TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Müzik sustu, dansa devam

MÜJDE! KUR, FAİZ VE TAKSİT ÖNLEMİYLE İTHALAT DURDU, AMA İÇ TALEP ŞUBATTA DA CANLI KALDI

Kur ve faiz yükseldi, tüketimi azaltmak için kredi kartına taksit sayısı azaltıldı. Siyasi türbülans beklentileri kötüleştirdi. Bütün bunlara rağmen iç tüketim şubatta da canlılığını korudu

Şubat bütçe verilerine göre içeride alınan KDV % 25 artarken ithalde alınan KDV % 0.8 azaldı. İçeride tüketim canlılığını koruyor ama önlemlerin etkisiyle ithalatta durgunluk başladı

Önce siyaset karıştı, sonra döviz kurları patladı. Ardından faizler fırladı. Şubat başında da kredi kartı taksitleri sınırlandırıldı. İhtiyari veya zorunlu olarak alınan bu önlemlerin ekonomiyi yavaşlatıcı ve cari açığı düşürücü sonuç yaratacağı beklenir. Önlemlerin yürürlüğe konulmasından bu yana 1.5 ay geçti. Ekonomide madalyonun bir yüzü yavaşlamanın başladığını, öteki yüzü ise canlılığın hâlâ sürdüğünü söylüyor. Bu durum müziğin kesilmesine rağmen, hızını alamayanların dansa devam etmesine benziyor.
Bize bu yorumu yaptıran da şubat ayı bütçe rakamları. Bitişikte hem bu durumu analiz etmemize yol açan vergi gelirleri, hem de bütçenin ana kalemleri yer alıyor. Hemen belirtelim ki, iç tüketim hâlâ canlı ama durgunluk da ithalattan başladı.
■ Dahilde alınan KDV şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 25 arttı. Artış beklentilerin bozulmalarına karşılık içeride perakende satışlar ile tüketimin canlılığını koruduğunun net bir göstergesi.
■ Özel Tüketim Vergisi'ndeki şubat artışı yüzde 15.5, iki aylık artış da yüzde 6.3 düzeyinde. Şubat artışı yüksek ve ocak ayının negatif performansını da yukarı çekmiş. Özel Tüketim Vergisi'nde belirleyici olan otomotiv satışlarının özellikle ocak ayında yüksek oranlı bir düşüş yaşadığını biliyoruz. ■ İthalde alınan KDV ise şubat ayında yüzde 0.8 azaldı. İlk iki ayda ise yüzde 14.8 arttı. İki aylık bazda artış ocakta ithalde alınan KDV'nin yüzde 38.7 artmasından kaynaklandı. Demek ki ocakta yüksek olan ithalat şubatta düştü. Kur artışı, bozulan beklentiler ve alınan önlemlerin ilk sonucu ithalata yansımaya başladı.
■ İthalattaki hız kesmenin ve durgunluğun ilerleyen aylarda üretime, tüketime, ulaşıma da yansıması beklenir. Partiyi verenler partiyi bitirmiş, müziğin sesini kesmiş ama hâlâ dans etmeye ve yemeye devam edenler de var. Bunun da bir süre sonra tamamen bitmesi beklenir.
■ Ancak iki aylık ekonomik aktivite canlılığının büyümeye yansıdığını göreceğiz. Mart verileri genel ortalamayı aşağı çekmesine çekecek ama iki ayın etkisiyle ilk çeyrekte ortalamaya yakın bir büyümeyi pekâlâ tutturabiliriz. Büyümede yön aşağı ama ilk çeyrekte hâlâ pozitif.

 

Güçlü bütçe bu yıl için artık çok zor

İki aylık bütçede geçmiş yıllardaki güçlü gidişle bir paralellik var.
Ancak bütçe gelirlerinin büyük oranda dolaylı vergilere dayandığını biliyoruz. İki ayda burada bir bozulma yok, çünkü iç talep yüksekti. Alınan önlemler ise ilk sonuçlarını verdi, ithalatı şubatta durdurdu. Devamında üretim, taşıma ve perakende satışlarda bu durgunluğu görebiliriz. O zaman da yurtiçinde alınan KDV, ÖTV gelirleri düşmeye başlar. Dışarıda alınan KDV düşüşüne onlar da eklendiğinde bütçe gelir yönüyle darbe yiyebilir.
■ Buna karşılık harcama tarafında fazla bir esneklik yok. Kamuda çalışanların maaşı ödenecek, belli yatırımlar, harcamalar ve sosyal transferler yapılacak. Bir de faizler ödenecek. Bu açıdan bütçe giderlerini kayda değer biçimde kısmak mümkün olamayacak.
■ Kaldı ki bu açığı kapatacak özelleştirme geliri elde etmek de giderek zorlaşıyor.
■ Ayrıca yaşanan siyasi bir türbülans da var. Böyle bir ortamda hem varlık satışı hem de durgun ekonomide doğrudan vergileri artırmak bir hayli zor. Gelirler düşerse giderler azaltılamayacağına göre bu daha yüksek bir bütçe açığıyla sonuçlanacak.

SONUÇ: "Bulunca bayram, bulamayınca seyran."Türk atasözü

 

Bu yıl özelleştirme geliri yok

İki aylık vergi gelirlerinin yüzde 11 artmasına ve bütçe giderlerinin yüzde 6 büyümesine karşılık, bütçe dengesinde yüzde 20 bozulma var. Bütçe 3.7 milyar lira fazla vermesine rağmen böyle bir bozulmanın meydana gelmesi, geçen yıl Halk Bankası'nın halka arz gelirlerinden kaynaklandı. Bu yıl ise bütçe özelleştirme gelirinden mahrum.

 

Yukarı