TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Türkiye 2013'te dünyanın 4. büyük altın ithalatçısı

Altın fiyatları son haftalarda yeniden yukarı yönlü hareketlendi. 2013'ün son gününde ons fiyatı 1.184.5 dolara inen altın 1.5 ayı aşkın zamanda 1.332.1 dolara yükseldi. Artışı da yüzde 12.5'i buldu. Yaklaşık 2.5 yılı bulan ve yüzde 38.3'e varan büyük kaybın ardından böylesi bir artışın gelmesi, yeni bir büyük yükseliş mi başlıyor umutlarını canlandırdı. 6 Eylül 2011'de 1920.3 doları gören altın geçen yılın sonunda 1.184.5 dolara kadar düşmüştü. Dünya Altın Konseyinin 2013 raporu da yayımlanınca veriler üzerinden bir analiz yapma gereği duyduk.
Dünya Altın Konseyi'nin altın talebi ve fiyat gelişmeleri bitişikte yer alıyor. Yıllar itibariyle arka arkaya gelen veriler ve yan yana gelen talep unsurları bize ilginç sonuçlar veriyor.
■ Dünya altın talebinde artış durulmuş gibi. 2011 yılındaki 231 milyar dolarlık toplam talep 2012'de 237 milyar dolara çıktıktan sonra geçen yıl 170 milyar dolara indi. Tabii ki talep azalması dolar ifadesiyle olduğundan fiyat düşüşünün etkisi büyük. Ama miktar olarak da yıllarca 3 bin tonun biraz üzerinde gerçekleşen dünya toplam altın talebi 2010-2012 arasında 4 bin tonun üzerine çıktı ve 2011'de 4.5 bin tonu bulduktan sonra geçen yıl 3.7 bin tona indi.
■ Ayrıntılarına baktığımızda ziynet ve mücevher amaçlı altın talebinde azalma yok. Hatta 115 ton kadar artış var. Fiyat düşünce fiziki talep artmış. Bu talep toplam talebin yarıdan biraz fazlasını oluşturuyor.
■ Külçe ve parasal altın talebindeki hızlı artış yerini yavaşlamaya terk etmişken 2013'te tekrar canlanmış. Bu da fiyat düşüşleriyle açıklanabilir. Külçe ve parasal altın 1.654 ton ile ikinci büyük talebi oluşturuyor.
■ Altın talebini bozucu etki yapan ise altın yatırım fonları. Altın yükseliş trendindeyken sürekli büyüyen bu fonlar geçen yıl kâr realizasyonuna gitti ve 40 milyar dolarlık bir altın talebini piyasadan çekti. Profesyoneller tarafından yönetilen ve küresel likiditeye çok duyarlı olan bu fonların satışları altın fiyatlarındaki düşüşün de ana nedeni gibi görünüyor.
■ Teknolojik talep durgun bir seyir içinde ve 20 milyar dolar civarında. Merkez bankalarının talebi ise son yıllarda artarak 2012 yılında 30 milyar dolara çıktı. Ama geçen yıl bu ivmeyi kaybetti ve 16.7 milyar dolara indi.
■ Seçilmiş ülkelerde tüketici talebi açısından ise en yüksek talep 49.1 milyar dolarla Çin'den, 44.7 milyar dolarla Hindistan'dan, 8.5 milyar dolarla ABD'den ve 8.1 milyar dolarla Türkiye'den geliyor. 2013'te en büyük dört talep içinde en yüksek oranlı artışı da yüzde 38 ile Türkiye gösterdi. Külçe ve para cinsinden ülkelerin altın talebi sıralamasında ise Türkiye Hindistan'ın bile önüne geçti ve üçüncü oldu.
■ Resmi rezervler açısından da Türkiye 520 ton altında dünyada 12. sırada yer aldı. IMF hariç tutulduğunda ülkeler sıralamasındaki yeri 11'incilik. Türkiye'nin büyük altın müşterisi olmasından dolayı Altın Konseyi altın fiyatlarını TL bazında da izliyor ve yayımlıyor. Altını gram bazında takip eden Altın Konseyi'ne göre 2012'de ortalama 96.6 lira olan gram altın geçen yıl yüzde 11 düşüşle 86.0 dolara indi.
■ Görünen o ki, altının fiziki talebinde pek sorun yok. Ancak finansal altın talebinde ciddi bir azalma söz konusu. Bu açından da altının ucuz ve bol para dönemindeki fiyat seviyelerine ulaşması için, aynı koşulların olması lazım.
■ Halbuki küresel paranın bollaşması dönemi bitiyor, devamında ucuzluğuna da son verilecek. Dünya parası olarak doların yeniden değerlenmesi ve yükselmesi söz konusu. Bütün bunlar da küresel ekonominin normalleşmesine paralel yürüyecek. Normalleşmeden geriye adım atılmadıkça, dünya ekonomisi ile siyasetinde fırtınalar esmedikçe, altının yeniden sığınılacak liman olması ve altın fiyatlarının geçmişteki gibi yükselmesi çok zor. Bunu en başta fiziki altın talebi sahipleri istemiyor ve fiyat yükseldiğinde taleplerini geri çekiyor.

SONUÇ: "Altın da tıpkı özgürlük gibi, değer verilmeyen yerde asla durmaz."J.S. Morril

 

Yukarı