TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Kur seviyesiyle mücadelenin diğer yüzü

Ağustos ayından sonra dün açıklanan eylül ayı enflasyon rakamları da yıllık bazda düşüşü ifade ediyor. Yıllık enflasyon 2 ayda yüzde 8.88'den bir puanlık azalmayla yüzde 7.88'e indi. Muhtemelen içinde bulunduğumuz ekim ayında bu gerileme devam edecek. Çünkü endeksten çıkacak geçen yılki yüzde 1.96 yüksek bir rakam. Yerine gelecek rakamı daha düşük beklediğimizden, yıllık enflasyon da yüzde 7 civarına gelecek. Kasım ve aralık aylarında ise işimiz zorlaşmaya başlıyor. Çünkü üç ay işimizi kolaylaştıran yüksek baz, bu aylarda düşüyor. Bu da enflasyondaki küçük artışları büyütecek. İyi ihtimalle yılı yüzde 7 civarında bir rakamla tamamlayabiliriz. Bu da yıl sonu için hedeflenen yüzde 5.3 ve Merkez Bankası'nca tahmin edilen yüzde 6.2'nin üzerinde.
Dahası bu rakam gelişmekte olan ülkelerin ortalama enflasyonunun da üzerinde. IMF tahminlerine göre gelişmekte olan ülkelerin ortalama enflasyonu 2013 yılı için yüzde 5.5 bekleniyor.
KUR ARTIŞI ETKİLİ: Enflasyonu yükselten temel neden olarak kur artışı veya TL'nin değer kaybı gösterilebilir. Kurlarda geçtiğimiz aylarda yüzde 15'e kadar varan artışların ithalat yoluyla fiyatlara yansıması eylül ayında iyice hissedildi. Bu nedenle enflasyona en çok katkı yapan da ulaştırma kalemi oldu.
■ Dahası eylül ayında çekirdek enflasyon yüzde 0.67 yükseldi. Bu da yıllık bazda çekirdek enflasyonu yüzde 6.40'tan yüzde 6.96'ya çıkardı. Çekirdek enflasyon ile manşet enflasyon arasındaki fark iyice kapandı. Çekirdek enflasyonun yükselmesi önümüzdeki aylarda enflasyonun dirençli olabileceğine işaret ediyor.
■ Yine üretici fiyatlarındaki artış enflasyondaki kabarmanın kurlardan kaynaklandığını gösteriyor. Eylülde yüzde 0.88'e yükselen üretici fiyatları yıllık bazda yüzde 6.23 arttı. Rakam nisan ayında yıllık yüzde 1.70 gibi düşük bir orana gerilemişti.
Üretici fiyatlarından önümüzdeki dönemde talep koşulları uygun olduğunda tüketici fiyatlarına baskı gelebilir.
MERKEZ HASSAS: Enflasyondaki yükselmenin veya yıllık hedefin üzerinde gerçekleşmesinin temel nedeninin kur artışı olması, Merkez Bankası'nı da kurun seviyesine iyice hassaslaştırıyor. TCMB Başkanı Erdem Başçı geleneklerin de ötesine geçerek, önce dolar kuru için 1.92 seviyesine inebileceğini, ardından sermaye hareketlerinin devam etmesi halinde gelecek yıl içinde dolarda 1.80 düzeyinin dahi görülebileceğini söyledi.
Küresel sermaye hareketlerinin tersine dönmesiyle yükselen kur ve enflasyon aynı zamanda piyasa faiz oranlarını da geçtiğimiz aylarda yukarı çekti. İş sadece bu kadarla kalsa kontrol edilebilir elbette.
ÜÇ ANA NEDEN: Ama önümüzdeki aylarda veya yeni yılda FED bol ve ucuz para dönemini sonlandırmaya kalktığında sermaye çıkışları yeniden başlayabilir.
■ Kurun dış nedenlerle yeniden yükselebileceği böyle bir durumda döviz pozisyon açığı taşıyan özel sektör şirketleri zor duruma düşebilir. Kur zararı yazabilir. Şirket bilançoları bozulabilir.
■ Bilanço bozulmasının nihai sonucu işin faturasının bankalara kalması ve devamında finansal istikrarı bozabilir.
■ Bir başka etki de kur artışı yoluyla fiyat istikrarının bozulması ve daha fazla enflasyon yaratmasıdır. Bu da faiz artışına ve makro ekonomik istikrarsızlığa yol açabilir.
Türbülansın yüksek olduğu bu dönemde Merkez Bankası'nı kur konusunda tahmin yapmaya ve spekülatif beklentileri karmaya, kurda ileriye yönelik bir çapa atmaya işte bu nedenle zorluyor olsa gerek. Türbülansla birlikte kur artışı enflasyonu yeniden gündemin ön sıralarına çıkarttı.

SONUÇ: "Önemli olan elindekiyle ne yaptığındır."Sehirley Lord

Yukarı