TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Sıkılaştırmaya devam

Piyasalar normalde Merkez Bankası'nın bu toplantısından kayda değer bir değişiklik beklemiyordu. Ama oldu. Banka politika faizi, faiz bandının alt ve üst limitleri de dahil olmak üzere kısa vadeli faiz oranlarında herhangi bir değişikliğe gitmedi. Epeyce karışık politika araçları içinden birini seçerek, bankalara bir aylık repoyla kullandırdığı imkânı iptal etti. Bunun faizi her cuma yapılan ihalelerle belirleniyordu. Son faizi yüzde 7.4 civarında oluşan bir aylık reporlarla sisteme verilen para miktarı ise 16 milyar lira kadar. Şimdi bu para faiz koridorunun üst bandı olan gecelik vadenin yüzde 7.75'ten olan faiziyle verilecek.
Piyasa yapıcı bankalara gecelik vadede kullandırılan yüzde 6.75'lik fonlama ise sürecek. Bu imkân 20 milyar lira kadar. Yine yüzde 4.5 politika faizinden 10 milyar lira da haftalık repo ile para verilecek. Bir aylık fonlamanın maliyeti yüzde 7.40 yerine yüzde 7.75 olacak. Bankaların Merkez'den kullandığı likiditenin yaklaşık üçte birinin maliyetindeki artış, toplamı da hafifçe yukarı çekecek. Bunun da 10 baz puana yakın artırdığı hesaplanıyor.
Ama daha da önemlisi ileriye yönelik verdiği sinyal etkisi. Merkez Bankası açıklamasında son aylarda yaşanan döviz kuru oynaklığına bağlı yükselmeyle "enflasyonun bir süre daha hedefin üzerinde seyredeceği" tahmininde bulundu ve sıkılaştırma kararını buna bağladı. Bu durumda ilerleyen aylarda enflasyonda düşüş meydana gelmezse para politikasında gevşeme de olmayacak ve belki sıkılaştırmanın devamı bile gelecek.
Çünkü vurgu yapılan kurun artışı sonucu enflasyonun yükselmesi. Kurun yükselmesi ise daha çok FED'in atacağı adımlara ve sermaye hareketlerine bağlı. Kaldı ki, içeride enflasyonun düşeceği konusunda beklentiler Merkez Bankası'nın tahminlerinin üstünde. Kur ve enflasyona bağlı sıkılaştırma yapılacaksa bu pilav daha çok su çekebilir. Madalyonun ilk yüzü oldukça karışık.


Kur ve faiz korkusuna çare

Peki bu karışıklık içinde tasarruf sahipleri açısından en ideal karar ne olabilir? Bunun en kestirme yanıtını son iki günde yapılan Hazine borçlanma ihalelerinde bankalar, piyasalar ve para sahipleri verdi. Bu ihalelerde asıl sürpriz değişken faizli ve enflasyona endeksli tahvillere gelen yüksek talepti. 2020 itfalı değişken faizli kâğıda ortalama 96.888 fiyat beklenirken ihalede 98.183 çıktı. Alıcılar daha düşük bir getiriye razı oldular. Enflasyona endeksli ihalede ise yıllık faiz yüzde 2.60 oldu. Gelen 25 milyar liralık tekliften sadece 2.4 milyarlık bölümüne satış yapıldı.
Değişken faizli tahviller piyasada oluşacak faizlere endeksli getiri sunuyor. Enflasyona endeksli tahviller de, enflasyonun üzerinde reel bir kazanç sağlıyor. Bu kâğıtların alıcısı yerliler. İlginin yüksekliği de ileriye yönelik belirsizlikten olsa gerek. Kâğıtlardan biri enflasyona, dolaylı biçimde dövize karşı veya devalüasyona karşı koruma sağlıyor, diğeri de faiz artışlarına karşı. İkisine de ilgi yüksek. Hangisinden veya her ikisinden de korku varsa, çaresi de var.

SONUÇ: "Sorun çözümü görmemekte değil, sorunu görmemekte." Chesterton

Yukarı