TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Yerlilerin serveti yarım trilyon $ en hızlı artış faizsiz bankacılıkta

Merkez Bankası'nın açıklanan son haftalık verileri ile 2013 sonu için hem yerlilerin finansal varlık bilançosu hem de yabancıların portföy yatırım stokları ortaya çıktı. En belirgin gelişme ise yerlilerin tasarruf artışının yavaşlamasında. Buna karşın yabancılarda, gelişmekte olan ülkelerden ve Türkiye'den yavaş da olsa çekiliyor. Bu eğilimin devam etmesi halinde, piyasaların likiditesi biraz daha azalacak ve finansal sistemin reel ekonomiyi fonlaması zorlaşacak. Sonuç yine büyümenin tırpanlanmasına gelip dayanacak.
Yerlilerin 2007'den bu yana tasarruf eğilimi veya finansal varlıkları yıllar itibarıyla bitişikte yer alıyor. Yıllarca izleyip yayımladığımız rakamlar, yan yana konunca bazı önemli ipuçları da veriyor.
■ 2013 yılında en yüksek artış yüzde 34 ile döviz hesaplarının TL karşılığında meydana geldi. Ancak dolar bazında döviz hesaplarının artışı yüzde 10 gibi sınırlı düzeyde kaldı, geriye kalanı ise kur artışından kaynaklanan bir büyüme. Tasarruf araçları içinde geçen yıl en çok ve tek kazandıran yatırım aracı dövizdi.
■ 2013 yılında servetler veya finansal varlıklar en hızlı şekilde faizsiz bankacılık diye bilinen katılım hesapları yoluyla büyüdü. Katılım hesapları yüzde 32 artarak 56.5 milyar liralık büyüklüğe ulaştı. Sadece 201 3 değil geçmiş yıllarda da katılım hesapları yüksek büyüme kaydetti. Örneğin 2007'ye göre finansal servet karşılaştırması yapıldığında katılım hesapları büyümesi yüzde 630 artışla en öne çıkıyor. Bu hesaplar 7.7 milyardan 56.5 milyarlık büyüklüğe ulaştı.
■ Katılım hesaplarındaki büyüme gayet yüksek ki, geçen yıl yüzde 25 devlet katkısı verilmeye başlanan bireysel emeklilik sistemini (BES) bile geride bıraktı. BES'ler yoluyla tasarruf artışı geçen yıl yüzde 29 oldu. Aynı durum 2007 ile karşılaştırmada da söz konusu. BES son altı yılda yüzde 475 büyümeyle katılım hesaplarının ardından ikinci en çok artış kaydeden yatırım veya tasarruf enstrümanı.
■ Bu iki enstrümanın dışında geçen yıl TL mevduatların yüzde 14.6 büyümesi de kayda değer. Ancak son altı yıldaki TL mevduat artışı yüzde 146 ile vasat. Yatırım fonları, hisse senetleri ve bono-tahvil ise pay kaybeden tasarruf araçları.
■ 2013'te yüzde 18'e varan TL'nin kaybı yerlilerin toplamda finansal varlığını büyütmesini önledi. Hatta yerlilere ait toplam finansal varlıkların dolar bazındaki karşılığı 17 milyar dolar azaldı ve 502 milyar dolara indi. Yani Türkiye'de yaşayanların finansal sistemdeki servetleri yarım trilyon dolar.
■ TL'nin değer kaybettiği 2008 ve 2011 yıllarında da yerlilerin finansal varlıklarında azalmalar meydana gelmişti. Bitişikteki tablodan izlenebileceği gibi, 2008'de finansal varlıkların milli gelire oranı 20 puan gerilemeyle yüzde 47'ye, 2011'de de 10 puanlık düşüşle yüzde 55'e indi. 201 3 yılındaki kayıp ise yaklaşık 5 puan civarında çıkabilir.
■ Büyük çoğunluk TL ile kazanıp TL ile harcıyor ve aynı para ile tasarruf edip finansal sistemde değerlendirme yoluna gidiyor. Bu açıdan ulusal paranın değer kaybı yaşadığı dönemler ciddi servet kayıpları oluşuyor. Yerli para değerlenmeden yerliler para kazanamıyor, para kaybediyor.

SONUÇ: "Suyun değerini kuyu kuruduğu zaman anlarız." Benjamin Franklin

 

 

 

Sıcak para stoku geçen yıl beşte bir düzeyinde eridi

Not artışı ve FED'in 22 Mayıs'taki parasal genişleme politikasını tersine çevirmeye hazırlandığını açıklamasına kadar sıcak para Türkiye'ye gelmeye devam ediyordu. Küresel sermaye hareketlerinden en çok yararlanan ülke olarak, bu yeni süreçten de en çok yarayı alan ekonomi olduk. Finansal piyasalardaki pozitif ayrışma negatif ayrışmaya döndü. Açıklamanın ardından Gezi olayları ve yılın son ayındaki gelişmeler de sıcak parayı iten faktörlerdi. Sonuçta 2012 yılında 38 milyar dolara varan sıcak para girişi, 2013 yılında bunun yarısı düzeyine 17 milyar dolara indi. Hazine bonosu ve hisse senedi değerlerinin gerilemesiyle de sıcak para stokundaki toplam erime 31.4 milyar dolara vardı. 2012'de 152.7 milyar dolar olan stok sıcak para 2013 sonunda 121.3 milyar dolara indi. Bir yıllık gerileme yüzde 20.6 veya beşte bir düzeyinde. Erime hisse senetlerinde 23.8, devlet iç borçlanma senetlerinde 10.4 milyar dolar kadar oldu.

 

Yukarı