TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Faizden asıl etkilenen konut talebi

Türkiye’de geçen yıl konut satışları yüzde 63 artışla 1 milyon 145 bin ile rekor düzeye çıkmıştı. Bu satışların da yüzde 40’ı ipotekli yani banka kredisi alınarak gerçekleştirilmişti. Böylesine bir rekora ulaşmada faiz oranlarının da tarihi en düşük düzeyine gerilemesi etkili olmuştu. Konut kredi faizleri bankaların ortalaması olarak tarihinde ilk kez yüzde 8.29’a kadar inmişti. Bu da aylık yüzde 0.69’luk faize denk geliyor.
■ Bu yılın başında önce kurlar yükseldi ardından faizler. Merkez Bankası da sonunda politika faizlerini artırınca kredi faizleri, dolayısıyla konut kredi faizleri de yükseldi. Geçen yılın ilk dört ayındaki konut kredisi faizleri 1 puan kadar geriledi ve ortalaması yüzde 9.44’e geldi. Bu yıl ise konut kredi faizleri yükseldi ve ortalaması yüzde 12.28’e geliyor. Geçen yılın aynı dönemine göre ortalama artışı 2.84 puana vardı. Yani konut kredilerinin faiz yükü 3 puan arttı veya üçte bir düzeyinde büyüdü.
■ Bunun konut satışlarında yol açtığı tahribat ise kredi kullanarak konut alımlarının üçte bir düzeyinde azalması oldu. Dün TÜİK tarafından nisan ayı konut satışları açıklandı. Konut satışları ilk ve ikinci el olduğu gibi, ipotekli ve diğer ayrımı yapılarak izleniyor. Toplam konut satışları nisan ayında yüzde 12.3, yılın ilk dört ayında yüzde 7.5 geriledi. Yükselen ve 3 puana yaklaşan faiz yükünün satışlara etkisi ise en iyi ipotekli satışlarda ortaya çıktı. İpotekli konut satışları nisanda yüzde 42.5, ilk dört ayda yüzde 33.5 azaldı. 4 ayda geçen yıl 156 bin konut yerine bu yıl 104 bin konut satışı yapıldı.
■ Banka kredisi kullanmadan ipoteksiz veya peşin satışlar ise artmaya devam ediyor. 4 aylık dönemde geçen yıl 213 binlik satışa karşılık bu yıl 237 bin satışa ulaşıldı. Satışlardaki artış yüzde 11.5. Yani işin içinde faiz artışı olmadığında talep devam etmiş. Daha büyük satışlar da bu kısımda. Kredili satışlar azalırken, peşin satışlar da artınca, Türkiye’de konut edinme daha çok peşin esasına döndü. Toplam içinde ipoteklilerin payı 4 aylık dönem için geçen yıl yüzde 40 iken bu yıl yüzde 30’a geriledi. Faizlerde yaklaşık üçte birlik yük artışı kredi kullanımını üçte bir düzeyinde geriletti. Bu da konutta fiyata karşı duyarlılığın yüksek olduğunu gösteriyor.
FAİZ DÜŞÜREN ÇIKIŞ: Başbakan Erdoğan Merkez Bankası’nın geçen hafta yaptığı yarım puanlık faiz düşüşünü yetersiz bularak eleştirdi. “Yükseltirken 5 puan, düşürürken yarım puan” diyen Başbakan Erdoğan “Yüksek faizi ülkedeki yatırımların önündeki en önemli bariyer olarak görüyorum” diye konuştu. Konu karmaşıktır ama rakamların ortaya koyduğu gibi, konut sektörünün faize karşı duyarlılığının yüksek olduğu da kesindir. Başbakan’ın bu çıkışı karşısında Merkez Bankası’nın ve Başkanı’nın vereceği tepkinin normalde piyasaları rahatsız etmesi beklenirdi. Ama piyasalar gelişmeleri Merkez Bankası’nın bir sonraki hamlesinin kesin faiz indirimi yönünde olacağı şeklinde yorumladılar, ortaya çıkabilecek riski görmek istemediler. Bu nedenle dün Hazine gösterge tahvil faizi yüzde 8.64’e kadar inerek yılın dibini gördü.

SONUÇ: “Düşünceyle eylem arasında mesafe yoktur.” Winston Churchill

 

Yukarı