TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Şişti mi şişmedi mi?

Benim kanaatim son yıllardaki artışla birlikte İstanbul'da bazı konut projelerinde fiyatların gerçekten yüksek olduğudur. Merkez Bankası'nın 2010 başından beri yayımladığı konut fiyat endekslerinin bir özetini yukarıda çıkardım. Son 3.5 yılın tüketici ve üretici fiyat artışını da verdim. Konut fiyat artışını üretici fiyat artışından arındırdım. Gördüm ki, henüz tam bir şişme yok. Çünkü asıl fiyat yükselmelerinin gerçekleştiği İstanbul'da son 3.5 yıllık gerçek artış, enflasyondan arındırdığımızda yüzde 20. Fiyatlarda balon olup olmadığı kanaatine varmak için soru şu: Hızlı nüfus artışı, yüksek oranlı göç ve hızlı kentleşme karşısında yüzde 20 ekstra fiyat artışı bir balon mudur?
Bir şeye balon diyebilmek için patlaması gerekir. Ekstra yüzde 20 fazlalık bir balonu patlatır mı? İğne sokarsan evet. Yani ekonomi yönetiminde hata yapar ve sert bir ters rüzgâra yakalanırsan, bu rüzgâra karşı da önlem alamazsan, bu olabilir. Sadece konut sektörü değil, ekonominin tümü zarar görür. Bu da konutta balon oluştuğundan değil, rüzgâra karşı önlem alamamaktan, ekonomiyi yönetememekten kaynaklanır. Dolayısıyla yönetim, konut sektörü odaklı bir zarardan kaçınmada da önemli.
Dışarıdan sert rüzgâr eser mi? ABD'den gelen son veriler ve gelişmeler, böyle bir rüzgârın olasılığını azalttı. Bol ve ucuz paraya bağımlılığı artıran bir ortam oluşuyor. Bu da, konut dahil gelişmekte olan ülkelerde ve Türkiye'de varlık fiyatlarını yükseltici etki yapar.
İstanbul'da konut fiyatlarındaki artış ortalama olarak henüz patlama aşamasına gelmemişse, hâlâ alım zamanı mı? Yerine, projesine ve alıcısına göre evet. Peki İstanbul'da konut fiyatları ucuz mu, hayır. Tıpkı Moskova'da olduğu gibi, İstanbul'da da konut fiyatları yüksek veya pahalı. Ama "İstanbul'un taşı toprağı altın" diyen de biziz ve bu konuda asıl karşılaştırılacağı şehir de Moskova zaten.

SONUÇ: "Ucuzdur var bir illeti; pahalıdır var bir hikmeti." Türk atasözü

Yukarı