TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Sorun üçgeni mi, kısırdöngü mü?

Bugünkü köşe yazımız üçgenin köşeleri üzerine. Bu nedenle şekline de Yavuz Barlas üçgen biçiminde karar verdi. Hep yakınılır, ekonomi döviz, faiz ve borsa üçgeninden. Ekonomi elbette üretimdir ve tüketimdir. Finansman bu işin bir ayağıdır. Bizde de eksik, yanlış ve çarpıtılmıştır. Finansal sistem tek ayak üzerinedir. Bu ayak kısa vadeli borçlanma üzerine kuruludur.
Uzun vadeli kaynakların sağlandığı sermaye piyasası ise devreye yeterince girememiştir. Finansmanın yarısının özkaynak, diğer yarısının da borçla halledilmesi idealdir.
Özkaynak yetersiz, uzun vadeli kaynaklar da kıt olunca, sanayiciler yurtdışından ve döviz üzerinden borçlanma yoluna gidiyor. Bu nedenle dışarıya en yüksek borcu olan, dövizde en büyük açık pozisyonu taşıyan sanayi kesimidir. Kur hareketleri en çok sanayiciyi ilgilendirir.
- İSO’nun 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2013 sonuçları açıklandı. Dışarıya döviz boçlusu sanayi sektörü bir yandan kur diğer yandan faiz artışının arasında ezildi gitti. 13 tane kamu kuruluşunu hariç tutarak tabloya 487 büyük özel sanayi kuruluşu olarak baktığımızda, borçlar 2013’te dörtte bir düzeyinde arttı ve 228 milyar liraya yükseldi. Böyle bir artış küresel kriz yılı 2008’de bile görülmedi. Borçların toplam kaynaklar içindeki payı 4 puan artışla yüzde 61’e çıkarken, özkaynakların payı da 4 puan azalmayla ilk kez yüzde 40’ın altına indi ve yüzde 39 oldu.
- Yine 487 özel sektör sanayinin 2013 kârı yüzde 17.5 azaldı. 3.7 milyar liraya denk gelen bu azalmayla kârlar 17.6 milyar liraya indi. Özsermaye kârlılığı yüzde 15.9’dan yüzde 12.1’e geriledi. Özel sanayi kuruluşları 2001 krizi sonrasının en kötü yılını yaşadılar. 2008’de ise darbe sadece tek yönlü, döviz kanalından gelmiş ve ekonominin yüzde 4.8 daralmasına karşılık kârlılıktaki azalma bu kadar dramatik olmamıştı.
- Kârların düşmesi özkaynakları da etkiledi. 487 özel büyük sanayi kuruluşunun toplam özkaynağı 2013’te sadece 11 milyar artışla 145 milyar liraya yükseldi. Özkaynak artışı yüzde 8.2’de kaldı.
- Kârlardaki erimenin ana kaynağı ise üretim dışı faaliyet gelirlerinin 3.2 milyar azalması ve yüzde 39’luk düşüşle 5.1 milyar TL’ye inmesiydi. Yükselen faizler sanayinin de karını vurdu.
Kâr azsa sermaye birikimi olmuyor. Sermaye piyasası gelişmemiş, oradan da kaynak edinemiyorlar. Bu durumda borçlanmaya mecbur kalıyorlar. Orada da yerli parayla borçlanmanın maliyeti yüksek. Yabancı parayla borçlanmaya hız verince de sanayi için kısırdöngü başlıyor. Kur ne zaman veya hangi yıl zıplarsa kârı ve sermayeyi alıp götürüyor. Kur ne zaman veya hangi yıl düşerse kâr da sermaye de geri geliyor. Sorun üçgenin üçüncü köşesinin kullanılmamasında yatıyor.

SONUÇ: “Sorun çözümü görmemekte değil, sorunu görememekte.” Chesterton

Yukarı