TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

En önemli veride kritik dönüş mü?

Yüksek cari açık ve yüksek enflasyonu dizginlemek için geçen yıl ekonominin frenine bastık. Sağlanan yüzde 2.2'lik büyümenin tamamı ihracattan kaynaklandı. Geçen yılki asıl kazanım ve başarı da, küresel ekonomi yavaş büyürken ve Avrupa resesyon yaşarken, ihracatın yüzde 13 artırılmasıydı. Bunun için yeni pazarlara, Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Asya'ya girildi. Bu sayededir ki, ana pazara yönelik ihracat yüzde 5 azalırken toplam ihracat yüzde 13 artırılabildi. Bunda ilk kez 5.7 milyar dolarlık net altın ihracatının da ciddi katkısı oldu. İhracat ile ekonomi tek ayak üzerinde de olsa yürümeyi başardı.
■ Bu yıl ise daha baştan İran ile ticaret ve ödeme şekli sınırlandırıldığından dolayı altın ihracatından olduk.
■ Ancak bir olumsuzluk daha gündeme geldi. Yeni kazanılan pazarlarda ihracat devam etti ama artış durdu. Avrupa bölgesi henüz büyümeye ve ithalatını artırmaya geçmediği için, ihracatımız her ay giderek hız kesti ve sonunda artış ivmesini kaybetti. TÜİK verilerine göre yılın ilk yarısında ihracatın artış hızı sadece yüzde 1.3, haziran ayında ise yüzde 6 azalmış. 2009 krizi dışında pek görülmüş bir durum değil.
İLK UMUT: İşte dün açıklanan TİM kayıtlarına göre temmuz ayı ihracatının yüzde 17.3'lük artışı bu tıkanıklığı aşma yönünde ilk umut gibi. Gerçi bir aylık artış durumu kurtarmaz. Gelecek aylarda da bu artışın sürmesi gerekir ki, 158 milyar milyar dolarlık yıllık hedef yakalansın. Şunun şurasında 5 ay kalmış ve temmuz sonunda 153 milyar dolarlık yıllık ihracatımız var. Her ay geçen yılki ihracatın
üzerine 1 milyar dolarlık ekstra artış koymamız gerekiyor.
Peki bunun olabilme ihtimali var mı?
■ İhracatın, en büyük pazar Avrupa'da artışı, bu konuda umut veriyor. Temmuzda AB'ye yapılan ihracat yüzde 23 ile genel ortalamanın üzerinde gerçekleşti. Halen ihracatımızın yüzde 42'si bu bölgeye yapılıyor.
■ İkinci umut kapısı da, döviz kurundaki artıştan. Döviz kurları mayıstan itibaren yükselmeye başladı ve asıl haziranda arttı. Yarım dolar ve yarım Euro'dan oluşan döviz sepetinin TL karşısındaki değeri 2.10 civarındayken temmuzda 2.20-2.25 arasına oturdu. Bu da rekabet gücünü artırmış ve ihracatı sıçratmış olabilir. Zaten ihracatçılar da dolarda 1.90, sepet bazında 2.20 civarındaki kuru istiyor.
İhracatın geçen yılın ardından bu yıl da ekonomi için rolü kurtarıcı düzeyde kritik.
Küresel sermaye çıkışına ve yüksek cari açığa karşı Türkiye'nin bu dönemde ihracatını artırmaktan başka çıkış yolu yok.

SONUÇ: "Bir mıh bir nal, bir nal da bir at kurtarır." Türk atasözü

Yukarı