TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Beceri, yaşamı tehlikeye atmadan para kazanmakta

Soma’da yaşanan maden faciasında ölü sayısı giderek artıyor. Türkiye’de 1992’den sonra ölümlü en büyük kaza. Arada elbette daha küçük olanları sık sık yaşıyoruz. Zaten yıllık ortalama 700 civarında ölümlü iş kazası oluyor. Yine Çalışma Bakanlığı’nın verilerine göre bu kazaların en çoğu madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe gerçekleşiyor. İş kazalarının yüzde 10.4’ünü bu sektör oluşturuyor.
■ Milyon ton taş kömürü üretim başına düşen ölüm sayısı Türkiye’de 7.22 iken, ABD’de 0.02, Çin’de 1.27. Çin’de kazalar 4.08 iken yüzde 1’e doğru indirilmiş. Türkiye’de ise yüksek olan sayılar düşürülememiş, yatay seyrediyor. Milyon ton kömürde 7 ölümlü kaza, 40 ton yükleyen 3.600 kamyonda bir ölümlü olay demek. Kömürün çıkarılması böylesine zor ve ölümlü.
■ Kadın istihdamının azlığı ve iş kazalarının yüksekliği bakımından dünyada ve ekonomiler içinde yerimiz hiç iyi değil. Dünyanın 17. büyük ekonomisi olmamıza rağmen Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun verilerine göre iş kazalarında Türkiye, Avrupa birincisi ve dünya üçüncüsü. Kadın istihdamında ise 130. sırada yer alıyor.
■ Hem kadın istihdamında hem de iş kazalarında yaşam biçiminin, eğitimin, iş güvenliğinin, kamu yönetiminin, toplum yapısının, kaderci anlayışın etkisi büyük. Her büyük kazayı yaşarken büyük acı duyuyoruz ama bu kazalardan ders çıkarıp yenilerinin olmaması için gerekli önlemleri almıyoruz. Herhangi bir kazayı milat kabul edip yeni ve güçlü bir başlangıç yapamıyoruz. Yasal boşluk mu var, uygulamada hatalar mı oluyor, kamu denetimi mi eksik, sorumlu veya sorumlular kim ya da hangi kurum, sorgulamıyor ve üzerine gitmiyoruz.
■ Bu açıdan mahalle arasında ruhsatsız patlayıcı üretirken 10’larca ölüme yol açan ve 10’larca kişinin yaralanmasına neden olan olayların sonucunu da bilmiyoruz. 1992 yılındaki 263 ölümlü Zonguldak Kozlu kazası sonrasında ne oldu onu da bilmiyoruz. Bu konularda fikri takip yapılmıyor.
■ Bu konuda insanımızda olduğu gibi, iş yapma düzenimizde de büyük eksiklikler olduğu kesin. Aynı insanlar yurtdışına çıkıyor, Almanya’da 3.5 milyon insanımız var. Çalışıyor ve iş kazaları bakımından Alman istatistiklerini bozduklarına dair bir bilgimiz şimdiye kadar yok. O zaman da dönüp içinde yaşadığımız ortama, kamu düzenine, mevzuata, iş yapma düzenine, denetim ve yaptırım sistemine, şeffaf iş yapmayı sorgulamamız lazım.
■ Ekonomide para kazanmak veya maliyet düşürmek önemlidir. Ama işçi veya insanın yaşam güvenliğini tehlikeye atmadan bu yapılmalı. Çünkü ekonomiden önemli olan da insan yaşamıdır. Onu atladık mı, gerisinin hiçbir önemi yok.

SONUÇ: “Canı can vererek satın almamışsın ki değerini bilesin.” Nizami

Yukarı