TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

DÖRT RİSKE KARŞI TEK FIRSAT

Ukrayna, Çin-Japon gerginliği, Çin büyümesi, FED faizine karşı ECB’nin parasal genişlemesi var

Küresel piyasaları etkileyen birden çok risk var. En baştaki veya güncel olanı Ukrayna riski. Çin ile Japonya arasındaki ada gerginliği ikinci jeopolitik riski oluşturuyor. Çin’in büyümesindeki yavaşlama üçüncü risk. ABD Merkez Bankası’nın faiz artırımını nasıl bir hızda yapacağı ise ciddi bir belirsizlik kaynağı. Buna karşılık küresel piyasalara destek olacak tek gelişme AB Merkez Bankası’nın gidebileceği yeni bir parasal genişleme. Piyasaların diken üstünde olması, bu risklerden. Tetikte olması da, fiyatların olgunluk aşamasına ve geleneksel düzeltme ayı mayısa gelinmesinden

Geçen yılın kasım ortasından bu yılın mart başına kadar 3.5 ay süren negatif eğilimin ardından küresel piyasalar mart ayını gayet iyi geçirdiler. Ancak nisan ayı ile birlikte yatay dalgalı ve bol patinajlı bir eğilim ortaya koydular. Türkiye piyasaları, yerel seçimi geride bırakmanın, siyasi belirsizliği kısmen aşmanın ve negatif dönemin en kötü performansını göstermenin etkisiyle nisan ayında en iyiler arasında yerini aldı. Borsası en çok yükselen, para birimi en çok değer kazanan, faizi de en çok düşen ekonomilerden biri oldu.
UKRAYNA RİSKİ: Geçen haftanın çoğunda gevşek bir seyir izleyen piyasalar son gün iyice Ukrayna gerginliğinin etkisi altına girdi ve küresel çapta varlık fiyatlarında düşüş hızlandı.
■ Gelişmekte olan piyasalar bir günde yüzde 1.2 değer kaybetti. 10 Nisan'daki düzeyine göre değer kaybı yüzde 2.9'a vardı.
■ Gelişmiş piyasalar son dört günde yüzde 0.9 düştü, 4 Nisan'daki tepe noktasına göre yüzde 1.4 aşağıda.
■ Buna karşılık emtia fiyatları ılımlı bir yükseliş eğiliminde. CRB Endeksi nisanda yüzde 2 primli.
■ Petrol fiyatları 104 doların altına kadar inmişken Ukrayna gerginliği ile 110 doları gördü ve yüzde 5.4 arttı.
■ 24 Nisan itibarıyla son 10 günde yüzde 4.7 değer kaybeden ve 1.268 dolara inen altının onsu iki günlük hamleyle 1.303 dolara yükseldi ve yüzde 2.7 arttı. Buradaki asıl neden yine Ukrayna. PATİNAJIN DÖNEMİ: Ukrayna üzerinden Batı ve Rusya gerilimi, 2014 yazına girerken piyasaların en önemli risklerinden biri. Gerilimin tırmanması piyasaları vurabilir. Çünkü piyasalar zaten diken üzerinde. Hem geleneksel "Mayısta sat, yaz tatilinde rahat yat" eğiliminin geçerli olabileceği zamana geldik, hem jeopolitik riskler ortaya çıktı, hem de fiyatlar olgunlaştı. Risklerden dolayı diken üstünde, fiyatlardan dolayı tetikte bekleniyor. Patinajın nedeni de bu.
RİSK VE FIRSATLAR NELER: Elbette bu yaz piyasaları etkileyecek ana gelişmeler sadece bunlarla sınırlı değil.
■ Çin ve Japonya arasındaki adacıklar krizi tırmanıyor. Bunun bir sıcak çatışmaya dönme ihtimali piyasalar tarafından pek fiyatlanmış değil.
■ Çin ekonomisinin yavaşlamanın ne olacağı da önümüzdeki dönem piyasalar için bir belirsizlik ve risk kaynağı. Yavaşlamanın hızlanması piyasalarda ciddi sarsıntılara yol açabilir, büyümenin ivmelenmesi ise tersi etkiye sahip.
■ ABD Merkez Bankası FED'in tahvil alımlarını bitirmesinde herhangi bir sorun yok. Ama devamında faiz artırımının hızı belirleyici olacak. Tahvil alımları sonbaharda bittiğinde faiz artırımları yaklaşık 6 ay sonra başlayacak. Artırımın hızını bir yerde enflasyon ve ekonomik verilerdeki gelişmeler belirleyecek. Ancak faiz artırımının fiyatlanması piyasalarda ciddi bir sarsıntı veya düzeltme yaşanmasına yol açabilir.
■ Avrupa Merkez Bankası ECB'nin yeni bir parasal genişlemeye gitmesi ise çıkacak olan enflasyon rakamlarına bağlı. Yüzde 0.5'e kadar inen enflasyonun daha aşağılara düşmesi yaz ortasından itibaren piyasalara yeni bir para bolluğu ve bayramı yaşatabilir.
Sayılan riskler dört tane, fırsat ise tek. İyi ihtimal, patinaj yapmaya biraz daha devamdır, normali ise geçmiş yıllardaki eğimin tekrarlanmasıdır.

