TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

OYUNCULAR UKRAYNA’YA

Parası%15 düştü, borsası son 1 ayda%42 yükseldi

Türkiye piyasaları artık eskisi gibi yüksek kazanç sunmuyor.
■ Bunda yabancı yatırımcıların baskın olmasının, birkaç ay önceye kadar siyasi istikrarın katkısı var. Ardı ardına yapılacak seçimler de gündemin en önüne oturuyor.
■ Seçim maratonu bitmeden ekonomide ve siyasette yeni bir toparlanma mümkün değil. Önce siyasi tablo netleşecek ki, ardından ekonomide yeni bir sayfa açılabilsin.
■ Küresel konjonktür gereğince cari açığımız düşüyor, bağlı olarak büyüme hızı da. Karşılığında kur, faiz ve enflasyon artıyor. Banka ve şirket kârlarında azalma bekleniyor. Bu nedenle borsa en çok değer yitiren dünya borsaları arasında. Faizler yükselirken de bu süreçten kazanmak çok zor.
■ Kısa vadede kazanç olmadığı gibi, mevcut sermayeyi veya parayı korumak büyük başarı.
UKRAYNA PARADOKSU: Buna karşılık suyun öte tarafında Rusya'nın tehdidiyle hatta işgal girişimiyle karşı karşıya olan Ukrayna, yüksek kazanç vaatediyor. Vaadin ötesinde, en azından hisse senetlerinde kazandırdı bile. Ülke AB ile Gümrük Birliği anlaşmasına imzaya hazırlanırken, bir anda bundan caydı ve benzer bir anlaşmayı Rusya ile yaptı. AB ve Batı yanlısı Ukraynalılar ayaklandı, ülkenin başbakanı görevden alındı. Buna karşılık Rusya Kırım'ı ilhak etme kartını açtı. Ülke etnik yapısına ve coğrafyasına göre bölünme riskiyle karşı karşıya.
Sadece siyasi tehlike değil aynı zamanda ekonomisi de zorda.
■ Ülkenin döviz rezervi yarı yarıya azaldı ve 15 milyar doların altına indi. Bu yıl yüklü borç ödemeleri yapacak. Ama para yok. Başbakan, Ukrayna'nın 35 milyar dolara acil ihtiyaç duyduğunu açıkladı.
■ Para birimi Grivna hızla değer kaybediyor. 8 Ocak'ta 8.21 dolar seviyesinden 28 Şubat'ta 9.70 dolara inerek yüzde 15.4 değer kaybetti. Bundan önceki değer kayıpları yüzde 69 ve 53 gibi çok yüksek oranlarda ama devamında düz bir çizgide gitmiş. Şimdi yeni bir sıçrayıştan ve dalgalanmaya
bırakıldıktan sonra aynı düz çizgiyi çizmesi bir hayli zor olsa gerek.
■ İşte bu ülkenin borsası son haftalarda hızla yükseldi. Borsa endeksi ocak sonunda 285'ten şubat sonunda 404'e çıktı. Artış yüzde 41.8. Bütün bu ayaklanmaların, kanlı olayların, yönetim değişikliğinin, işgal riski ve bölünme tehlikesinin ortasında böyle bir borsa performansı gerçekleşti.
■ Belki de borsacılar paranın kokusunu almıştır. Çünkü, IMF 10-12 milyar, AB 3-5 milyar dolar vermeyi
kabullendiler. Bu hafta IMF heyeti Kiev'e geliyor.
■ Bunun yanında borsanın muhteşem bir performans geçmişi de var. Bitişikte yer alan grafikten görülebileceği gibi, yükseldiğinde 3-5 katına çıkıyor, düştüğünde yüzde 70-80 düşüyor. Kesin olarak bu ülkede riskler çok büyük, kazançlar da.
Göze alabilene geçmişin bir sloganı yol gösteriyor. Türkiye'den umut kesen piyasaya oyuncuları Ukrayna'ya.

 

Türkiye için mart seçimli, türbülanslı ve zor bir ay

Küresel konjonktür aleyhine dönen, dış kaynak girişi azalan, kur ve faiz şokunu arka arkaya yaşayan Türkiye yerel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine giden kritik bir yolda yürüyor. Hemen her gün bir olay patlıyor. Üstelik tam bu süreçte güneyinde Mısır ve Suriye olayları bitmeden kuzeyde Ukrayna karıştı. Böyle bir süreçte yılın iki ayını finansal piyasalar açısından kötü bir performansla tamamladık.
■ Faiz artışını ocak sonunda yaptık. Son aylarda faizi en çok artan ülkeyiz.
■ Bu faiz artışına rağmen dolar karşısında en çok düşen 8. para birimi TL.
■ Hisse senedi borsası en fazla değer yitiren 5. piyasa.
■ Şubatla birlikte üçüncü aydır üst üste portföy yatırımları azalıyor. Ocak ayında 1.8 milyar doların ardından şubat ayının ilk üç haftasında da 1.2 milyar dolarlık daha çıkış gerçekleşti.
Bunda siyasi gelişmeler etkisiyle Türkiye aleyhine uluslararası kamuoyunda sık sık negatif haber ve yorum çıkması da etkili.
İLK DURAK 30 MART: Bu süreci maalesef yaşayarak ve bedelini ödeyerek geçeceğiz. İlk durak 30 Mart yerel seçimleri. Bizzat seçimin sonuçlarının piyasalara belli bir etkisi olacak. Sandığın sonucuna bağlı olarak iktidar partisi ve Başbakan Erdoğan'ın da izleyeceği politikalar nisan ayı ve sonrasına yön
verecek.
■ Mevcut politikalardan finansal piyasalar memnun değil ki, ortaya tansiyonu ve ateşi oldukça yüksek bir bünye çıkıyor. Sandık sonuçlarından ayrı olarak arzulanan yönde politika değişikliğine gidilmezse seçim sonrası da tansiyon yüksek kalmaya ve bünyeyi tahrip etmeye devam edebilir.
■ Normalde seçimlerden bir ay öncesinde piyasalar en kötüyü görürdü. Ancak bu seçim, devamında bir cumhurbaşkanlığı seçimi olduğundan farklı ve iki aşamalı bir seçim gibi. Hatta belki genel seçimler de, yerel seçimlerinden ardından öne çekilebilir ve cumhurbaşkanlığı seçimi ile birleştirilebilir.
■ Birde küresel koşullar her zamankinden daha baskın ve de aleyhimize. Bütün bu nedenlerden dolayı seçim ayı olan mart, piyasalar için türbülanslı ve zor bir ay olmaya aday.

SONUÇ: "Kulakları olan işitsin." Latin atasözü

 

YILIN İLK 2 AYINDA KÜRESEL PİYASALARDA DURUM


Yukarı