TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

ABD çeker, AB piyasaya sürer mi?

Yeni faaliyete geçen Finansal Kurumlar Birliği’nde konuşan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, küresel likidite konusunda bir olumlu bir de olumsuz gelişmeye işaret etti. Babacan’a göre olumsuz gelişme ABD’nin tahvil alımını bitirdikten sonra faizleri artıracak olması: ”Nasıl tapering ilk açıklandığında uygulanmaya başlanacağı döneme kadar ciddi bir heyecana yol açtıysa arkasından gelecek asıl faiz artırım dönemi de yine küresel ekonomide, piyasalarda belli bir hareketliliğe sebep olabilir. Buna hazır olmamız lazım, sürpriz olmamalı.”
Başbakan Yardımcısı Babacan’ın Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) deflasyon riskine karşı parasal genişlemeye gitmesini olumlu gelişme olarak yorumladı: “FED’in sıkılaştırıcı bir döneminde ECB’nin gevşek devam etmesi hem Türkiye’nin likidite imkânlarına erişmesi hem de bankacılık sektörü açısından önemli bir konu. Bankacılık ağırlıklı olarak kredilerini Avrupa’dan temin ediyor. Avrupa’da likiditenin bol ve ucuz olması da bu bakımdan bizim için olumlu.”
Bu iki gelişme hafta başında piyasalar için sıraladığımız riskler ve avantajlar arasında da vardı. Ekonomiyi yöneten kişi olarak Babacan da faiz artırımının açıklanması veya kesinleşmesi aşamasında, tıpkı geçen yıl tahvil alımlarının azaltımında olduğu gibi, piyasaların sarsılabileceğini bekliyor. Bu bir risk. Avrupa’dan gelecek parasal genişleme haberleri ise bu riske karşı dengeleyici avantaj. Ama risk sadece FED faizi ile sınırlı değil. Üstelik geleneksel fiyat düzeltme mevsimindeyiz.
FED faizleri artırmasına artıracak, bu da finansal piyasalarda dengeleri değiştirecek. Bilinmeyen ise bunun piyasalar tarafından ne zaman fiyatlanacağı. Mesela FED’in yeni başkanı Janet Yellen 19 Mart’taki FOMC toplantısı izleyen basın açıklamasında böyle bir ifade kullandı . “Olağanüstü bir gelişme olmazsa tapering eylülde son bulur. Bundan 6 ay kadar sonra da faiz artırımı başlayabilir.” Gayet açık ve net ifadeler.
Ancak piyasalar bu açıklamalara fazla aldırmadı. Buna karşılık “FED artırmak zorunda kalsa da aizler uzun süre olması gerekenin altında tutulacak” mesajına itibar etti ve fiyatladı. Tıpkı tapering açıklamasının 2012 Aralık FOMC toplantısında tartışılması ve tutanaklarda açıklanmasında olduğu gibi. Bu habere itibar etmeyen piyasalar 22 Mayıs 2013’te FED Başkanı Ben Bernanke’nin bir cümlelik açıklamasına kadar pozitif eğilimini sürdürmüştü. Aralıktan mayıs ayına kadar FED’den ikinci bir açıklama gelmemişti. Bu anlamda açıklamanın 22 Mayıs’ta yapılması, piyasaya bir müdahale diye de değerlendirilebilir. Bu kez de benzeri yaşanabilir.

SONUÇ: “Birini çiğne birini yut, birini de ardından hazır tut.” Türk atasözü

Yukarı