 

Hazine faizi Merkez Bankası faizinin altında

Merkez Bankası'nın bankaları fonladığı ağırlıklı ortalama faiz yüzde 10. Buna karşılık Hazine gösterge faizi yüzde 9.41'e geriledi. Başbakan'ın Merkez Bankası faiz indirsin diye açıklama yapmasından bu yana Hazine faizi 1 puandan fazla geriledi. Aslında Merkez Bankası faiz düşürmeden yapılan açıklama ile beklenen amaç hasıl oldu. Piyasa faizleri tek haneli. Ancak grafikte de görülebileceği gibi, Hazine faizinin düştüğü yerde kalıcı olabilmesi için, Merkez Bankası'nın fonlama maliyetinin tek haneli rakamlara inmesi gerekiyor. Aksi kısa vadede mümkün olsa da, orta ve uzun vadede sürdürülemiyor.

 

 

 

Sermaye piyasasında bir arpa boyu yol

Yanda son 10 yıla ait iki tablo yer alıyor. İlk tabloda çeşitli ülkelerde borsa şirketlerinin dolar bazında toplam piyasa değerleri var. 2003 ile 2013 yılları karşılaştırıldı. Dünya Borsalar Federasyonu'na kayıtlı olan 27 borsada şirketlerin değer artışında Türkiye 15. sırada. 14 ülkenin hepsi gelişmekte olan piyasa ve şirketlerinin değeri bizden daha hızlı artmış.
Ancak bundan daha önemlisi borsa şirketlerinin toplam değerinin milli gelire oranındaki değişmede. 2003 yılında borsa şirketlerinin değeri milli gelirin yüzde 22.6'sı kadardı, 2013'te yüzde 23.8'e çıkabilmiş. Artış sadece 1.3 puan. 10 yılda bir arpa boyu yol almışız. Bu sıralamada Türkiye'nin yeri 22.'lik. Birinci tablo ile yorumlandığında bunun anlamı, borsa şirketlerinin toplam değeri artmış ama milli gelir daha hızlı artmış. Dahası 7 ülke daha bizi geçmiş. O ülkeler borsa şirketlerini bizden daha değerli hale getirmişler. En azından geçmiş 10 yılda bizim sermaye piyasası performansımız uluslararası düzeyde artmamış, gerilemiş. Bizde sermaye piyasası ayağı bir türlü doğru dürüst çalıştırılamadı ve ekonomi iki ayak üzerinde koşamadı. Para piyasası ayağı ise çalışıyor ve son 10 yılda büyüyen ekonomiyi fonlayan bankalar.

SONUÇ: "Başarısızlık, ondan ders çıkarabilirsek başarıdır" Malcolm Forbes

Yukarı