TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Tam olağanüstü toplantı ile faizi düşürme fırsatı

Küresel piyasalardaki son iki aylık iyimserlikte en etkili gelişme Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) trilyon Euro ile başlayan bir büyük parasal genişleme veya gevşemeye gideceğiydi. ECB Başkanı mayıs ayını pas geçerken haziran toplantısını işaret etmişti. Bu beklentinin de etkisiyle küresel piyasalarda genelde mayıs ayında gerçekleşen kâr realizasyonu bu yıl pas geçildi ve en iyi mayıslardan biri yaşandı. Yani ECB’nin yeni para paketi piyasalar tarafından iyice fiyatlandı.
■ Dün faiz kararı ardından ECB Başkanı Mario Draghi’nin basın toplantısının küresel piyasalar için önemi büyüktü. Adeta tamam mı, devam mı anlamına gelecekti.
Hemen belirtelim ki, piyasalarda fiyatlananı ve kendisinden bekleneni belki de fazlasıyla verdi ECB. Bu açıdan piyasalar yoluna devam edebilir. ECB kararına bağlı hemen bir kırılma yaşama olasılığı azaldı.
■ Ancak alınan karar sadece piyasaları mutlu etmek için değildi. Asıl amaç ekonomiyi canlandırmak ve deflasyon riskini azaltmaktı. Avrupa’da uzun süreli yüzde 2 düzeyinde seyretmesi ideal kabul edilen tüketici enflasyonunun yüzde 0.5 inmesiyle deflasyon korkusu iyice arttı. Büyüme de ilk çeyrekte Euro Bölgesi’nde yüzde 0.2, AB’de yüzde 0.3 gibi düşük seviyede. Yıllık beklenen büyüme oranı ise yüzde 1.
■ Diğer önlemlerle birlikte en az 500 milyar Euro büyüklüğe ulaşacak yeni detsek paketi birinci ve ikinci paketin büyüklüğüne ulaşıyor. Bununla birlikte 2014 yılı için büyümenin yüzde 1’e, enflasyonun yüzde 0.7’ye 2015 için büyümenin yüzde 1.7’ye enflasyonun yüzde 1.1’e; 2016 için de büyümenin yüzde 1’e ve enflasyonun yüzde 1.4’e çıkarılması hedefleniyor.
■ ECB bu hedefler için yeni bir LTRO (uzun vadede borç yenileme) ilan etti. Miktarı 400 milyar Euro. Vadesi 4 yıl. İlk ihaleler eylül ve aralıkta yapılacak.
■ Faizleri düşürdü, politika faizini biraz kısa kesmesine karşılık borç verme faizini beklenenden fazla indirdi. Asıl önemlisi ise mevduata vereceği faizi sıfır seviyesinden eksi 0.10’a değiştirdi. Artık bankalar ellerindeki fazla likiditeyi ECB’ye park edip buna faiz alamayacak, aksine yüzde 0.10 gibi üste ödeyecekler. Amaç bankaları ellerindeki para için ECB’nin kapısına gelmekten caydırmak ve reel sektör şirketlerine kredi vermeye zorlamak.
■ ECB’nin bir dizi kararı arasında belki de Türkiye’yi en çok etkileyecek olanı negatif faiz. Çünkü bu karardan sonra finansal sistemdeki paranın getiri arayışı şiddetlenecek ve bunun için muhtemelen çevre ülkelere kayacak. Türkiye serbest finansal sistemi ve yüksek getirileri ile bu paraya iyi bir alternatif olabilir.
■ Enflasyon, faizler ve döviz kuru da düşme eğilimine girmişken, dışarıdan gelecek para için çifte getiri söz konusu olacak. Yani sıcak paranın aradığı ortam tam da Türkiye’de var. Bu nedenle ECB’nin bu kararı en çok da bizim Merkez Bankası’nın ve Başkan Erdem Başçı’nın elini rahatlatır. Faizi düşürme baskısından kurtulma fırsatı verebilir. Çünkü olağanüstü toplanıp faizi indirme fırsatı veriyor.
■ Yoksa dış kaynak girişi zaten hızlanmış. Borsaya mayıs ayında giren net yabancı kaynak miktarı 703 milyon doları bulmuş. Devlet iç borçlanma senetlerinde aylardır süren satıştan sonra geçen hafta yabancılar 2 milyar dolara varan alım yapmış. Üzerine şimdi ECB kararı ile Avrupa’dan fon akışının hızlanmasıyla gelecek para eklendiğini düşünürsek tam bir para yağmuruna tutuluruz ki, bu kadarını istiyor muyuz diye sormak lazım. Bu da bir ölçüde değer kaybeden ve ihracatı hızlandıran TL’nin yeniden aşırı değer kazanmasını gündeme getirebilir. Galiba bunu da istemiyoruz.

SONUÇ: “Elden yiyen şeker, evden yiyen çöker.” Türk atasözü

Yukarı