TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Ne bankalar bu kadar kötü, ne sanayi bu kadar iyi

Dün iki önemi veri birden açıklandı. İkisi de ocak ayına ait. Biri sanayi üretimine, diğeri banka bilançolarına ait. Sanayi üretimi beklenenden iyi ve güçlü çıktı, bankalar ise uzun bir aradan sonra ilk kez böylesine kötü bir tablo ortaya koyuyor.

Önce sanayiden başlayalım. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi aralıkta yüzde 7 artışın ardından ocakta yüzde 7.3 arttı. Üstelik hava koşullarından dolayı elektrik üretimi ve ona bağlı kömür üretimi düşük kalırken, bu gerçekleşti. Kışın sıcak geçmesinin etkisiyle ısınma amaçlı elektrik talebinde belli bir düşüş olduğunu varsayıyoruz. Bu açıdan sanayideki üretim artışı şaşırtıcı.

Çünkü ocak ayı beklentilerin siyasi gelişmelerle kötüleştiği, reel kesim güven endeksinin 6.4, tüketici güven endeksinin 2.4, CNBC-e tüketici güven endeksinin yüzde 16.4 azaldığı bir ay. Üstelik faiz oranlarında hızlı bir artış yaşandı. Başta politika faizi olmak üzere, kredi faizleri yüzde 3-4 puan, mevduat faizleri yüzde 1-2.5 puan, Merkez Bankası’nın bankaları fonladığı faiz 2.86 puan arttı.

Böylesine zor koşullarda üretim artışının bir nedeni ihracatta aynı ay yaşanan çift haneli büyüme. Ama yeterli değil. Bir diğer neden de, ocak ayında döviz kurunda ortalama yüzde 5.5 artış yaşanması olabilir. Kurların daha da artacağı korkusu ile bazı sanayiciler üretimlerini öne çekmiş olabilir ve stoka çalışmış olabilir.

Bankalar ise 2001 krizi ve devamında yeniden yapılanmanın ardından ilk kez böylesine dramatik bir bilanço açıkladı. BDDK’nın verilerine göre bankaların ocak ayındaki kârı yüzde 44 azaldı ve 2.5 milyar liradan 1.4 milyar liraya indi. Bununla birlikte özsermaye kârlılığı yüzde 17.9’dan yüzde 9.1’e indi. Oran bankaların yüzde 14.2’lik 2013 özkaynak kârlılığının ve 2012’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’ndaki ortalama yüzde 14.1’lik öz kaynak kârlılığının bir hayli altında kaldı. Kârı düşüren asıl faktör de faiz şoku olmalı. Faiz artışı mevduat ve Hazine faizlerini artırmak suretiyle hem maliyetlerin artmasına hem de portföy zararı yazmalarına yol açtı. Tahsili gecikmiş alacaklar da bir ayda yüzde 25 artış kaydetti ki, bu çok yüksek artış.

Ocak, kötü bilanço açısından henüz bir ay. Genel eğilimi yansıtması için arka arkaya bir kaç ayın benzer şekilde tekrarlanması lazım. Bekleyip göreceğiz. Özellikle faizlerin değişimi banka kârları açısından belirleyici olacak. Kurların seyri ve seviyesi de sanayinin kaderini belirleyecek.

Yukarı