TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

2007'nin yaşanma ihtimali yerlileri dövize mi yöneltiyor?

Son dört ayda yerleşiklerin döviz mevduatı yüzde 15 oranında arttı. Kur çıkarken döviz satan yerlilerin tutum değiştirmesinde, 2013'te başlayan türbülansın 2014'te cumhurbaşkanlığı seçimi ve ekonomi yönetiminin değişme ihtimaliyle çakışması etkili olabilir. Sütten ağzı yananın, ayranı üfleyerek içmesi gibi

2001 sonrasında kurun her büyük yükselişinde Türkiye'de yerleşikler satışa geçti. İşler durulduğunda da alım yaptılar. 2008 krizinde de döviz mevduatı 108 milyar dolardan 83 milyar dolara kadar düştü, yerlilerin satışı 25 milyar doları buldu. Bu satışın etkisiyle TL'nin değer kaybı sınırlandı. Yerlilerin, yabancıların tersine hareket etmesi piyasayı dengeledi ve kurda oynaklığı azalttı.
TUTUM DEĞİŞTİ: Döviz piyasasındaki bu davranış yıl ortasından itibaren terk edildi. Temmuz ve ağustos aylarını da dikkate alınca yabancılar genelde satıp çıkmak istiyor, dolar ve Euro yükseliyor. Geçen hafta da döviz sepetinin değeri 2.41 ile ikinci en yüksek düzeyine ulaştı. Kurun bu yükselişi, döviz piyasasında yerli tarafın tutum değiştirmesinden kaynaklanıyor. Bu durumu yerleşiklerin döviz hesaplarından izlemek mümkün.
■ Döviz mevduatları nisan sonunda 115.6 milyar dolardan 5 Temmuz'da biten haftada 106.8 milyar dolara indi. İki ayda 8.8 milyar dolarlık yüzde 7.6'ya varan azalma geçmiş davranışlarla uyumlu. Mayısta ve haziranda Türkiye'den sermaye çıktığı, kur yükseldiği için yerliler dövizde atışa geçmiş, Gezi mezi dinlememiş.
■ Ancak temmuzdan itibaren yerliler normal davranış kalıplarının dışına taştı. 5 Temmuz - 8 Kasım arasındaki 4 aylık dönemde döviz hesapları 15.7 milyar dolar arttı ve 106.8 milyar dolardan
122.6 milyar dolara yükseldi. Artış oranı yüzde 14.7. Hiç de fena değil. Dışarıdan sermaye gelse de gelmese de yerliler döviz hesaplarını artırdı.

DEĞİŞİKLİĞE 3 NEDEN: Görünürde bunun üç ana nedeni olabilir.
■ FED parasal genişlemeyi azaltma yönünde ilk açıklamasını 22 Mayıs'ta yaptı. 19 Haziran'daki toplantısında da tekrarladı. Önümüzdeki aylarda ve yıllarda dolar likiditesinin gelişmekte olan ülkelerden çekileceği ve bu nedenle yeni bir türbülans yaşanabileceği beklentisi iyice yerleşti.
■ Türkiye'de reel sektör şirketlerinin yüklü dış borcu bulunuyor. Bir yıl içinde ödenmesi gereken borç 163 milyar dolar. Bu yükümlülüklerini karşılamak isteyenlerin ve dövizde açık pozisyonu olanların alımları, net bazda yabancı girişlerinin pozitif olduğu dönemlerde de kurun yükselmesini sağladı. Nitekim son dört ayda şirketlerin döviz hesaplarındaki artış ortalamanın üzerine çıktı ve yüzde 18.3'ü buldu.
■ Üçüncü neden ise siyasi. 2014 yılında en az iki seçim yapılacak ve bunlardan biri cumhurbaşkanlığı seçimi. Her cumhurbaşkanlığı seçimi Türkiye için zorlu geçti.
2006'DA NE OLDU: 2006 yılı ortasına gelirken dış piyasalardan kaynaklanan bir türbülans içeride bazı gelişmelerle birleşerek çok daha etkili olmuştu. Dolar, TL'nin karşısında yüzde 35'e kadar yükselmiş, yerlilerin döviz hesapları satıştan dolayı 60.3 milyar dolara kadar inmişti. Ancak türbülansın yatışmasıyla 2006 yılında döviz hesapları 102.4 milyar dolara yükseldi. 2007'de ise çok zorlu bir cumhurbaşkanı seçimi yaşanırken, genel seçimler de öne çekilmek durumunda kalındı. Nitekim küresel kriz de 2007 ortası gibi uç verdi. 2006'da döviz mevduatlarının yüzde 40 artmasında, yıl ortasında yaşanan türbülansın daha büyük ölçeklisinin gelecek dönemde tekrarlanabileceği ve cumhurbaşkanlığı seçiminin riskleri etkili olmuştu. Şimdi de dış konjonktür etkisi yanında 2014'te cumhurbaşkanlığı seçimi ve ekonomi yönetiminin değişmesi gündemde. Sütten ağzı yananın ayranı üfleyerek içmesi, gibi.

SONUÇ: "Kurnaz bir tavşan mağarasına üç kapı açar."Çin atasözü

 

Yukarı