TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Kötüleşirken de iyileşirken de en hızlısı neden Türkiye?

Piyasalar geçtiğimiz aylarda yaşadığı şoku neredeyse üzerinden attı. 17 Aralık sürecinde önce kur şoku, ardından faiz şoku yaşayan finansal piyasalar dünyadan negatif yönde ayrışmıştı. Seçimler öncesinde sermaye hareketlerinin güçlenmesiyle bizim piyasalar da toparlandı. Sandıktan piyasa dostu sonuç çıkması da buna eklenince pozitif hareket iyice güç kazandı. 
■ Dün itibarıyla dolar 2.10’un altına düştü ve 2.0840’a kadar indi. Bu, 27 Ocak’taki 2.39’luk seviyeye göre yüzde 12.8’lik bir düşüşü ifade ediyor. 16 Aralık değeri olan 2.0373’ü yakalamaya ise yüzde 2.3’lük bir fark kaldı. 
■ Borsa 16 Aralık’ta 74.843 puandan başlayarak 60.754’e kadar düştü. Yüzde 18.8’i bulan bu gerilemenin ardından başlayan toparlanmada dün borsa 73.946 puana yükseldi ve yüzde 22 arttı. 16 Aralık ile arasındaki fark yüzde 1.2’ye indi. 
■ Hazine faizi de yüzde 8.74’ten 3 puan artışla 12 Mart itibarıyla yüzde 11.87’ye çıktı. Dün yüzde 9.71’e inen faiz üç ay sonra yeniden tek haneli rakamlara geriledi. İniş 2 puan kadar. Faizin 16 Aralık düzeyini yakalamasına ise 1 puan daha var. Finansal piyasa hareketlerinde faizin nispeten ağır kaldığı söylenebilir. 
■ Piyasaların dünkü pozitif eğiliminde Başbakan’ın faiz indirimi isteyen açıklamalarına karşı Merkez Bankası Başkanı’nın “hemen değil ama ölçülü faiz indirimi olabilir” yanıtını vermesi etkili oldu. Demek ki, eninde sonunda bir faiz indirimi olacak. 
■ Buna dışarıdan sermaye girişinin sürmesi ve JP Morgan‘ın Türkiye için “ağırlığını artır” yani “al” tavsiyesi vermesi eklendi. Bu faktörlerle hisse senedi piyasası muhtemeldir ki dördüncü haftayı da yabancıların net bazda alımları ile geçiriyor. Yabancılar mart ayının ikinci yarısında borsada net alıcı konumundaydı. Nitekim durum martın ikinci haftasındaki satışları da aşarak aylık bazda borsada 681 milyon dolarlık net bir alıma döndü. Alımların geçen hafta ve bu hafta da sürdüğü tahmin ediliyor.
TAHVİL AĞIR, BORSA HIZLI:
Yabancı alıcıların devlet iç borçlanma senetlerinden ziyade hisse senetlerine yöneldiği dikkati çekiyor. Bu da faizlerin aşağıya gelmesini, hisse senetlerinin yukarıya gidişine ve kurların gerilemesine göre daha yavaşlatıyor. 
■ Burada da, Türkiye’de enflasyon beklentilerinin yukarı yönlü revize edilmesine karşılık, büyümenin ise beklendiği kadar düşmeyebileceğinin son açıklanan verilerle ortaya çıkması rol oynuyor. IMF Türkiye enflasyonunun yüzde 7.8 olmasını bekliyor. Halen yüzde 8.43 olan yıllık enflasyonun biraz daha yükselmesi bekleniyor. Merkez Bankası da haziran ayına kadar faizde değişiklik yapmak istememesine, enflasyonun yükselişini sürdüreceğini gerekçe olarak gösteriyor. 
■ Buna karşılık yüzde 4 alınan büyümenin bir ara yüzde 2’ye kadar düşeceği tahmin edilirken, son gelişmelerle yüzde 3.5-4 düzeyinde bir gerçekleşme yeniden imkân dahile girdi. Ocak ayındaki yüzde 7.1’lik artışın arkasından dün şubat ayı sanayi üretiminin beklentilerin üzerinde yüzde 4.9 olarak arttığı açıklandı. Üretimdeki bu güçlü artışla yılın ilk çeyreğinde yüzde 4’lük bir büyümenin tutturulabileceği tahmin ediliyor.
Para akışından dolayı bütün gelişen piyasalarda pozitif bir hareket var. Ama Türkiye kötüleşmede dünya piyasalarından negatif yönde ayrışırken, şimdiki iyileşmede de pozitif yönlü bir ayrışma içinde. Türkiye bir türlü en oynak piyasalardan biri olmaktan kurtulamıyor.

SONUÇ: “Bahçede, bahçıvanın ektiğinden daha fazla şey yetişir.” İspanyol atasözü

 

 

Yukarı