TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Borsanın yerlileri usta yabancıları çırak mı?

Yeni adıyda Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin her yıl yayımladığı raporda borsanın yerli yatırımcıları profesyonel usta gösterilirken, yabancı yatırımcılar tam anlamıyla çırak çıkarıldı. 2001’den bu yana yayınlanmakta olan yıllık raporun geçmiş sayılarında yer alan rakamları da derleyerek 1998 yılından itibaren borsadaki yerli ve yabancı yatırımcıların hisse senedini elde tutma sürelerini ve yıllar itibarıyla elde ettikleri getirilerin bir bilançosunu çıkardık. Sermaye Piyasası 2013 Raporu’nda yer alan veriler çok çarpıcı ve birbiri ile tezat sonuç ve hesaplamalara ulaşıyor. Şöyleki:

* Son 16 yılda borsanın kazandırdığı ve kaybettirdiği yıllar birbirine eşit. 8 yıl pozitif getirisine karşılık 8 yıl da kaybettirmiş. 16 yılın bileşik getirisini hesapladığımızda yüzde 306’lık bir kazanca ulaşıyoruz. Hesaplama içinde borsanın en yüksek getirisinin sağlandığı 1999 yılının olması bileşik getiriyi tatmin edici bir düzeye çıkarıyor.

* Yerli yatırımcılar bu 16 yılın 13’ünde piyasayı yenmişler, borsanın ortalama artışının da üzerine getiri sağlamışlar. Artan yıllarda daha yüksek kâr elde ederken, düşen yıllarda daha az kayba uğramışlar. Bu çok yüksek bir başarı. Toplu, düzenli ve zaman olarak da yüzde 80’e ulaşan piyasayı yenen bir başarı gerçekte dünya ölçeğinde var mı bilmiyorum. Bu anlamda bizim yerliler borsada destan yazmış olmalı.

* Yerlilerin bu başarısı karşısında piyasanın da aslında uçması gerekir. Ama bu dönemde piyasaların bileşik getirisi yerlilerin elde etmiş olduğu getirinin tam yarısı düzeyinde kalmış. Yerliler yüzde 616 gibi çok yüksek oranda bir başarıya imza atarken borsanın getirisini ikiye katlamışlar. Çünkü borsanın bileşik getirisi yüzde 306’da kalmış.

* Piyasanın genel performansını, yerli yatırımcıların yarısı düzeyinde bıraktıran ise yabancı yatırımcıların beceriksizliği. Çünkü onların 16 yıllık bileşik getirisi ancak yüzde 82 gibi çok düşük düzeyde kalmış. Bir de piyasanın üçte ikisi yabancıların, üçte biri yerlilerin elinde.

* Zavallı yabancı yatırımcılar 16 yılın 8 yılında piyasaya yenilmişler, bir yıl piyasa kadar getiri elde etmişler, 7 yıl da piyasayı yenmişler. Bu sonuçlarla bir karşılaştırma yapıldığında 13 yıl yerli yatırımcılara yenik düşmüşler. Ya yerliler kadar kazanamamışlar ya da zararları yerlilerin üzerine çıkmış. Yerlileri performansta sadece bir yıl geçebilmişler. İnandırıcı değil ama birliğin raporlarında yer alan veriler böyle diyor.

* Yabancı dediğimiz bütün dünya piyasalarında yatırımı olan profesyonel fonlar. Türkiye’ye ayırdıkları pay da MSCI Endeksi’ndeki Türkiye ağırlığına paralel olarak ortalamada yüzde 1.5-2 düzeyinde. Sermaye piyasası işlemlerini kurumsal olarak yapıyorlar. Emeklilik fonları yönetiyorlar. Bunca başarısızlığa rağmen de paralarını Türkiye’de tutuyorlar. Bu istatistiki sonuçlar bu yatırımcıların Türkiye piyasasında kalmak için çok inatçı olduklarını, büyük fedakârlıklara katlandıklarını gösteriyor. Ancak böyle bir görüntü ne gerçekçi ne de eşyanın tabiatına uygun.

SONUÇ: “Yanlışlık fare deliğinden geçer doğruluk kapılardan sığmaz.” Bernard Shaw

ELDE TUTMA SÜRESİ YERLİDE 42, YABANCIDA 305 GÜNE DÜŞTÜ
Borsada yerliler bu üstün başarıyı üstelik çok daha kısa süreli yatırım yaparak elde etmişler. Sermaye Piyasaları Birliği’nin verilerine göre, 2013 yılında yerlilerin hisse senedini elde tutma süresi 42 gün iken yabancıların 305 güne indi. Bitişikteki tabloda 1998 yılından bu yana yerli ve yabancıların elde tutma süreleri yer alıyor. 16 yılda yabancıların elde tutma süresi ortalama 278 gün, yerlilerin ise 31 gün olmuş. Arada 1’e 9 gibi bir fark var. Yani bizim yerli ve ağırlıklı olarak bireysellerden oluşan yatırımcılar, yabancıların 8 katına ulaşan başarıya, onlardan 9’da 1 daha kısa vadede elde tutma süresiyle ulaşmışlar. Çok az sermaye koymuşlar, al sat yapmışlar, en yüksek getiriye ulaşmışlar. Keşke böyle olsaydı, böylesine göz kamaştırıcı bir başarıya bizim yerli yatırımcılarımız imza atabilseydi. Ama dünya ölçeğinde bile böyle başarı yok, piyasanın yapısı bu olanağı vermiyor.

Ortaya konulan bu tablo şu sonucu düşündürtmeye itiyor: Yerliler piyasa ortalamasının iki katına ulaşan kazanç elde ediyor. Kazancı da yabancılar üzerinden sağlıyorlar. Üstelik bunu çok daha az bir sermaye koyarak yapabiliyorlar. Bu nedenle yatırım vadeleri yabancıların 9’da biri ve sadece bir ay. Gel borsaya, al sat yap, işlem yap, para kazan. Nitekim yerliler piyasanın üçte birini ellerinde tutmalarına karşılık üçte ikiyi elde tutan yabancıların 5 katı düzeyinde işlem yapıyor.

Kazanıyorlar mı?
Herkes kendi hesabını iyi yapar. Bir piyasada kazanan insan o piyasadan uzaklaşmaz. Yerliler uzaklaştığına, yenileri de gelmediğine göre sonuç ortada. Kazanılan bir yerden kimse uzaklaşmaz. Yine aynı şekilde kaybedilen bir yerde de kimse durmaz. Bu sonuca göre piyasada yerlilerin yabancıları çoktan kovmuş olması gerekirdi. Ama bunun tersi bir tabloyla karşı karşıyayız.

Yeni bir yapıya kavuşan Sermaye Piyasaları Birliği’nin istatistik ve hesaplamalarını da gerçek durumla uyumlu hale getirmesini bekliyoruz. 

Yukarı