TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Geldik bağımsızlık testine

Hem küresel piyasa hareketlerinin hem de Gezi oyalarının etkisiyle Hazine faizi son iki ayda iki katına yükseldi. 17 Mayısta yüzde 4.58'e kadar inen Hazine faizi 11 Temmuz'da yüzde 9.69'a kadar tırmandı ve 5.11 puan yükseldi.
Borsa ise 22 Mayıs'tan 24 Haziran'a kadar olan bir aylık zamanda yüzde 25 düştü. Yabancıların daha çok yarıtım yaptığı banka hisseleri ise 17 Mayıs'tan 12 Temmuz'a kadar iki ayda yüzde 35.7 geriledi. Banka hisseleri hâlâ toparlayamadı. Ama BİST 100 Endeksi az da olsa bir toparlanma eğilimi gösteriyor. 12 Temmuz'da 73.922'den kapatan endeksin 24 Haziran'a göre artışı yüzde 5.5. Küresel bazda hisse senetlerinde ise toparlanma daha güçlü. 24 Haziran sonrası MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi yüzde 7.7, gelişmiş piyasalar yüzde 7 arttı.
PARA ÇIKIŞININ SONU MU: Hafta sonu HT Ekonomiye konuşan Garanti Bankası Ekonomik Araştırmalar Müdürü Ali İhsan Gelberi "Mayısta başlayan gelişmekte olan ülkelerden para çıkışının sonuna gelindiğini" söyledi ve ekledi: "Bundan sonra önemli olan çıkan bu parayı ürkütmeden ülkeye geri getirmek." Gelberi haklı çıkabilir, çünkü fiyatlarda belli bir düzeltme yaşandı, FED de baştaki söylemini yumuşattı. AB ise parasal genişlemeye de, düşük faize de devam dedi. Küresel piyasalarda havanın pozitife dönmesini engeleyecek bir gelişme ise Çin kaynaklı olabilir. Çin'de bankaların durumunda kötüleşme veya büyüme hızının daha da düşüceğinin ihtimal dahiline girmesi küresel atmosferi bozabilir.
TÜRKİYE'YE YATIRIM CAZİP: Çin deki bu gelişmeyi hariç tutarak eğer küresel bir hareketin sonuna geldiysek, Türkiye'de özellikle yabancı portföy yatırımcılarının yüzde 90'ının konuşlandığı Hazine kâğıtları ile hisse senetlerinde ciddi fiyat düzeltmelerinin normal şartlarda kaçan parayı yeniden çekmesi beklenir. İki ay önce de bono alan ve faizi yüzde 4.58'e kadar düşüren onlardı, sonra yükselten de onlar oldu. Üstelik faiz bir kat arttı.
Bunun yanında dolar ve Euro'dan oluşan döviz sepetinin TL karşısında artışı yüzde 7'ye vardı. Yabancıların Türkiye'ye gelmesi için ikinci avantaj da oluştu.
YABANCININ ŞARTI: Ancak hafta sonu gördük ki, bir kısım yabancılar yükselen faizlere, düşen hisse senedi fiyatlarına ve yükselen döviz kuruna karşın, Türkiye'ye hemen gelmeyecekler. Gelmek için Merkez Bankası'nın politika faizini artırmasını bekleyecekler. Yabancıların yatırım yapacağı devlet iç
borçlanma senetleri. Onun faizi zaten yükselmiş. Son verilere göre 60.3 milyar dolar tutarında bono ve tahvil yatırımları var Türkiye'de. Hisse senetlerinin üçte ikisi onların ve tutarı da 61.3 milyar dolar. Merkez Bankası faizi ile hisse senedi piyasası arasında doğrudan bir bağlantı yok. Kaldı ki, Merkez Bankası politika faizi üzerinden son yıllarda piyasaya para veriyor. Bırakın parayı piyasaya düşük faizden versin. Bunun piyasaya zararı ne ki. O halde Merkez Bankası'nın faiz artırmasını neden şart koşuyorlar?
TESTİN NEDENİ NE: İster istemez insanın aklına tek bir seçenek geliyor. Faizlerin belirlenmesi, faizlerin düzeyi ve para politikaları konusunda o kadar çok konuşuldu ve o kadar çok baskı yapıldı ki, yabancılar kanununda yazıldığı gibi, Merkez Bankası gerçekten bağımsız mı, değil mi, bunu test etmek ve görmek istiyorlar. Yoksa böyle bir faiz artırımını istemelerinin kendilerine bir yararı da yok mantıklı bir gerekçesi de. Yabancılar parayı getirip Merkez Bankası na borç veriyor. Onların geleceği faiz zaten yükseldi ve cazip hale geldi. Borsaya gelmeyi isteyenler de, faizin artmasını değil, düşmesini ister. Hisse senetleri ile faizler ters orantılı çalışır çünkü.
GÖZLER 23 TEMMUZ'DA: Denilebilir ki, yabancı Türkiye'deki kârına baksın, Merkez Bankası'nın bağımsızlığından onlara ne? Kârlarını mı artırır? Oyunun nasıl oynanacağı elbette elde edecekleri kâr açısından da, alacakları risk açısından da belirleyici. Kendi bildikleri kurallara göre mi oynayacaklar, yoksa bilmedikleri ve zaman zaman değişecek yerel kurallara göre mi? İşte şimdi bunun testi aşamasındayız. İlk aşama da Merkez Bankası'nın 23 Temmuz'daki Para Politikası Kurulu'nda alacağı karar olacak gibi.

SONUÇ: "Herkesin arşınına göre bez verilmez." Türk atasözü

 

HAZİNE GÖSTERGE FAİZİ (%)

LEHMAN SONRASI SERT YÜKSELİŞ
Hazine faizi 2008'de Lehman Brothers'ın batışından sonra en sert yükselişini son iki ayda yaşadı. Küresel paranın gelişmekte olan ülkelerden çıkışı yanında Gezi olayları da negatif etki yaptı.
Sonuçta aylık 8-10 milyar dolar düzeyinde seyreden Türkiye sermaye girişi mayısta 143 milyon
dolar düzeyine kadar indi.

FAİZİN YANINDA KUR DA ETKİLİ
Yabancılar devlet iç borçlanma senetlerinin yaklaşık üçte birine sahip. Faizin yüzde 5'in altına düşmesinde de en büyük rolü oynadılar. Çünkü faizin negatif olması onları pek etkilemiyor. Kârlarını nominal faiz yanında kurun seviyesi belirliyor. Kur istikrarlı veya TL değer kazanıyorsa Türkiye onlar için cazip.

Yukarı