TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

ABD'nin düzelmesi bizi neden üzer

Türkiye'nin ekonomideki performansı da, finansal piyasalarının seyri de dışarıdan gelen paraya ve sermaye hareketlerine sıkı sıkıya bağlı. Mayıs ayından itibaren Türkiye'den sermaye çıkışı gerçekleştiğini ve bununda finansal piyasaları güçlü bir şekilde yaraladığını izledik.
Kısa dönemli ekonomik kaderimiz sermaye hareketlerine, sermaye hareketleri de ABD Merkez Bankası'nın parasal genişlemeyi kısıtlayıcı adımlarına bağlı. İlk adım 22 Mayıs'taki açıklamayla atıldı. Ardından ikinci adımın atılması, ekonomik verilerin iyi çıkmasına bağlı. Bu anlamda temmuz toplantısı geçti. Bundan sonraki ilk toplantı 17-18 Eylül'de. Kararında bu tarihte verileceği ağırlıklı biçimde tahmin ediliyor. Son açıklanan veriler de iyi çıkıyor ve aynı tarihi işaret ediyor.
■ ABD ekonomisindeki toparlanmanın en güçlü ayaklarından biri konut piyasası. 20 kentte konut fiyatlarını ölçen S&P Case-Shiller endeksi mayısta 157 değerine çıktı. Bu değer Ocak 2012'deki 136.85'e göre yüzde 14.7'lik artışı işaret ediyor. Son 5 yılın en yüksek rakamı. Konuttaki toparlanma da 1.5 yıla yaklaşıyor.
■ İşsizlik oranının yüzde 6.5'e inmesi de FED için çok önemli. Krizden kalıcı olarak çıkıldığını varsayacağı oran bu. Son olarak haziranda işsizlik yüzde 7.6'ya geriledi ve tarım dışında 195 bin istihdam yaratıldı. Yarın açıklanacak temmuz ayı verilerinin ise yüzde 7.5 işsizlik ve 184 istihdam artışı olarak çıkması bekleniyor. İstihdamdaki bu gidiş de gayet iyi.
■ Yine dün açıklanan ABD'nin ikinci çeyrek büyümesi yüzde 1.7'ye çıktı. Beklenen yüzde 1 idi. İkinci
çeyrekte beklentinin bir hayli üzerinde büyüme olması piyasaları sevindirmedi, aksine üzdü. Neden belli. Ekonomi ne kadar toparlanırsa tahvil alımlarının azaltılması o oranda kesinleşecek ve öne çekilecek. Piyasaların maması kesilecek. Bu açıdan bakınca Amerika'da işlerin düzelmesi küresel piyasalarla birlikte Türkiye'yi de belli bir süre olumsuz etkiler. Özellikle de yüksek cari açık ve dışarıdan fonlama ihtiyacı nedeniyle.

 

Türkiye borsada da faizde de öncü

Sermaye çıkışlarının yarattığı sonuçlar Merkez Bankası'nın Enflasyon Raporu'nda da ortaya konuldu. Bunlardan biri gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarının yılın ikinci çeyreği itibarıyla 24.5 milyar dolar azalmasıydı. Rakam 2011 sonrasının en büyük sermaye çıkışı. Aynı zamanda yılın birinci çeyreğindeki 43 milyar dolarlık güçlü sermaye girişini izlemesi de bir hayli ilginç. İki çeyrek arasıdaki fark ak ile kara gibi. Geçen yılla bu yıl arasındaki sermaye girişleri yönünden yaşanan farkı ayrıca bitişikteki grafik gayet iyi yansıtıyor.
Yılın ikinci çeyreğindeki sermaye çıkışları daha çok hisse senetlerinden olmuş. Bu da bize haziran ayında BİST'in hızla düşüşünü iyi açıklıyor. Çünkü Borsa İstanbul'un üçte ikisi yabancı hâkimiyetinde. Bu nedenle BİST'te 22 Mayıs sonrası dünyanın en yüksek kayıplarından biri yaşandı.
Yılın ikinci çeyreğinde sermaye çıkışı ve ABD'de 10 yıllık hazine tahvil faizinin artışı sonucu gelişmekte olan ülkelerin faizleri genelde yükseldi. Burada Merkez Bankası'nın hazırladığı tablo
en yüksek piyasa faiz artışının gerçekleştiği ülkenin Türkiye olduğunu gösteriyor. 5 yıl vadeli hazine kâğıdında Türkiye faizi 3.5 puan yakın artarken, 2.5 puanla Endonezya ikinci sırada yer alıyor. Ekonomisindeki düzelme ABD'de faiz artışı ve tahvil alımlarının azaltılması sonucunu doğuruyorsa bu sürecin bize şimdilik yaramadığı açık.

SONUÇ: "Kötü hava, pencereden her zaman olduğundan beter görünür." John Krieran

 

Yukarı