TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Ne kadar kur istikrarı o kadar fiyat istikrarı

Piyasalar kavurucu bir yaz ayından sonra zor bir sonbahara adım atıyor. Şimdilik eylül pozitif başladı ama devamında volatilite yüksek olacak gibi. Çünkü hem küresel hem yerel piyasaları etkileyecek yoğun bir gündem var. Ana eğilim yatay, yükseliş veya düşüş yönünde olsa da, piyasalar bir iniş bir çıkışlı testere ağzı seyrini yaşamaya aday.
ALTIN, DÖVİZDE YÜKSEK KAZANÇ: Dünkü ağustos ayı enflasyon rakamları beklenen gibi açıklandı ve aylık yüzde 0.10 düştü. Yıllık enflasyon yüzde 8.88'den yüzde 8.17'ye indi. Merkez Bankası tahminini tutturdu, eli kısmen rahatladı ve zaman kazandı. Tasarruf sahipleri de aylar sonra rahat bir nefes aldı. Hisse senetleri ve buna dayalı fonlar hariç yatırım araçlarının performansı pozitife döndü. Hatta altında yüzde 10'a varan son yılların en yüksek aylık getirişi elde edildi. Döviz kurlarının artışı
enflasyondan arındırıldığında aylık yüzde 5 ve 8 aylık yüzde 10 gibi net getiriler sağladı.
FAİZ İLK KEZ POZİTİF: Enflasyonun düşüşe geçmesinin ve eksi çıkmasının belki de en büyük yararı faiz tarafında ortaya çıktı. Faizli enstrümanlar yarım puandan fazla reel bir aylık getiriyi yakaladı. Bunda hem faiz oranlarının yükselmesinin hem de enflasyonun negatif çıkmasının etkisi var. Ama ne olursa olsun uzun zamandan beri tasarruf sahiplerinin hem döviz ve altından hem de faizden yana yüzü böyle gülmemişti.
BAZ ETKİSİ DEVREDE: Ayrıca enflasyonun eylül ve ekim aylarında da düşmesi beklenebilir. Çünkü yüksek baz etkisi devreye girecek. Eylülde yüzde 1.03 ve ekimde yüzde 1.96 gibi yüksek rakamlar endeksten çıkacak. Yerlerine daha düşük rakamlar girdiğinde yıllık enflasyon gerilemesini sürdürecek. Tabii ki kurda ciddi bir sıçrama olmazsa ve kamu mallarına yüksek oranlı zamlar yapılmazsa. Ben şahsen seçimlerin öncesinde hükümetin yüklü kamusal zamlardan kaçınacağını ve seçim sonrasına
öteleyeceğini düşünüyorum.
KUR RİSKİ: Bu durumda enflasyon konusunda geriye kur riski kalıyor. Döviz kuru ne ölçüde yükselirse ithal malların fiyatı o ölçüde artıyor. Üstelik üretimin içinde çok önemli bir girdi olan enerjinin maliyeti, ithal edilmesinden dolayı kurdan etkileniyor. Bu açıdan bakarsak temmuz ayında enflasyonun yüzde 0.31 çıkmasında en büyük pay ulaştırma sektörünündü. Bu sektör yüzde 2.28
artışla en yüksek enflasyona sahipti. Ağustos ayında enflasyon negatif çıktı ama yine en büyük etki yüzde 0.70'lik artışla ulaştırmadan.
DIŞ KONJONKTÜRE BAĞLILIK: Kurda da sadece Türkiye'nin borusu ötmüyor. Sermaye hareketleri serbest olduğundan yabancıların vereceği kararlar da etkili oluyor. Sermaye çıkışlarında kur yükselir, sermaye girişlerinde ise TL değerlenebilir. Yani kurun seviyesi ve istikrarı küresel konjonktüre ve istikrara bağlı. Dolayısıyla enflasyonun kaderi de bir ölçüde küresel konjonktüre bağlı.
İŞE NEREDEN BAŞLAMALI: Fiyat istikrarında kur çok önemli. Ama kurun istikrarında fiyat istikrarının önemi bu dönemde azaldı, daha çok sermaye hareketleri öne geçti. Bu da bizi istikrar için sermaye çıkışlarının azaltılması, hatta sermaye girişlerinin artırılması gerektiği sonucuna götürüyor. İçinde bulunduğumuz küresel konjonktürde bu çok zor ama imkânsız da değil.

SONUÇ: "Geçmiş için şapkamızı çıkaralım ama gelecek için ceketimizi." Amerikan sözü

 

 

Yukarı