TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Düşerken de çıkarken de, bizim borsa dünyayı hep ikiye katlıyor

Küresel piyasalar bu kadar mı bıçak sırtı gider? Cuma günü ABD temmuz ayı tarım dışı istihdamı 184 bin yerine 162 bin çıktı. Beklenenden 22 bin kişi eksik istihdam yaratıldı diye ABD piyasaları da, küresel piyasalar da sevindi. Veri beklenenden kötü çıkınca eylül ayındaki FED toplantısında tahvil alımlarının tamam mı devam mı edeceği konusu sanki muallakta kaldı. Ya da piyasalar böyle görmek, böyle yorumlamak istedi. Halbuki FED kararını vermiş ve bunun hazırlıklarını yapıyorsa 10-20 bin kişilik istihdama bakmaz. Kaldı ki, tarım dışı istihdam diye bir kriteri yok FED'in, yüzde 6.5 işsizlik oranı var. O da beklenenden daha iyi çıktı ve yüzde 7.4'e düştü.
EYLÜLDE İKİ GELİŞME: Piyasaların verileri yorumlama şekline bakınca sanki ağutos ayında sert hareketler olmayabilir. Zaten tatil ayı da.
■ Bu atmosferi bozacak bir veri, açıklama veya gelişme olmaz ise zaten eylül ayı tufan ayı olmaya aday gibi. Çünkü 18 Eylül'de FED toplantısını yapacak ve parasal genişleme konusunda kararını verecek. Bu kararın etkisi veya gölgesi piyasaların üzerine önceden düşecek.
■ Yine eylül ayında piyasaları bekleyen ikinci kritik gelişme, Almanya'nın seçimi olacak. Seçim sonuçları da önemli ama ondan da önemlisi Avrupa nın siyasi ve ekonomik lider ülkesinin seçimi
geride bırakması. Yeni hükümetin önünde yeni bir icraat döneminin açılması, AB'nin bekleyen yapısal sorunlarına neşter atmayı beraberinde getirebilir. Eğer seçim sonrası yapısal sorunlar ele alınmayacaksa ne zaman alınacak? Sorun yaşandığında mı?
TÜRKİYE'NİN FARKI: Küresel piyasalar için ağustos bir geçiş ayı olacaksa gelişmekte olan piyasalar bu durumda fazla etkilenmeyebilir. Çünkü belli bir düzeltme yaşadılar zaten. Ancak Türkiye piyasalarının durumu biraz daha farklı. Çünkü 22 Mayıs'ta sona eren pozitif dönemin lideriydi Türkiye.
■ Faizi en çok düşen ülkeydi. Lehman'ın battığı Eylül 2008'den Mayıs 2013'e kadar geçen 4.5 yılda Hazine faizi yüzde 27'den yüzde 5'in altına indi.
■ Aynı dönemde borsa 346 puan yükseldi. MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi'ndeki artış ise yüzde 130
düzeyinde kaldı. Türkiye Borsası nasıl ve neden yükseldiği pek belli olayan Venezüella Borsası'nın ardından dünyada en çok getiriyi sağlayan piyasa oldu.
HİKÂYENİN KAYBI: Bu tablo mayıs sonrasında tersine döndüğünde Türkiye piyasalarının ikiye katlama özelliği devam etti. Bitişikte negatif dönemdeki negatif ayrışma görülüyor. MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi 22 Mayıs sonrası yüzde 9.35 değer yitirirken, BİST-100 yüzde 20.73 düştü. Faiz oranlarındaki artış da dünyayı ikiye, hatta üçe katlayacak ölçüde. Faizi en çok artan ülke Türkiye. Bu ayrışma devam da edebilir. Çünkü pozitif dönemin en önünde olan düzeltmede de başı çekebilir. Kaldı ki, Türkiye hikâyesini kaybetti. Yeni bir hikâyeyi bulduğu zaman da, ayrışma yeniden pozitife dönebilir.

SONUÇ: "Yolunu kaybetmektense iki kez sor." Danimarka Atasözü

 

TL DEĞER KAYBINDA 6. SIRADA

22 Mayıs öncesindeki 4.5 yılda Türkiye hisse senetleri en çok kazandıran, faizi en çok düşen piyasaydı. 22 mayıs sonrasında ise tersi gelişmeler yaşanıyor. Borsa yıl başına göre getiride 49. sıraya indi, TL de değer kaybında sondan 6. sırada yer alıyor.

 

Yukarı