TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Mevduat garantisinden, büyük proje garantisine

Büyük projelere Hazine garantisi getirildi. Garantiden yararlanacaklar açıklanmayacak, kaç projeye ne kadar garantinin verildiği bilinmeyecek. Bütçede yer almayacak. Ancak yararlanacak durumda olan tüm projelerin başvurmasını beklemek gerek. Bu durumda verilecek garantiler azami düzeyden tahmin edilecek ve buna göre piyasalar tarafından fiyatlanacak.
■ Hazine garantisi ve Hazine gücüyle borç veya finansman bulmak, bir özel şirket için müthiş avantajlı bir durum. Koca Türkiye Hazinesi ni arkasına alıyor. Ödeyecekleri faiz buna göre düşer, vade buna göre uzayabilir. Finansman bulamayanlar için de bu olanak doğmuş olur.
■ Sonuçta büyük projeleri üstlenenler Hazine garantisinin getirilmesiyle finansman yönünden önlerine çıkan zorlukları aşacaklar. Tıpkı Hazine gibi, onun güvencesiyle borçlanabilecekler.
■ Ancak Hazine, altın madeni değil. İçi doluysa Hazine'nin bir değeri vardır. Dolayısıyla burada da Hazine'nin belli bir kullanma oranı ve kullanma tarihi vardır. Bu da önümüzdeki dönemde oluşacak kamu açıkları yanında, verilecek garantilerden dolayı üstlenilecek özel sektör borçlarına bağlıdır.
■ Mart sonu itibarıyla açıklanan 2013 dış borç stoku 388 milyar dolardır. Bunun milli gelire oranı yüzde 47.3'tür. İç ve dış olmak üzere toplam kamu borcunun milli gelire oranı ise yüzde 39.5 düzeyindedir. Dışarıdan borçlanma kapasitesi bir ölçüde dolmuş ama kamu borcunun artırılmasında belli bir marj var gibi. Türkiye yüzde 39.5 düzeyi ile kamu borçluluğu açısından halen gelişmekte olan ülkeler ortalamasında bulunuyor. Bunun biraz üzerine çıkabilir. Ama ortalamadan ne oranda sapılırsa da, risk primi o kadar artar ve borçlanma maliyetleri yükselir.
■ Projeleri hızlandırmasına ve başlangıçta daha düşük maliyetli finansman sağlamasına karşılık Hazine garantisinin kamu borcunu artırıcı etkisi olacağı da açıktır. Kamu borcunun artması gelecek yıllarda bütçenin esnekliğini de azaltır. Borç ödemeleri artacağından bütçede faiz ödemelerinin payı da yükselecek. Bu kez faiz dışı harcamalara, yani memur maaşları, sosyal güvenlik harcamaları, ve yatırımlara bütçeden daha az pay ayrılacak.
■ Faiz harcamaları 2002'de milli gelirin yüzde 14.8'i iken, 2013'te yüzde 3.2'ye kadar inerek tarihi düşük düzeye gerilemişti. Buna bağlı olarak milli gelirin yüzde 11.6'si kadar bir pay da, faiz dışı harcamalara veya bütçe açığının azaltılmasında kullanılmıştı. 1.562 milyar lira olan 2013 milli gelirinin yüzde 11.6'sı 181.1 milyar lira, ortalama kur üzerinden 95 milyar dolar ediyor.
■ Hazine garantisi, tıpkı 1990'larda kamu bankalarına görev zararı verilmesi gibi bir şey. Gizli ve bütçe dışı. 1994'te bankalara verilen mevduat garantisi gibi de, bizi yıllarca yüzdürebilir. Büyük projeleri kolay ve ucuz yoldan finanse ederiz. Ancak bu yola bir kez girildiğinde de geri dönüşü çok zordur. Yolun sonunun nereye çıkacağı ise hükümetin bu olanağı nasıl ve ne ölçüde kullanacağına bağlı.

SONUÇ: "Kimi cümleler zehrini ancak yıllar sonra akıtır." Elias Canetti

Yukarı