TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Nitekim iyi havaların kötü maliyetini de gördük

Haziran ayı sanayi üretimi beklentilerin üzerinde geldi. Geçen yılın haziran ayında yüzde 2.1 olan takvim etkisinden arındırılmış rakam bu yılın haziranında yüzde 4.2'ye yükseldi. Yılın ilk yarısında ise tablo bunun tersine dönmüş. Geçen yılın ilk yarısında sanayi üretimi yüzde 3.3, bu yıl yüzde 2.7 arttı.
Haziran ayındaki hızlanmaya karşılık ilk yarı sonuçları geçen yılın aynı dönemine oranla daha düşük.
Ancak bunun büyümeye dönüşmesi daha farklı olabilir. Çünkü geçen yıl iç tüketim artışı yoktu, bu nedenle sanayi büyümesine çok yakın bir milli gelir artışı ortaya çıktı. 2012'de sanayi üretimi yüzde
2.0 olurken, büyüme yüzde 2.2 gerçekleşti. Bu yılın ilk çeyrek sanayi üretimi yüzde 2.2 iken, büyüme
yüzde 3'e yükseldi. Sanayi üretiminin üçte bir üzerine çıkabilen büyümeyle karşı karşıyayız. Buradan hareketle yüzde 3.2'lik ikinci çeyrek sanayi üretim artışının yüzde 4 civarında bir büyümeyi yaratmasını bekleyebiliriz.
ZORLUK-KOLAYLIK: Büyüme açısından yılın geri kalanında işimiz bir yandan zor bir yandan kolay. Kolay kısmı baz etkisinden geliyor. Geçen yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 1.6 ve son çeyreğinde yüzde 1.4 olan büyümenin üzerine bu yıl artış sağlamak kolaylaşacak. Buna karşılık FED'in parasal genişlemeyi azaltmaya yönelik başlattığı süreç tüm gelişmekte olan piyasalardan ve Türkiye'den sermaye çıkışına yol açıyor. Bu durum piyasalarda dalgalanma yaratarak, kuru ve faizi artırarak, beklentileri ve kararları etkiliyor, ekonomileri zayıflatıyor.
Bu iki faktörün çarpışmasından geriye net bazda ne kalacağını birazda dış gelişmelerin yanı sıra Türkiye'de ekonominin nasıl yönetildiği belirleyecek.
İYİ HAVANIN ETKİSİ: Ama bunun yanında bir de hava koşullarının etkisi var. Kışın ılık geçti, ısınma ihtiyacı azdı ve daha az enerji tükettik. Yazın da mevsim koşullarının altında seyreden sıcaklardan dolayı daha az klima ve serinleme ihtiyacı çıktı ortaya. Bu da elektrik tüketimini düşürdü. Bu durum ithalatta yılın ilk yarısında 2.5 milyar dolarlık daha az ithalata yol açtı. Ama aynı zamanda yılın ilk yarısında büyümenin aleyhine çalıştı, enerji üretimini, elektrik gaz üretimini azalttı.
Yılın ilk yarısı itibarıyla toplam sanayi üretimlerini karşılaştırınca 2012'deki yüzde 3.3 artışa karşı bu yıl yüzde 2.7'lik artış var. Enerji ve madenciliği dışlayan imalat sanayi üretimine baktığımızda tam tersi çıkıyor. Yılın ilk yarısında imalat sanayii yüzde 3.7 artarken geçen yıl bu rakam yüzde 2.6 idi. Çünkü madencilik geçen yıl yüzde3.2 büyürken bu yıl yüzde 2.4 daraldı, enerji üretimi de yüzde 8.2 artıştan yüzde 1.8 azalmaya indi. Hava koşullarından dolayı tüketilmeyeceği için elektriği üretmenin, doğalgazı elektriğe dönüştürmenin anlamı kalmadı. Toplam sanayi üretimi içinde iki ana sektörün payı yüzde20'ye yaklaşıyor.
GÖRÜNENDEN İYİ: Yoksa imalat sanayiinin alt sektörlerinde durum geçen yıla göre belirgin şekilde iyileşiyor. Hava muhalefetini de dikkate alınca düzelmenin gerçekte rakamlardan daha iyi olduğu sonucuna varabiliriz.

SONUÇ: "Talihsizlik sırasında bile, talih açık bir kapı bırakır." Cervantes

Yukarı