TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

FED’in faiz hareketi yakınsa erken satış dalgası başlar mı?

Perşembe günü açıklanan tarım dışı istihdam verilerine göre, ABD’de haziran ayında işsizlik yüzde 6.1’e düşerken, istihdam artışı 281 bine yükseldi. Beklenti yüzde 6.3 ve 205 bindi. Küresel kriz sonrasında ilk kez aylık vadede bu ölçüde istihdam yaratıldı ve işsizlik bu kadar düştü. Amerika’da uzun vadeli işsizlik oranının tanımı da yüzde 5.5-5.7 olarak yapılıyor. Krizde yüzde 10’a kadar tırmanan işsizliğin ideal düzeyini yakalamasına az kalmış.

DEVAMI GELİRSE: Veri çok iyi. Ama bir aylık veri yeterli mi ya da bu iyileşmenin devamı gelir mi? Devamı gelirse zaten sorun ve ortada yanıtlanacak bir soru da kalmaz. FED tahvil alım programını ve bunun karşılığında piyasaya para sürme işini hiç uzatmaz. Ekim ayında bitirir. Bundan 6 ay sonra başlayabileceğini bir kez açıkladığı faiz artırım sürecini de ötelemez, hatta daha öne alabilir. Bu açıklamanın yeni Başkan Janet Yellen tarafından yapıldığı mart ayında, piyasaların tepkisini ardından “düşük faiz oranlarının daha uzun süre devam ettirileceği” vurgusu yapıldı. Piyasalar da faiz artırımının başlangıcını gelecek yılın ortası ve ikinci yarısına doğru uzattı. Şimdi istihdam piyasasında ortaya çıkan ekstra iyileşme sonucu yeniden öne alınıyor, belki normal zamanına çekiliyor.

BAROMETRENİN GÖSTERDİĞİ:
Açıklanan verilerin ya da gelişmelerin yansıdığı, FED’in ne yapacağını ya da ne yapması gerektiğini gösteren iki barometre var. Biri dünyanın temel faizi kabul edilen ABD 10 yıllıkları. Diğeri politika faizinin öncü işaretçisi gibi hareket eden ABD 2 yıllık hazine tahvil faizleri. Bu iki faizin grafiği bitişikte yer alıyor. Maalesef iki temel faiz de aynı şeyi işaret ediyor.
- 10 yıllık hazine tahvil faizi, istihdam haberi etkisiyle geçen hafta 2.69’a kadar çıktı. Buradaki alarm denebilecek düzey veya para politikasının normalleşme çizgisi 2.80 ve üstündeki kalıcı bir seyir. Bundan önce Eylül 2013’te buraya yükselmiş. Tam olarak FED’in 18 Eylül’de tahvil alım programına başlayacağı beklentisi böyle fiyatlanmış. Ancak FED, 18 Eylül’ü bütçedeki kilitlenme nedeniyle pas geçince 10 yıllıklar üzerindeki baskı da azaldı.
- 10 yıllıkların ikinci kez kabarması ve yüzde 3’ü geçmesi ise hemen bu yılbaşına rastlıyor. Bu da 18 Aralık’ta FED’in tahvil alım programını başlatmasının sonucu gerçekleşti. Fiyatlamanın 18 Aralık’ın sonrasına sarkması ise azaltım kararının aralıkta pek beklenmemesindendi. Sonrasında faiz düşüşünü ise “politika faizinin uzun süre olması gerekenin altında tutulacağı” açıklaması sağladı.
- 2 yıllık ABD hazine tahvil faizleri ise FED’in politika faizinin nereye doğru gideceğinin iyi bir yansıtıcısı gibi. Krizde bu faizin taban düzeyi yaklaşık çeyrek puan düzeyinde oluştu. Bu sırada FED’in politika faizi de sıfır ile çeyrek puan arasında kaldı. Politika faizindeki artış ihtimalinin kuvvetlenmesi ise 2 yıllık faize hemen yansıyor. Tıpkı Mayıs 2013’te olduğu gibi. Yine 3 Temmuz 2014 itibarıyla yüzde 0.53 düzeyine çıkmasında olduğu gibi. Yani ABD 2 yıllık hazine faizi, FED’in çeyrek puanlık politika faizi artışını fiyatlıyor. Bu da, FED’in faiz artırımının gelecek yılın ikinci yarısı yerine ilk yarısında başlatılacağına piyasaların kendisini şimdiden ayarladığının göstergesi.
Bu da, tahvil geri alımlarını izleyecek olan faiz artırımının stresinin erken başlamasına ve etkisinin daha uzun süreye yayılmasına yol açabilir.

SATIŞTA ERKEN DAVRANMA:
FED’in politika faizini artırmasının bütün faiz oranlarını yukarı ittirecek olmasından dolayı piyasaların bir çalışma özelliği de devreye girebilir. “Beklentiyi satın al, gerçekleşmeyi sat” çerçevesinde tahvil faizlerinin artışının ufukta görülmesi; tahvil portföyü olanları, bekleyip zarar etme yerine satıp daha yüksek oranlardan piyasaya dönme eğilimine itiyor. Bunun öncülerinden birine geçen hafta “Küresel fonlar büyük satış dalgasına hazırlanıyor” başlığıyla rastladık. Satışta erken davranma veya geç kalmayayım eğilimi yaygınlaşırsa, sonbahar gelmeden yüksek volatiliteyi görürüz.

SONUÇ: “Enine boyuna düşünün ama hareket etme zamanı geldiğinde, düşünmeyi bırakın ve içine dalın.” Napoleon

 

 

Yukarı