TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Bir yıllık dış kaynak ihtiyacı 270 milyar $

Yeniden yapılan ve şemsiyesi genişleyen Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin Genel Kurulu’nda konuşan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan önemli mesajlar verdi:
“Türkiye’nin önümüzdeki 12 ay içinde ödeyeceği dış borç 200 milyarın üzerinde, 210-220 milyar dolar. Bunun üzerine 50-55 milyar dolar cari açığın finansman ihtiyacı gelecek. Bunu da eklediğinizde dış finansmanın Türkiye ekonomisi açısından ne kadar önemli olduğunu anlatmak zor değil.
- Dolayısıyla Türkiye kaçınılmaz bir şekilde dışa açık, dışarıdan sürekli kaynak girişi olan bir ülke. Arzu ederiz ki bu kaynak kalıcı, doğrudan yatırımlar ve sermaye şeklinde olsun, ama bir miktarda borç olacak. Ne olursa olsun bu giriş Türkiye’ye devam etmeli ve bunu sağlayacak güven ortamını korumak mecburiyetindeyiz.
- Onun için ise kapanmacı, yabancıları dışlayıcı, ya da dışarılarda hayali bazı karşılıklar arayıcı yaklaşımlar ekonomimiz açısından son derece riskli yaklaşımlardır.
- Kendi kendimize yetecek petrolümüz, doğalgazımız olsa, belki daha kapalı bir anlayışla biz bu çarkı döndürürüz diyebiliriz ama tablo öyle değil. Açık bir ekonomi olmaktan başka çaresi yok Türkiye’nin şu anda. Dolayısıyla dünyaya açık, dünyayla uyumlu, dünyayla entegre ve güven üzerine, kredibilite üzerine inşa edilmiş bir ekonomik yapıyı, finansal yapıyı sürdürmek durumunda.”.
KAPTAN DEĞİŞİMİ: Dış konjonktürün, yıllar itibarıyla dış borçlanmanın ve cari açığın bizi getirdiği yer, dış kaynağa ve sermaye akımlarına aşırı bağımlılık. Dolayısıyla küresel piyasalara, risk alma iştahına, küresel faizlere ve likiditeye aşırı duyarlıyız. Bu bağımlılığı azaltmak elimizde ama zaman alır. Öncelikle iç tasarrufları artırmak gerekiyor. İç tasarrufları artırmadan yabancı kaynağı ürkütüp kaçırtmak, içinde olduğumuz tekneyi şiddetle sallamak gibi bir sonucu doğurabilir.
- Tam da bu aşamada hükümet ve ekonomi yönetiminde değişim söz konusu. Başbakan cumhurbaşkanlığına aday. Seçilirse yerine yeni bir başbakan atanacak ve yeni hükümet kurulacak. AK Parti’nin üç dönemden fazla seçilememe kuralı da işletilecek. Ali Babacan da bu kurala takılanlardan. Yani değişme ihtimali olan sadece başbakan değil, ekonomi teknesinin kaptanı da bu kapsamda.
- Mevcut ekonomi politikalarına iktidar partisi tarafından getirilen eleştiri ve alternatifler ise daha çok piyasa ekonomisi karşıtı ve finansal piyasalar tarafından da dostça algılanmıyor. Bu açıdan ekonomide kaptan değişimi yapılacaksa bunun dikkatli yapılması, bu sırada teknenin su alacak düzeyde sallanmamasına özen gösterilmesi gerekiyor.
- Rotada bir değişiklik yapılacak mı, yapılacaksa ne yönde olacak, teknenin içinde dokunulacak ve dokunulmayacak taraflar olacak mı, bunların önceden net bir şekilde açıklanması, yanlış algılama ve fiyatlama davranışlarına yol açılmaması açısından son derece önemli.
- Aksi ise piyasa ve serbestlik karşıtı söylemin üzerine gelecek bir kaptan değişikliğini, piyasalar ekonomide keskin bir rota değişikliği şeklinde algılayabilir.

SONUÇ: “Elden vefa, zehirden şifa (umma).” Türk atasözü

Yukarı