TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Dolar daha değerli, faizler daha yüksek, altın daha düşük

İki gün önce TCMB Para Politikası Kurulu kararını yorumlarken, faizlerin bu yaz ortasına kadar sabit, sonrası için FED ve yurtiçi enflasyona bağlı olacağı tahmininde bulunmuştum.
Hükümetin tercihi açık, faizlerin düşürülmesi yönünde. Ama enflasyonun yükseleceğinden dolayı da Merkez Bankası temmuzdan önce faiz indirimine teşebbüs etmeyecek. Salı günkü açıklamayla bu yönde bir karara karşı kapıyı o tarihe kadar kapattı. Tabii ki temmuz ve sonrasında yurtiçi gelişmelerin faiz indirimine ortam hazırlayabilmesi için düzelme olması şart.
■ Birincisi siyasi belirsizlikte ve riskte azalma olmalı.
■ İkincisi enflasyonun gerileme eğilimine girmesi gerekli.
■ Üçüncüsü cari açıkta hızlı düzelme meydana gelmeli. Gelmeli ki kur üzerindeki baskı ve Türkiye'nin dış kaynak ile sermaye hareketlerine hassaslığı azalsın.
■ Son olarak Moody's 10 Türk bankasının notunu izlemeye aldı. Bu, iyi bir gelişme değil. Bankaların kârlarının ve mali bünyelerinin zayıfladığı bir konjonktüre girdik. Ekonominin yavaşlayacağını da dikkate aldığımızda, bu konjonktürün kısa sürede sona ermesi ancak hükümetin sektöre davranışını değiştirmesiyle mümkün. Hükümet genel bankalara karşı çok soğuk. Kamu bankaları ve katılım bankalarının sistemdeki payı artsın isteniyor. Bankalardan başlayacak bir not kırılımı ülke notuna kadar gidebilir. Bu riskin gerçekleşmesi halinde de dışarıdan fonlama maliyeti yükselecek ve içeride faizlerin düşürülmesi zorlaşacak.
İKİNCİ FED ETKİSİ: Amerika Merkez Bankası (FED), son toplantısında aldığı karar ve yapılan açıklama ile yol haritasını netleştirdi.
■ Bir kere son aylardaki ekonomik verilerdeki bozulmanın ağır kış şartlarından kaynaklandığı düşünülüyor.
■ İkincisi parasal genişlemenin azaltılması 1 0'ar milyar dolarla sürecek ve koşullarda olağanüstü bir değişiklik olmazsa sonbaharda bitirilecek.
■ Bundan 6 ay sonra da, 2015'in ikinci çeyreğinde FED'in politika faizlerinde artırım başlayacak.
■ FED'in bu yeni yol gösterimi yeni başkanın da etkisiyle biraz erken oldu. Anlaşılan yardımcı Yellen, Başkan Bernanke'nin çizdiği kulvardan gidecek ama onun gölgesinde kalmak istemedi. Bu nedenle piyasaların gündemine faiz artırımı erken düştü. Fiyatlaması da erken başladı.
■ Bu koşullarda artık dolar daha değerli olacak. Nitekim Euro/dolar paritesi 1.39'dan 1.37'ye düşerek bunu yansıtmaya başladı.
■ Altın genel veya ana eğilim olarak değer kaybedecek ve nitekim 1.360 dolardan 1.325 dolara indi. 
■ ABD faizleri yükselecek ki, 10 yıllık hazine kâğıtlarının oranı 11 baz puan artarak 2.7790'a kadar çıktı.
ETKİSİ NE OLUR: Bunlar ilk günkü hareketler. 22 Mayıs'ta ilk ipucunu verme olayını ve devamında piyasa hareketlerini hatırlarsak, fiyatlamanın öyle bir günde yapılamadığını dikkate almalıyız. Ancak 19 Mart 2014'teki ilk faiz işaretinin 22 Mayıs kadar güçlü etki yaratmasını beklememeli. Çünkü parasal genişlemenin bitmesi ardından faiz artırım sürecinin başlayacağı zaten biliniyor ve tarihi konusunda tahminler yapılıyordu. Verilen paraların geri çekileceği ve faizlerin artırılmaya başlayacağı bir süreç de herhalde öngörülmüştü. Bu tahminler son FED açıklamasına kadar faiz artırımının 2015 ortası veya ikinci yarısında başlayacağı yönündeydi. Şimdi bu tarih yaklaşık bir çeyrek öne çekildi ve 2015'in ikinci çeyreğine alındı. Buradan da hareketle finansal piyasalardaki etkisinin 22 Mayıs kadar yıkıcı olması değil, sınırlı kalması beklenmeli.
TÜRKİYE'NİN İŞİNİ ZORLAŞTIRIR: FED'in bu açıklaması, yıl ortasında Türkiye'nin olası faiz indirimi ihtimalini azalttı. İç koşullar faiz indirimi için uygun olsa da, dış koşullar olmayacak. FED'den gelen erken adımlar küresel bazda faizlerin artmasına, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışının devamına yol açtığı oranda Türkiye'nin faiz indirim olanağını azaltır. Çünkü Türkiye dışarıdan gelecek kaynaklara aşırı bağımlı durumda ve dünyanın tersine gidemez. Dış etkiyi azaltmanın yolu da, bu kaynağa ihtiyacı azaltmaktan geçiyor.

SONUÇ: "Yoktan yonga kopmaz." Türk atasözü

Yukarı