TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Savunmada kal, depremin geçmesini bekle

Finansal piyasalar yılı yüksek bir tansiyonla bitiriyor. Yıl sonuna doğru etki çok büyük ölçüde siyasi tansiyonun yükselmesinden. Mesela geçen hafta sonuna göre gelişmekte olan piyasalar ve gelişmiş piyasalar yüzde 0.67 yukarı giderken Türkiye borsası yüzde 4.7 geriledi. Yani dışarısı iyi ama biz iyi değiliz.
■ Faizler yaklaşık iki katına çıktı. Mayısta yüzde 4.58'e kadar inen Hazine faizleri yüzde 9.5'e çıktı. Bu yükselişi ile hem düzeltmesini yaptı hem enflasyon ve dışarıda faiz yükselmesini fiyatladı. Faizlerin yükselmesi yatırımları yavaşlatacak, iç tüketimi ve büyümeyi sınırlayacak.
■ Dolar 2.10 seviyesini görerek yeni bir rekor kırdı. Sepet döviz kuru da 2.50'ye dayandı. Dövizin dünkü yükselmesi tamamen siyasetten. Yoksa bir önceki gün kur, Merkez Bankası'nın 40 günde en az 6 milyar dolarlık döviz satacağı açıklamasıyla gerilemişti. Dünkü yükselmenin henüz yeni açıklanan güçlü müdahaleye rağmen gerçekleşmesi, ciddi bir olumsuzluk kaynağı. Ama bunun için yapılabilecek fazla bir şey yok. Tansiyonun yatışmasını beklemek gerekecek. Kurun yıl başına göre sepet bazında yüzde 20 artışının ekonomik hayata belli bir etkisi olacak. Bu artış ihracatçıya yarar, ithalatı caydırırken aynı zamanda ithal malların fiyatlarını artırarak enflasyon yaratabilir. Büyümeyi düşürür ve şirket bilançolarını da bozar. Bu açıdan kurun daha da yükselmesi bir yana, mevcut 2.5 düzeyini koruması bile, başlı başına bir olumsuzluk kaynağı.
■ Borsa gelişmelere en sert tepki veren piyasa. 16 Aralık değerlerini baz alınca, 10 günde dolar bazında yüzde 20 geriledi. Dün itibarıyla 64.854 puana kadar düşen endeksin dolar bazlı değeri 3.08 sente indi. Borsanın 22 Mayıs'ta tepe noktası 5.10 sente göre ise kaybı yüzde 40'a vardı. Bu kayıp da oldukça yüksek ve bir düzeltme hareketinin ötesine geçti.
Finansal varlık fiyatlarının ülke yönetiminden bağımsız olması zor. Şu anda yaşanan da ciddi bir sarsıntı. Böyle bir ortamda sağlıklı düşünmek ve karar vermek de o derece güç. Aynı zamanda da riskli. Belki de en uygun davranış savunmacı bir pozisyonda kalmak ve sarsıntının geçmesini beklemek.
Bütün bu fiyat hareketleri finansal servetleri eritir ve ekonomiye zarar verirken tek pozitif sonucu ise önümüzdeki çalkantılı döneme uyum sağlanarak girilmesini gösterebiliriz.

SONUÇ: "Alçakta olan kimse düşmekten korkmaz." Aristo

Yukarı