TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Tırmanış buraya kadar mı?

Söz konusu olan ekte görülen ABD 10 yıllık hazine faizindeki hızlı tırmanma. 25 Temmuz 2012'de yüzde 1.38 ile tarihi dip seviyeyi gören ve yıl sonuna doğru parasal genişlemenin sona erdirilme tartışmaları ile yukarı dönen faizler mayıs başından itibaren tırmanışa geçti. Yüzde 1.6140'tan başlayan tırmanış 22 Mayıs'ta FED Başkanı Bernanke'nin çıkış programını ilk kez net bir şekilde dillendirmesiyle sürdü. 4 ay boyunca da ABD 10 yıllıkları zikzaklar çizerek ama sert bir şekilde yükseldi ve 5 Eylül itibarıyla yüzde 3'ün üzerine çıktı. 4 ayda faiz kendini katladı, yüzde 1.61'den 3'e ulaştı.
NE KADARI FİYATLANDI: Çıkışın temel nedeni parasal genişlemenin azaltılmaya başlanacağı. Bu konuda 18 Eylül önemli bir tarih. Beklenen FED'in bu toplantısında genişlemeden ne kadar kesinti yapılacağının açıklanması. Aylık 85 milyar dolarlık tahvil alımı yoluyla piyasaya verilen paradan 10 milyar mı yoksa 15 milyar mı kesintiye gidilecek? Bu düzeylerdeki bir rakam fiyatların içine girmiş durumda. Ancak aylık kesinti daha fazla olursa durumu değiştirebilir.
Bir de FED'in tahvil alımının azaltılmasının ne zaman tamamlanacağı önemli. 2014 sonunda bitirilmesi fiyatlandı gibi. Ayın 18'inde tamamlanma işinin daha uzaması piyasaları pozitif, kısaltılması ise negatif etkileyebilir.
FED PİYASAYI BOZAR MI: Ama 22 Mayıs'tan bu yana piyasaların ayarının iyice bozulduğu, bunu FED'in daha fazla bozmak istemeyeceği de düşünülebilir. Eğer bu dikkate alınırsa 18 Eylül'de piyasaların yaptığı fiyatlamalar civarına denk düşen bir karar çıkması daha yüksek olasılık gibi.
18 Eylül FED kararı piyasalarda kayda değer bir bozulma yaratmayacaksa ABD 10 yıllıklarındaki tırmanışın da buralarda durması, hatta bunun bir düzeltmesinin yaşanması da beklenebilir. Hem 10 yıllıklarda yüzde 3'e çok kısa zamanda gelinmesi ve dinlenme ihtiyacı, hem de buranın önemli bir psikolojik sınır olması ve FED'in kararının yaklaşması, bu beklentiyi destekliyor.
SON ÇEYREK İYİ Mİ: Bu açıdan piyasalar beklentiyi sattı, şimdi gerçekleşmeyle belli bir dinlenme ve satın alma dönemine girebiliriz. Bu dönem de koşullarda olağanüstü bir değişiklik olmazsa yeni yıla kadar uzayabilir. Yılın üçüncü çeyreğinde piyasalarda yaşadığımız kötüleşme son çeyrekte yerini kısmen toparlanmaya, düzeltmeye ve nefeslenmeye bırakabilir.
ABD 10 yıllıkları bu dönemde piyasaların temel yönlendiricisi gibi. Faizdeki artış duracaksa hatta kısmen gevşeyecekse hisse senedi piyasalarında da, gelişmekte olan ülke kurlarında ve sermaye hareketlerinde de bir ölçüde düzelme bekleyebiliriz.
Türkiye diğer gelişmekte olan piyasalarla mı hareket eder, yoksa negatif bir ayrışma eğilimine mi girer, buna daha çok yabancı yatırımcılar ile sonbaharda Ankara'nın atacağı adımlar belirleyecek. işin daha büyük bilinmezi burada.

SONUÇ: "Biraz dikkat büyük kazaları savuşturur." Ahmet Rasim

 

SICAK PARADA 35 MİLYAR DOLARLIK ERİME

Yabancıların Türkiye portföyü üç aydır geriliyor. Gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışının başladığı mayıs sonrasını kapsayan üç ay boyunca sıcak para diye tanımlanan yabancıların hisse senedi, devlet iç borçlanma senedi ile mevduatlarından oluşan finansal yatırım stoku 154.6 milyar dolardan 119.4 milyar dolara indi. 35.2 milyar dolarlık bu azalma sıcak para stokunda yüzde 23 erimeye yol açtı. Tabii ki, stok 35 milyar dolar erirken Türkiye'den 35 milyar dolar çıkmadı. Erimenin büyük kısmı hisse senedi ve tahvil fiyatlarının düşmesinden kaynaklandı. Merkez Bankası'nın izlediği yurtdışı yerleşiklere ait hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi hareketlerine göre, 22 Mayıs'tan ağustos ayının sonuna kadar geçen 13 haftalık dönemde net çıkış 5.2 milyar doları buldu. Anılan dönemde DİBS piyasasından net yabancı çıkışı 3 milyar dolara varırken, hisse senetlerinde 2.2 milyar doları buldu.

 

Finansal servet 1 trilyon lira

Yerlilerin her ay hesapladığımız finansal varlıkları ilk kez 1 trilyon lirayı geçti. Ağustos sonu itibarıyla farklı yatırım araçlarında ve finansal sektörde kayıtlı tutulan finansal varlıkların toplamı 1 trilyon 22 milyar liraya vardı. Bu rakam temmuzda 998 milyar lira, yılbaşında da 930 milyar liraydı. Finansal varlıkların 8 aylık artış oranı da yüzde 10'a vardı. Bitişikte tablodan izlenebileceği gibi, en yüksek oranlı artış yüzde 23 ile katılım hesaplarında, yüzde 20 ile döviz mevduatlarında ve yüzde 1 7 ile bireysel emeklilik fonlarında gerçekleşti. Döviz hesaplarındaki artışın dörtte üçlük kısmı kur artışından kaynaklandı. Hesaplarda döviz bazındaki artış yüzde 5.5 düzeyinde. Bu artışın tamamı ağustos ayında gerçekleşti. Döviz hesapları ağustosta 114 milyar dolardan 119.6 milyar dolara yükseldi. Bu rakam aynı zamanda döviz mevduatında tarihi en yüksek düzeyi ifade ediyor. Zaten ağustos ayında yerlilerin tasarruflarının trilyon doları aşmasında en büyük katkı kur artışından geldi. Hisse senetlerinin değer kaybı yerlilerin tasarruflarını azaltan en önemli faktör.

 

 

Yukarı