TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Dolar çıkıyor da nereye kadar

Merkez Bankası geçen hafta tarihindeki en büyük doğrudan satış müdahalesini yapmasına rağmen döviz talebini durduramadı. Bu, dövize yaygın bir talep olduğuna, kurun şimdiye kadar patlayacak büyüklükte bir gaz biriktirdiğine işaret ediyor. Patlama anı da, gelişmekte olan ülkelere sermaye akımlarının zayıfladığı, cari açığın milli gelirin yüzde 7.5'ine vardığı ve siyasi istikrarsızlığın arttığı bir döneme denk geliyor. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan Davos'ta dövizdeki oynaklığı değerlendirirken "Kurda o hareket olmazsa bilin ki ekonomide bir başka yerde çok daha kalıcı, çok daha büyük bir hasar gelişebilir" dedi. Bu durumda sorunların gelip vurduğu yer kur oluyor.
Kur yükselişinin devalüasyon boyutuna varmasına ise az kaldı. TL'nin dolar karşısındaki kaybı mayıs ayına göre yüzde 23.6'ya vardı. Ya riskleri azaltma yoluyla ya da faizleri artırarak buradan geri dönüş sağlamak veya TL'nin değer kaybını azaltmak mümkün. Buna bir örnek 2006 yılı dalgalanması. Orada artırılan faizlerle TL'nin değer kaybı yüzde 25.4 düzeyinde kesildi ve geri alındı. Şimdi de aynı önlemin alınması benzer sonuçlar doğurabilir. Ama bunun tercihini Merkez Bankası, ekonomi yetkilileri ve hükümet yapacak. Şimdiye kadar bu seçeneğe uzak bir yaklaşım izledik. Geriye kalan seçenek TL'nin değer kaybına devam etmek. Bunun olumlu ve pek çok olumsuz etkisi olacak.
■ TL değer kaybederken dövizde açık pozisyonu olan şirketler zarar edecek.
■ İthalat düşecek ve ithalatçılar zarar ederken, yerli üretim daha cazip hale gelecek.
■ Cari açık ile büyüme de düşecek ve dış finansman ihtiyacı azalacak.
■ TL değer kaybederken kısa vadeli yabancı sermaye gelmeyecek, hatta temettü ödemeleri ve itfalarla Türkiye'den çıkabilirler de. Yabancının gelmemesiyle faizler yükselecek, varlık fiyatları gerileyecek.
■ Devalüasyon oranı kadar Türkiye'de yaşayanların alım gücü düşecek, refahı azalacak.
■ Böyle bir ortamda para yine de kazanılacak. İhracat yapan ve döviz kazanıcı sektörler kârlı olacak. Nitekim hafta sonunda 2014 öngörülerini medya mensupları ile paylaşan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, "Zaman ihracat zamanı. Tavsiyem şirketlerin tercihlerini ihracattan yana kullanmaları. Bu hem kendileri hem de ekonomi için son derece faydalı olacak" dedi.
Aşağıda geçmiş devalüasyon dönemlerinde doların seyri yer alıyor. Faizin artırılmaması yönünde kararlılık sürerse ekonominin bünyesindeki, hatta Türkiye'deki bütün rahatsızlıkların bedelini kurda göreceğiz, kur yoluyla ödeyeceğiz. Kur belli bir yere kadar yükselecek. Orasının neresi olacağını piyasaların yanında, ekonomi yönetimi, küresel gelişmeler ve siyasi gelişmeler belirleyecek. Ama önce kantarın topu bir kaçacak, kur oturacağı denge değerinden yukarıya çıkacak. Ardından da geri gelecek ve denge değerine oturacak. Geçmişteki devalüasyonlarda TL'nin değer kayıpları yüzde 50-60'lara varmış. Doların artışı yüzde 60 ile 161 arasında değişmiş. Ardından aşırı yükselişin yüzde 20-30'u budanmış. Kur denge değerine geri dönmüş. Bu kez de hükümet ve Merkez Bankası faiz artırımına gitmeyip devalüasyonun önünü açık tutarsa bir benzeri yaşanabilir. Kur oturacağı yeni denge değerinin önce yüzde 3040 yukarısına çıkar, sonra yüzde 20-30 değer kaybederek sakinleşir.

SONUÇ: "Felaketlerin başlıca kaynağı ölçüsüz arzularımızdır." Diyojen

 

TL'NİN MAYIS AYINA GÖRE DEĞER KAYBI % 23.6'YA VARDI

Dış finansman ihtiyacı yüksek bir ekonomi olarak kaderimiz zaten 22 Mayıs'ta FED'in parasal genişlemeyi azaltmaya hazırlandığını açıklamasıyla değişmişti. Üzerine Gezi olaylarının etkisi bindi. Son olarak 17 Aralık operasyonunun getirdiği siyasi risk de eklendi. Geçen hafta başında işlediğimiz gibi, Türkiye finansal piyasaları 22 Mayıs sonrasında dünyadan net bir şekilde negatif ayrıştı. Mart 2009'dan sonra 4 yılı aşkın sürede pozitif eğilimde başı çeken Türkiye mayıs sonrasında tersi yönde, negatif eğilimde de başı çekiyor. Bunda da temel olgu dış finansman ihtiyacının yüksekliği. Üzerine iç siyasi riskler ve seçim etkileri de binince dolar ateşi yükseldi. Geçen hafta sonu TL karşısında 2.3360'ı gören dolar kuru mayısa göre yüzde 30.9, 16 Aralık'agöre yüzde 15.4 arttı. Bu artışlar doların TL karşısındaki değeri üzerinden. Bizim asıl bakmamız gereken TL'nin değerinin ne olduğu. O da mayıs başına göre yüzde 23.6 değer kaybını işaret ediyor.

 

 

 

 

Yukarı