TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Memeden kesme çok ağlatacak

FED’in eski başkanı Alan Greenspan‘ın ortaya attığı “2008 krizi tekrarlanacak” görüşünü dün irdelemiştik. Biz krizin, 2008 gibi büyük ve derin bir tekrarını beklemediğimizi ama daha farklı aşamaları olabileceğini tahmin ediyoruz.

Böyle tahmin etmemizin önemli bir nedeni, krize yol açacak enerji birikiminin zaten 2008’de patladığını ve ortaya çıktığını düşünmemizdir. Doğanın gereği arka arkaya iki büyük deprem olmuyor. Yani krizin asıl büyük ve en etkili bölümü ilk aşamada gerçekleşti. Aradan geçen 3-5 yılda enerji birikimi olmuştur ama bir büyük patlamaya yol açacak kadar değil. I Ancak krize çare olarak uygulanan “bol para ve düşük faizin” çok önemli yan etkileri olmuştur. Küresel piyasalar suni ve kötü bir denge üzerinde hareket etmektedir. Bu zeminin küçük oynamaları, küresel piyasalarda büyük oynaklıklara yol açmaktadır. Tıpkı yaz aylarında FED’in verdiği likiditeyi azaltmaya hazırlanmasının yarattığı etki gibi. Gelişmekte olan piyasa varlıkları ve emtia fiyatlarında ciddi gerilemeler meydana geldi.

Küresel krizde piyasalar merkez bankalarından beslenerek hayatta kaldı. Şimdi durumları iyileşti, ayağa kalktılar ama tıpkı çocukların anne sütünden kesilmesinde yaşadıkları travmayı andıran durumla karşı karşıyalar. Sürekli ağlıyorlar ve depresyona girmeye eğilimliler. I Çünkü 4-5 yılı bulan bu besleme dönemi alışkanlık yarattı. Dahası yeni ama kötü bir denge ve yapıya yol açtı. Yukarıda bahsettiğimiz bu yapı, çok ucuz ve çok bol para üzerine kurulu. Şimdi paranın miktarı artırılmayacak, ardından sabit tutulacak ve sonra da azaltılma ve faizlerin yükseltilmesi devreye girecek. Bu da piyasaların üzerine oturduğu zeminin daraltılması, yerinden oynatılması demek. Daha zemin yerinden oynatılmadı. Ama oyuncuların yeni duruma uyum sağlamak için yer değiştirmesi zeminin ve piyasaların sallanmasına yetiyor.

Krizden çıkmasına çıkacağız da, işte bu çıkış aşaması çok sancılı olmaya aday. Sancı kriz sırasında kullanılan ilaçtan, krizin şiddetinin bu ilaçla azaltılmasından ve 1929 benzeri büyük depresyona girilmemiş olmasından kaynaklanıyor. Bu aşamada bekleyen tehlike ise uygulama riski. Merkez bankalarının likiditeyi çekmede ve faizi artırmada zamanlama hatasına düşme, piyasaların aşırı korkması ve aşırı tepki vermesi riski bulunuyor.

Bu durumu adı kriz kâhinine çıkan Nouriel Roubini 7 Kasım’da yazdığı yazıda şöyle ifade etti: “Politika yetkilileri, hızlı ekonomik toparlanmayı teşvik etmek amacıyla faiz oranlarını yükseltmekte yavaş davrandıkları takdirde, bütün köpüklerin anasını oluşturarak devasa bir yeni finansal krize ve hızla resesyona girilmesine yol açabileceklerdir. Buna karşılık balonu patlatmak için acele edip faiz oranlarını yükseltirlerse tahvil piyasalarını çökertecek ve toparlanmayı engelleyerek çok daha büyük bir ekonomik ve finansal hasara yol açacaklardır. Bu yüzden politikaları belirleyen yetkililer, lanetlenme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaklardır. Finansal istikrar sağlanmadığı takdirde yetkililer çok kötü bir tercihle karşı karşıya olacaklar: Riskli köpük oluşumlarını önlemek için ekonomik toparlanmayı engellemek mi, yoksa büyümeyi desteklerken yeni bir finansal krizi tetiklemek mi?” Zamanlama ve kullanılacak doz krizden çıkışın kaderini belirleyecek.

Yukarı