TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Beni bu havalar mahvetti!

İyi ki bu yıl hava koşulları daha az enerji tüketecek bir seyir izledi. Sert geçmeyen bir kışı ılımlı bir yaz izledi. Kışın doğalgazdan, yazın klima kullanımından tasarruf ettik. Klimalar elektrikle çalışıyor. Elektriğin de yarısı doğalgazla üretiliyor.
Petrol fiyatlarında geçen yıla göre ortalama bir değişme olmazken, Türkiye'nin toplam enerji ithalatı bu yıl 3 milyar dolar azaldı.
HAVADAN 3 MİLYAR $: Bu durumdan herkes kazanırken devlet de dış ticaretten, dolayısıyla cari açıkta daha yüksek bir fatura ödemeden kurtuluyor. Elimizde enerji kullanımının nedenlerini belirleyen bir ölçüm cihazı yok ama benzer büyümenin yaşandığı iki yıldaki temel fark iklim koşullarında. Buradan 3 milyar dolarlık daha düşük bir fatura çıktı karşımıza.
Dün açıklanan ağustos ayı dış ticaret verilerinde ilgi çeken bir kalem buydu. Geçen yılın 8 ayında 39.5 milyar dolarlık petrol ve doğalgaz ithalatı bu yıl 36.5 milyar dolara indi. 3 milyar dolar yüzde 7.5'lik bir azalmaya işaret ediyor.
AB İYİ, AB DIŞI KÖTÜ: İyi ki böyle bir pozitif gelişme ortaya çıktı. Çünkü bu yıl dış ticarette zorlanma yılı. ithalat artarken ihracat düşmeye başladı. Ağustos ayında ihracattaki düşüş yüzde 12.9'a vardı ve bu Eylül 2009'dan sonra en büyük aylık ihracat düşüşü.
İhracatta bu düşüş AB bölgesine ihracatın yüzde 6.8 artmasına rağmen gerçekleşti. Çünkü gelişmekte olan ülkelere yönelik ihracat yüzde 24 azaldı. Yılın 8 aylık döneminde ise AB'ye ihracat yüzde 6.2 artarken diğer ülkelere ihracat yüzde 4.9 azaldı. Toplam ihracat ise yüzde 0.5 düştü.
DURUM NE? Ülke bazında en büyük uhracat kaybı İran, Birleşik Arap (Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Mısır gibi Ortadoğu ülkelerine gerçekleşti, işin içine "İran ve BAE girince akıllara altın ihracatı geliyor. Bu olgu da İsviçre'den ithalatı yüzde 99 artırdı. Dış ticarette sorunlar tek tek gelmiyor.
■ Geçen yıla göre bu yıl iç talep canlandı ve bu ithalatı artırdı.
■ Geçen yıl altın ihraç ederken bu yıl altın ithal ediyoruz.
İhracat pazarlarımızdaki durgunluk da buna eklendi.
Neyse ki AB pazarının kısmen açılması ve hava koşullarından dolayı enerji ithalatının düşmesi, durumu şimdilik kurtarıyor. Yılı 60 milyar dolar veya altında bir cari açıkla kapatabiliriz. Bunun beklenen milli gelire oranı yüzde 7'nin altında kalabilir.



Kısa vadeli borçlar altı ayda % 25 arttı

Dış ticaret açığı dışarıdan sağlanan yabancı kaynakla finanse ediliyor. Bu kaynak içinde krediler, borçlanma araçları, hisse senedi, doğrudan yatırımlar da var. Sonuçta ne kadar cari açık verirseniz dış yükümlülükleriniz o ölçüde artar. Bunun bir bölümü de borç şeklinde olur. Dün aynı zamanda yılın ikinci çeyreğine ait dış borç istatistikleri açıklandı. Türkiye'nin toplam brüt dış borcu 367.3 milyar dolara yükseldi. Bu rakam 2012 sonunda 339 milyar dolardı. 6 aylık artış yüzde 8.3.
Bu artışın içinde kamunun payı 4.5 milyar dolar ve artış oranı yüzde 4.5, özel sektörün payı 24.5 milyar dolar ve artış oranı yüzde 10.7. Kamunun borcu 108.5, özel sektörün borcu 252.3 milyar dolar. Toplam brüt borcun milli gelire oranı da yüzde 42'de ve yüksek değil.
Ancak kısa vadeli borcun artışı daha hızlı. 367 milyar borcun 125.7 milyar doları kısa vadeli. Bu rakam 2012 sonunda 100.9 milyar dolardı. 6 ayda 20.5 milyar dolarla yüzde 24.5 artmış. Son aylarda dövize yönelik talebin veya kur yükselişinin yarattığı stresin kaynağı burada yatıyor olsa gerek.

SONUÇ: "Azat, buzat, cennetten bana bir hasırlık yer uzat." Gaziantep sözü

Yukarı