TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Bankalar için yumuşak iniş dönemi

Bu hafta içinde BDDK bankacılık sektörünün 9 aylık bilançosunu yayımladı. Dün de Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın sektör hakkında bir basın toplantısı yaptı ve çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Hüseyin Aydın, bankacılık sektörünün çok para kazandığının söylendiğini belirterek, "Hem Borsa İstanbul'da hem de İSO ilk 500'de sermaye getirişi ile bizim sermaye getirimizin aynı olduğunu görüyoruz. Bankacılıkta, koyulan sermaye karşılığında ne kadar kâr elde edilmiştir, bakılması gereken budur" dedi.
Küresel risklerin yüksek, likidite ve sermayenin oynak, ulusal paraların değerinin baskı altında olduğu bir dönemde bankaların da ihtiyatlı davranması gerektiğini belirten Hüseyin Aydın, şunları söyledi: "Bankacılıkta risklerin daha iyi yönetilmesine ilişkin alınacak önlemler finansal istikrara katkı sağlar. Herkesin büyümesi lazım, bizim de büyümemiz lazım. Büyümek için krediye ihtiyaç var, kredi için de daha fazla öz kaynağa ihtiyacımız var, daha fazla özkaynak için de para kazanmak gerekir. Biz para kazandığımızda bunu öz kaynağa koyuyoruz, onu krediye dönüştürüyoruz, o büyüme ve istihdam oluyor.
Sermaye yeterlilik rasyomuz yüksek ama aktifte risk ağırlıklı varlıklarımız her gün artıyor. Hazine'ye borç vermekten ziyade, reel sektörü finanse etmeye başladığımız zaman sermaye yeterliliğimiz hızla aşağıya doğru gidiyor. Onun için sermaye yeterliliğimizi aşağıya çeken düzenlemelerin yapılmamasını arzu ediyoruz. Aynı şekilde öz kaynak getirimizin, sermaye getirimizin aşağı çekilmemesi için de ek yüklerin getirilmemesini talep ediyoruz."
Hüseyin Aydın konuşmasının bir aşamasında sektör adına da özeleştiri yapmaktan çekinmedi: "Kendimizi de eleştirmemiz gerekiyor. Bizim hakkımızda söylenenleri haklı çıkartacak bazı uygulamalarımız var. Gerçekçi olmamız lazım. Elbette faiz alacağız. Ama bunların gerçekçi, makul ve bir temele dayanması lazım."
SEKTÖR BİLANÇOSU: Bankalar Birliği Başkanı'nın sözlerine BDDK'nın verilerini eklersek sektörün bilançosu daha netleşir.
■ Yılın 9 aylık döneminde mevduatlar 131 milyar, krediler 196 milyar arttı. Artış mevduatta yüzde 1 7, kredilerde yüzde 26. Demek ki bankalar dışarıdan borçlanarak da bu kredileri kullandırmışlar.
■ Geçen yılın tümündeki 23.5 milyar liralık kâra karşılık bu yılın 9 ayında 19.8 milyar liralık kâra ulaşıldı. Özkaynak yüzde 3.8 ile çok sınırlı arttı ve 189 milyar lira oldu.
■ Kredilerin mevduata oranı ise yüzde 113 gibi tarihi en yüksek düzeyine çıktı. Yılbaşında bu oran yüzde 106 idi.
■ Bu aşamadan sonra bankaların kredi hacmini artırabilmelerinin iki yolu var. Ya mevduatları ya da dış borçlanmaları artıracaklar. Konjonktür borç artışı için pek müsait değil. İçeride de faiz oranları ve tasarruf düzeyleri mevduat artışına pek elvermiyor.
Kısaca sektör büyümenin de, kâr etmenin de, kredi vermenin de doruk noktalarına çıkmış durumda. Bundan sonrası yumuşak da olsa iniş dönemi. Bunun ne zamana kadar süreceğini ise hükümetin ekonomiyi canlandırmaya karar verip bunun gereğini yapması, ayrıca dışarıdan borçlanma olanaklarının yeniden açılması belirleyecek.

SONUÇ: "Her etkiye karşılık her zaman eşdeğer bir tepki vardır." Sir İsaac Newton

Yukarı