TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Merkez pas geçti, asıl söz FED'in

FED'den önce bizim Merkez Bankası faiz kararını verdi ve herhangi bir değişikliğe gitmedi. Zaten beklenmiyordu. Bunun da iki ana nedeni var.
■ Bunlardan biri finansal piyasalarda işler tahminlerin ötesinde iyi gidiyor. Sermaye çıkışları yerini sermaye girişlerine bırakmış durumda. Buna bağlı olarak faizlerde belli bir gevşeme, döviz kurlarında düşüş veya TL'de değerlenme, hisse senetlerinde de yükselme söz konusu. Bu anlamda "Koşan at mahmuzlanmaz" misali, iyi giden bir işi Merkez Bankası'nın fazlaca kurcalamasının bir anlamı yoktu. Öyle de yaptı, ne faiz oranlarını değiştirdi ne de yeni bir karar verdi.
■ TCMB'nin bu toplantıyı pas geçmesinde ikinci ana neden de, bugün ABD Merkez Bankası FED'in tarihi bir karar almasının beklenmesidir. Bu durumda bir karar alınsaydı alınacak bu kararın ömrü çok kısa olabilirdi. TCMB'nin kararı, bugünkü FED toplantısı ve kararının gölgesinde kalabilirdi.
KÜRESEL ETKİ: ABD Merkez Bankası önemli bir karar aşamasında. 5 yıl süreyle krize ilaç olan parasal genişlemenin dozu ayarlanacak. Karar bütün dünyayı ve bizi de etkiliyor. Hatta FED'in bazı kararları TCMB'nin kararının bile önüne geçiyor. Ne de olsa FED ve dünya parası olan doları basıyor. Küreselleşme ve finansal piyasaların bütünleşmesi arttıkça da, dünya sanki tek veya birkaç odaklı merkez bankacılığına doğru gidiyor. Para ve sermaye işleri küreselleştikçe ve liberalleştikçe, merkezileşiyor da. Büyük ekonomilerin ve parası konvertıbl ülkelerin merkez bankalarının attıkları adımlar, aldıkları kararlar piyasalara gittikçe daha fazla yön veriyor. Onların dediği oluyor. Bir yerde onlar küresel para ve sermaye politikalarının kalın ayarını yapıyor, geriye kalan merkez bankaları kendi ekonomilerini buna uyarlayacak ince ayar çekiyorlar. Para ve sermaye piyasaları daha çok küresel kararların etkisinde, daha az yerel kararlarla yön buluyor.
NEDEN FED SÖYLER? İşte bunlardan birine dün ve bugün şahit oluyoruz. Aslında bugün FED'in alacağı kararın etkisi aylar öncesinden başladı. Hatırlarsak 22 Mayıs'ta ilk açıklama yapıldı ve finansal piyasalarda kırılma başladı. Piyasaların yeni duruma ayak uydurması için yaptığı fiyatlama ve pozisyon değiştirme ağustos ayı sonuna kadar sürdü ve üç ayı geçti. Sermaye gelişmekte olan ülkelerden gelişen ülkelere ve daha çok Amerika'ya yöneldi. Gelişen piyasaların para birimleri dolar karşısında değer kaybetti, faiz oranları yükseldi ve borsaları düştü. 3.5 aya yaklaşan bu negatif dönemi, eylül ayı ile birlikte sert sayılabilecek bir düzeltme hareketi izliyor, işlerin iyi gittiği ve gelişmelere asıl yön veren kurumun sözünü bugün söyleyeceği böyle bir dönemde bizim parasal otoritemiz ne desin ki. Ne derse desin, etkisi bir günle sınırlı kalma ihtimali yüksek olurdu.
TARİHLERE İNCE AYAR: Bu açıdan bakıldığında TCMB'nin Para Politikası Kurulu tarihlerinin belirlenmesine ince ayar çekmek gerekiyor. Para Politikası Kurulu, FED'in toplantısından hemen önceye değil, mümkünse hemen sonraya konulursa, hem bu açıkta kalma riski ortadan kaldırılır, hem de alınmış hatta piyasalarca fiyatlanmış kararın üzerine, ülke çıkarlarına uyan yeni bir ince ayar çekilebilir. Mesela bu yıl FED 8, TCMB 12 faiz kararı toplantısı yapıyor. Bunlardan üçü tam bir çakışma gösteriyor. 18 Haziran, 18 Eylül, 17 Aralık tarihli TCMB toplantılarını bir gün sonra FED toplantıları izliyor. Yeni küresel ortamda artık bunun tersine döndürülmesi daha uygun olur.

SONUÇ: "Erken kalkan kuş solucanı yakalayabilir ama peyniri kapan ikinci faredir."Jon Hammond

Yukarı