TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Tasarruf fakiri olduğumuzun resmidir

Irak’taki gelişmeler hem Türkiye’nin hem de finansal piyasaların yeni gündem maddesi. Özellikle Musul Konsolosluğu’na IŞİD baskını ile doruk noktasına çıkan dünkü jeopolitik risk, MSCI endekslerinde değişikliğe gidilmemesiyle birleşince, finansal piyasalarda kâr satışlarına yol açtı. Kuzey Irak’taki Türkiye riskinin ulaşacağı boyuta ve gündemde kalmaya devam etmesine bağlı olarak piyasalar tarafından bunun fiyatlanması beklenmeli. İlk gelişmelere göre Türkiye’yi siyaset, ekonomi ve piyasalar yoluyla toptan etkilemeye aday yeni bir olayla karşı karşıyayız. Gelişmeler dikkatle ve belli bir ihtiyat payıyla izlenmeli.
- Biz hafta sonunda mayıs sonu itibarıyla Türkiye’de yerleşiklerin finansal servetine yer vermiştik. 1 trilyon 150 milyar lira veya 549 milyar dolar olan finansal servetin yılın ilk çeyreği için açıklanan milli gelire oranı yüzde 67. Milli gelirin üçte ikisi düzeyinde finansal bir servete sahibiz. Oran çok düşük. Onun içindir ki zaten dış tasarruflara bağımlıyız. Sıcak para stoku bu nedenle 132.5 milyar dolar gibi yüksek düzeyde. Türkiye’de tasarruf oranı yüzde 12.6 ile tarihi en düşük düzeyine inerken gelişmekte olan ülkeler ortalaması yüzde 33 düzeyinde. Milli gelirlerinin üste birini tasarruf ediyorlar. - Dünyanın öncü danışmanlık şirketlerinden The Boston Consulting Group (BCG) 2013 Küresel Varlık Raporu’nu açıkladı. Küresel servet miktarı geçen yıl yüzde 14.6 artarak 152 trilyon dolara ulaştı. Bu yükseliş daha çok hisse senedi piyasalarındaki ve gelişmekte olan ülke varlıklarındaki artıştan kaynaklandı.
- Kurum Türkiye’nin 2013 sonundaki finansal varlığını 840 milyar lira hesaplamış. Bu varlığın yüzde 81’i mevduat ve nakit varlıklardan, yüzde 10’u bonolar, yüzde 9’u hisse senetlerinden oluşuyor. 2018’e ilişkin yapılan öngörüde de durum Türkiye için fazla değişmiyor. Nakit ve mevduatların payı 3 puan azalarak yüzde 78’e inerken, hisse senetlerinin payı 2 puan artışla yüzde 11’e çıkacak. Küresel tasarruf toplamı ise 198 trilyon dolara varacak.
- 2013 yılında Türkiye’de tasarruflar 6 milyar dolar veya yüzde 1 kadar azaldı. Ancak bu azalma dolar kurunun TL karşısındaki yükselmesinden kaynaklandı. Bu durum ultra zenginler listesindeki Türk sayısını da azalttı. 100 milyon dolar ve üstü serveti olan hane sayısı 357’den 288’e indi. Türkiye bu sıralamada 9’dan 12’nciliğe indi. Yani Türkiye’nin tasarrufları çok düşükken aynı zamanda bu tasarrufların dağılımı da çok bozuk ki, 100 milyon dolar üzeri varlık sıralamasında ilk 10’a girebiliyoruz. Eğer rakam 1 milyon dolara indirilirse Türkiye’de 22 bin milyoner hane bulunuyor. Bu sıralamada da Türkiye 39’unculuktan 42’nciliğe indi.
- Dünyanın 2013’teki GSYH büyüklüğü 74 trilyon, finansal varlık stoku 152 trilyon dolar. Yani bir yıl içinde yaratılan gelir, iki katını aşan finansal varlıkla gerçekleşiyor. Türkiye’de bu oran iki katı değil, üçte ikisi gibi çok düşük düzeyde. Dünya ortalamasına çıkabilmemiz için, 523 milyar dolar yerine milli gelirin iki katına yani 1.640 milyar dolar finansal varlık stokuna ulaşmamız gerekiyor. Bu da trilyon dolarlık finansal varlık eksikliği demek. Bu fark veya görünüm, dünyada tasarruf fakiri olduğumuzun resmidir.

SONUÇ: “Hayatımızdaki gölgelerin çoğu kendi güneşimizin önünde durmamızdan oluşur.” Emerson

Yukarı