniden yaşıyoruz. Hemen hemen bütün finansal varlıklar sert bir değer kaybı içinde. Döviz yükseliyor, faiz yükseliyor, Merkez Bankası yeniden istisnai günler ilan etmeye başladı. Acaba ne oluyor ve yaşadığımız sürecin adı ne?
Türbülans, paranın yeniden Amerika'ya dönüşünden kaynaklanıyor. Ekonomisi toparlanmakta ve normale dönmekte olan ABD kriz sırasında dünyaya verdiği dolarları toplamaya karar verdi. Toplanacak yerler de ABD'nin yarattığı likidite nereye gitmişse oralar. Dolar likiditesi geçtiğimiz yıllarda en çok gelişmekte olan ülkelere ve cari açığının yüksekliğinden dolayı Türkiye'ye geldi. Geçen yıllarda küresel sermaye hareketlerinden en çok yararlanan ülkeler bu yeni dönemde yine en çok etkilenecek ülkeler olmaya aday.
NORMALLEŞME SÜRECİ: ABD Merkez Bankası FED'in açıklamasına göre bu süreç yılları alacak. Önce, ayda 85 milyar doları bulan ekstra likidite artışı azaltılacak, sonra genişleme durdurulacak. Enflasyon
yüzde 2.5'e çıkarsa veya işsizlik yüzde 6.5'e inerse faizler artırılmaya başlanacak. Çeyrek puan düzeyine inmiş politika faizinin normal diye kabul ettiğimiz kriz öncesi dönemdeki yüzde 4-5'li düzeylere çıkması en azından bir iki yıl alabilir. Elbette ekonomi girdiği büyüme yolunda ilerlerse. Bu da normale dönüşü 20172018 yıllarına götürür.
İLK ADIM ATILIYOR: Şimdi ilk adım atılıyor. Bu nedenle para yer değiştiriyor. Kriz sırasında paranın en önemli sığınak alanı hazine tahvilleriydi. Çünkü küresel bazda faizler düşüyordu. Faiz kazancı da en çok düşen faiz ortamında sağlanır. Hem ilgili dönemin faiz geliri hem de sermaye kazancı sağlanır. Aynı dönemde başka bir para üzerinden bu tahvillere yatırım yapılmışsa bir de o kurun değerine göre
kazanç veya kayıp oluşur. Genelde faizler düşerken kurlar ya yatay seyreder ya da değerlenir. Yani faize yatırım yapana ikinci bir kazanç imkânı verir. Yaşamakta olduğumuz türbülans işte bu süreci tersine çeviriyor. Yolun henüz başındayız.
KERVAN GERİ DÖNÜYOR: Ancak ortalığa sadece FED'den para saçılmadı, Avrupa, Japonya, İngiltere ve diğerleri de parasal genişleme kervanına katıldılar. Onlarda bu normalleşmeye dönüşte yine kervana katılmaya aday. Nitekim dün BİS'in açıklaması bu yöndeydi. Ama nasıl faiz düşürme ve parasal genişlemeye gitme koordineli yapıldıysa şimdi çıkış aşamasında da asgari bir eşgüdüm gerekli olacak. Yoksa kapıya yığılma etkisi ortaya çıkar.
YAŞADIĞIMIZ NEDİR: Bu çerçevede yaşananları, krizde çok düşük faiz ve bol para üzerine kurulmuş, sürdürülemez kötü bir dengeden, daha kalıcı ve sürdürülebilir yeni dengeye doğru gitmek olarak değerlendiriyoruz. Yeni bir kriz değildir. Ama 2007'de başlayan küresel krizin bir parçasıdır. Bu krizden çıkışın bir ayağıdır. Bir dengeden yeni bir dengeye geçerken tahvil faizinin yükselmesi ve normale dönmesidir. Bunun ilk şiddetli aşaması şok etkisi yarattı. Yaşadığımız bir tahvil şokudur. Türkiye de geçmişte sermaye hareketleri yoluyla ne kadar pozitif etkilenmişse şimdi tersiyle yüzleşmek durumundadır.

SONUÇ: "Dağına göre kar yağar." Türk atasözü

Yukarı